Karpuzun Faydaları Nelerdir?

Karpuzun şimdiye kadar hiç duymadığınız faydalarını öğrenmeye hazır mısınız? Karpuz, size de yaz güneşini, denizi ve ferahlamayı hatırlatmıyor mu? Sulu, çıtır ve lezzetli olan bu meyvenin yerini ne bir tatlı alabilir ne de başka bir meyve! Yazın yapılan zayıflama diyetlerinin baş tacı ve vazgeçilmez meyvesi karpuz, bizim için yararlı mı?

Karpuzun lezzetini ve tadını onayladık. Kanserden, böbrek taşına birçok hastalığa iyi geldiği kanıtlanan bu meyve şifa kaynağı haline geliyor. Şimdi sağlığa ne gibi faydaları var, karpuzun faydaları nelerdir, besin değerlerinde ne bulunur? bunları inceleyelim. Karpuzun faydalarını toplam 10 madde de sizin için açıkladık.

Karpuzun Besin Değerleri

100 g karpuzun besin değeri
Kaynak: USDA Besin Öğeleri Verileri
Değer Günlük İhtiyacı Karşılama Yüzdesi
Enerji 30 Kcal 1.5%
Karbonhidrat 7.6 g 6%
Protein 0.6 g 1%
Toplam Yağ 0.15 g 0.5%
Kolesterol 0 mg 0%
Lif 0.4 g 1%
VİTAMİNLER
Folat (B9 Vitamini) 3 µg 1%
Niacin (B3 Vitamini) 0.178 mg 1%
Pantotenik asit (B5 Vitamini) 0.221 mg 4.5%
Pridoksin ( B6 Vitamini) 0.045 mg 3.5%
Tiamin (B1 Vitamini) 0.033 mg 3%
Vitamin A 569 IU 19%
Vitamin C 8.1 mg 13.5%
Vitamin E 0.05 mg 0.5%
ELEKTOLİTLER
Sodyum 1 mg 0%
Potasyum 112 mg 2.5%
MİNERALLER
Kalsiyum 7 mg 0.7%
Bakır 42 µg 4.5%
Demir 0.24 mg 3%
Magnezyum 10 mg 2.5%
Manganez 0.038 mg 1.5%
Çinko 0.10 mg 1%
FİTOKİMYASAL
Karoten-alfa 303 µg
Crypto-ksantin-beta 78 µg
Lutein-zeaksantin 8 µg
Likopen 4532 µg
Citrulline 250 mg

Karpuzun Faydaları Maddeler Halinde

 1  Bağışıklık Sistemini Güçlendirir
 2  Sıvı Kaybını Engeller
 3  Kanseri Engeller
 4  Kas Ağrılarını Azaltır
 5  Saç ve Cildi Güzelleştirir
 6  Zayıflamaya Yardımcı Olur
 7  Şeker Hastalığına İyi Gelir
 8  Böbrek Taşı Oluşumunu Engeller
 9  Kalp Sağlığını Güçlendirir
 10  Makuler Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı) Engeller
 11  Sporcular İçin Arjinin Kaynağı

 Karpuzun Faydaları:  Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

Karpuz güçlü bağışıklık sistemi sağlayarak hastalıklardan korur. Kışın hastalıklardan korunmak için her zaman mandalina, portakal, limon yemeye çalışırız. Yazın ise klimalardan hemen hastalığa yakalanmıyor muyuz? Böyle zamanlarda karpuz inanılmaz bir C vitamini kaynağı!

Yaz mevsiminde 1 dilim karpuzu her gün tüketmek sizi kışa hazırlar ve gripten korur. Diğer bir etkisi ise sağlam bağırsak sağlığı sağlamaktır. Güçlü bağırsak sağlığı, güçlü bir vücut demektir. Karpuz, bağırsak sisteminizi de destekleyerek size daha kuvvetli, hastalıklara karşı güçlü hücreler sağlar.

 Karpuzun Faydaları:  Sıvı Kaybını Engeller

Sulu sulu, çıtır kapuzun ne kadar su içerdiğini söylememize gerek var mı? Yaz sıcağında bizi en serinleten meyvelerden biri soğuk bir dilim karpuz! Havanın sıcak olduğu zamanlarda su içmek çok önemlidir.

Susuz kalmak, tansiyonunuzun yükselmesine hatta bayılmanıza bile neden olabilir. Karpuzun %92’si sudur! Yüksek su içeriğiyle susuz kalmanızı engeller. Su içmeyi sevmeyen veya unutanlar için güzel bir seçenektir.

 Karpuzun Faydaları:  Kanseri Engeller

Karpuz içerisinde likopen adlı bir bileşen içerir. Pembe-kırmızı rengini veren bu bileşiktir. Likopen içeren yiyeceklerden çok tüketen bireyler daha az kansere yakalanmaktadır (1). Özellikle meme ve prostat kanserini engellemekte güçlü bulunmuştur. Likopen hücrelerin zarlarını güçlendirir ve dışarıdan gelecek tehlike, toksinlere karşı hücre daha dayanıklı hale gelir. Karpuzun içeriğindeki yüksek A ve C vitamini ise hücreleri hasara karşı korur.

DNA’nın mutasyona uğramasını engeller böylece tümör oluşumunu engeller. Çalışmalar gösteriyor ki, kemoterapi gören hastaların C vitamininden yüksek yiyecekler tüketmesi tedavinin etkisini arttırmaktadır.

 Karpuzun Faydaları:  Kas Ağrılarını Azaltır

Egzersiz sonrası yürüyemeyecek kadar kas ağrısı çekiyor musunuz? Uzun süre hareketsiz kalan kaslarınızı harekete geçirdiğiniz zaman 1-2 saat sonra ağrı hissedebilirsiniz. Düzenli egzersiz yapan bireylerde de bu ağrılar görülmektedir. Karpuz, l-citrulline isimli bir aminoasit içerir(2) . Meyve olmasına rağmen proteinin yapı taşlarını içermektedir (proteinler genelde et ve süt ürünlerinde bulunur).

Atletlere antrenman sonrası verilen karpuz suyunun kas ağrılarını azalttığı ve kalp ritimlerini düzenlediği görülmüştür. İçerdiği C vitaminiyle, kıkırdak ve kemik dokuyu korur. Tendon ve bağ yıpranmalarının iyileşmesi için yardımcı olur. Kas krampları ve ağrılarında en önemli mineral magnezyum ve potasyumdur.

Karpuz l-citrulline, C vitamini, potasyum ve magnezyum içeriğiyle kas ağrı ve krampları için harika bir besindir. Spor sonrasında veya öncesinde içilen kimyasalla dolu, şeker içerikli enerji içecekleri yerine doğal, zararsız olan karpuz suyunu içmeyi deneyebilirsiniz.

 Karpuzun Faydaları:  Saç ve Cildi Güzelleştirir

Cilt sağlığı için en önemli bileşenlerden biri kolajendir. Cildin sıkı, esnek ve sağlıklı görünmesini sağlar. Karpuz içeriğindeki C vitamini ile kolajen sentezini sağlar. Aynı zamanda saç derisinin ve saçlarınızın daha sağlıklı olmasına yardımcı olur. Almanya’da yapılan bir çalışmada ciltte oluşan güneş yanıklarının iyileşmesinde likopen ve beta-karoten oldukça iyi gelmiştir. Her iki bileşende karpuzda bulunmaktadır.  Sedef hastalığına da iyi gelmektedir.

Karpuzun içeriğindeki A vitamini ciltteki hasar görmüş hücrelerin onarılmasında ve iyileşmesinde yardımcıdır. A vitamini eksik olan bireylerde cilt derisi donuk ve mat bir görüntü oluşturur. Canlı, parlak, güçlü saçlar ve cilt istiyorsanız yazın en güzel meyvelerinden karpuzu her gün bir dilim tüketmelisiniz!

 Karpuzun Faydaları:  Zayıflamaya Yardımcı Olur

Zayıflamak derken tabi ki karpuz peynir diyetinden bahsetmiyoruz! Bunlarla hala başarılı olabileceğinizi düşünmüyorsunuz değil mi? Karpuz, sadece yardımcınız olabilir. Tüm gün karpuz yemek maalesef mantıklı olmuyor. 1 üçgen dilim karpuz 60 kaloridir. Böylece sizin için bisküviler, kurabiyeler yerine lezzetli sağlıklı bir atıştırmalık!

Ayrıca egzersiz yapıyorsanız ve daha fazla performans göstermek istiyorsanız karpuz tüketerek egzersiz süresini arttırabilirsiniz. Nasıl mı? Karpuzun içeriğindeki potasyum damarlarınızdaki gerginliği azaltır.

Kanınızın daha rahat akmasını sağlar. Böylece egzersiz sırasında kaslarınız ve kalbiniz daha iyi performans gösterebilir. Karpuzdaki lif bağırsaklarınızı çalıştırır ve kilo vermenize yardımcı olur. Kabızlık çeken bireyler daha çok kilo problemi çekerler. Düzenli tuvalete çıkmak zayıflamada altın kurallardan biridir. Karpuz tüketerek zayıflamanıza yardımcı olabilirsiniz.

 Karpuzun Faydaları:  Şeker Hastalığına İyi Gelir

Şeker hastalarına meyve iyi gelir mi? Evet, karpuz iyi gelebiliyor. Şeker hastaları için önemli olan meyvelerin içerisindeki şeker oranıdır. Karpuzun glisemik yükü oldukça düşüktür. Yapılan bir çalışmada karpuzun anti-diyabetik yani şeker hastalığını engelleyici etkisi olduğu bulundu.

Bir başka araştırmada kahverengi yağ dokusunu azalttığı (göbek bölgesinde bulunan yağlar gibi), beyaz yağ dokusunu ise arttırdığı (yüzümüzde bulunan yağ dokuları gibi) görülmüştür.

Kötü yağ dokusunun azalması şeker hastalığına yakalanmayı engeller. Ancak bunun tersini gösteren bazı çalışmalarda bulunmaktadır. Şeker hastalığınız varsa muhakkak doktorunuza, beslenme uzmanınıza da danışmalısınız. Öneriler her zaman kişiden kişiye değişebilir.

 Karpuzun Faydaları:  Böbrek Taşı Oluşumunu Engeller

Böbreklerimiz idrarımızın oluşmasını sağlayan organdır. Yediğimiz ve içtiklerimizde vücudun atık olan gördüğü bileşenler böbrekte ayrıştırılır ve idrara dönüşür. Bazı mineralleri ve toksinleri atamayan böbrek taş haline getirir ve tıkanmaya neden olur.

Potasyumdan zengin meyve ve sebze tüketmek böbreklere yardımcı olur (3) . Taş oluşumunu engeller. Karpuz aynı zamanda idrar oluşumunu arttıran bir besindir. Bu özelliği kahve ve alkolde de görüyoruz ancak idrara çıkarmanın yanı sıra stres oluşturur ve kafein içerirler. Karpuz ise zengin vitamin, mineralleriyle böbreğe destek sağlar.

 Karpuzun Faydaları:  Kalp Sağlığını Güçlendirir

Karpuzun faydalarını saymakla bitiremiyoruz. Kalp sağlığına olan faydasına gelelim. Vücutta görülen potasyum ve magnezyum eksikliği kalp rahatsızlığına neden olan en büyük sorunlardan biridir. Çünkü hücrelerin ihtiyaç duyduğu bu iki mineralin eksikliği kan basıncını arttırır.

Yapılan çalışmalar potasyumdan zengin meyve ve sebzeleri tüketmenin yetişkinlerde kan basıncını düzenlediği ve kalp krizi, yüksek tansiyon gibi kalp rahatsızlıklarını engellediğini göstermiştir. Karpuz tüketimi kolesterolü dengeler, yüksek tansiyonu olanlarda sistolik kan basıncını düşürür.

 Karpuzun Faydaları:  Makuler Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı) Engeller

Likopen göz rahatsızlıklarında gerçekleşen hücre hasarını engellemek için en iyi bileşenlerden biridir. Makuler dejenerasyon hastalığı denilen sarı nokta hastalığı için özellikle likopen iyileştirme ve engelleme açısından çok etkili bulunmuştur. Sarı nokta hastalığı gibi birçok göz hastalıklarında likopen desteği çok önemlidir.

Ayrıca antioksidanlar göz sağlığı için gereklidir. Yazıda anlatılan likopen ve antioksidan kaynağı ise kolay bulunabilir, herkesin tadını sevdiği karpuz! Göz sağlığınızı korumak veya göz hastalığınızı iyileştirmek istiyorsanız karpuz tüketmelisiniz.

 Karpuzun Faydaları:  Sporcular İçin Arjinin Kaynağı

Protein tozu kullanan veya sürekli et ürünlerini tüketmeye çalışan sporcular için farklı bir haberimiz var! Karpuzun içeriğindeki l-citrulline vücutta metabolize olarak arjinine dönüşür. Diğer iyi bir haber ise arjinin, damarların genişlemesine ve rahatlamasına yardımcı olur. Böylece egzersiz sırasındaki performansınızı arttırır.

10 madde de karpuzun faydalarını incelediniz. Umarım sizin için faydalı olmuştur. Yaz mevsiminde kısa dönemde yediğimiz bu güzel meyveyi tüketmeyi ihmal etmeyin. Önemli olan düzenli ve yeterli miktarda tüketmektir. Gün aşırı iki üçgen dilimi tüketmek yeterli olacaktır. Sorularınız için yorum bırakabilirsiniz.

Ananasın Faydaları Nelerdir?

Ananasın Faydaları Nelerdir? Ananas bizim için zor bulunur, tropik ve farklı bir meyve olabilir. Ancak artık birçok markette satılıyor. Değişik meyveler denemek ve tatmak istiyorsanız eğer neden olmasın! Özellikle inanılmaz faydalarını okuyunca daha çok merak edeceksiniz. Tepesindeki uzun yaprakları, dikenli görüntüsü ve sarı-kahverengi rengiyle dikkat çeken ananas oldukça tatlı, lezzetli bir meyvedir. Meyve tabaklarınızı egzotik bir lezzete dönüştürmek için birebir! Size şimdi ananasın bilmediğiniz bir özelliğinden bahsedeceğiz. Aslında ananas, birden fazla meyvenin oluşumudur! Evet, kulağa değişik gelebilir ama birazdan anlayacaksınız. Ananas nasıl bir meyvedir? [vurgu color=”#27ae60″]Ananasın faydaları nelerdir?[/vurgu] Cilde, sağlığa ve saça olan faydalarından bahsedeceğiz. İlginizi çekmeye başladıysa konuları okumaya başlayabilirsiniz.

Ananas Nasıl Bir Meyvedir?
Ananas Nasıl Bir Meyvedir?

Ananas Nasıl Bir Meyvedir?

Ananas, Bromeliaceae ailesine ait bir meyvedir. Gerçekte birden fazla meyvenin birleşimiyle bir taç altında oluşur. Meyvenin kendisi yaklaşık iki karış boyutundadır ve dikenli, sivri bir tepesi sert, mumlu, küçük yaprakları bulunur. Tarihsel olarak ananasın ilk ve en çok yetiştiği yer Hawaii’dir. Ancak şimdilerde Brezilya, Filipinler ve Karayiplerde ve birçok farklı ülkede de yetişmektedir. Ananasın ne zaman popüler olduğu ve nasıl küresel olarak yetiştirilebilir hale geldiği bilinmiyor. Ancak 1493 yılında Christopher Columbus’un keşfinden dönüşüyle Avrupa’ya ve İspanya’ya getirilmiştir. Mevsimi Mart ve Haziran ayları arasındadır. Bir ağaçta birden fazla meyve çıkabilir. Ananasın görüntüsü çizgi filmlerde resimlerde, duvar kağıtlarında kullanılırken tatlı suyu ise alkollü içeceklerde popülerliğini sürdürüyor! Pina Colada isimli popüler içki ananasın suyuyla yapılıyor. Peki, güzel görüntüsü ve yetiştirilmesi dışında faydalarına göz atalım.

Ananasın Sağlığa Faydaları
Ananasın Sağlığa Faydaları

Ananasın Sağlığa Faydaları

 1  Kanserden Korur
 2  Sindirime Yardımcı
 3  Kemikleri Güçlendirir
 4  Soğuk Algınlığından Korur
 5  Kan Dolaşımını Arttırır
 6  Göz Sağlığına İyi Gelir
 7  Sivilceleri Tedavi Eder
 8  Cildi Gençleştirir
 9  Ayak Çatlaklarına İyi Gelir
 10  Kırılgan Tırnakları Tedavi Eder
 11  Nemli ve Parlak Cilt Sağlığına İyi Gelir
 12  Çatlamış Dudakları Yumuşatır
 13  Saç Dökülmesini Azaltır
 14  Saç Derisi Kaşıntılarına İyi Gelir
 15  Kalın ve Telli Saçların Oluşumunu Sağlar

Ananas yemek neden sağlıklıdır? Ananasın faydaları nelerdir? İçerisindeki maddeler bize nasıl etki gösterir? İşte size bilimsel cevapları!

 Ananasın Faydaları:  Kanserden Korur

Ananasın her türlü kansere karşı savaş açtığı ve koruduğunu biliyor muydunuz? İçeriğindeki A vitamini, beta karoten, bromelain ve çeşitli antioksidanlar sayesinde ağız, boğaz ve meme kanseriyle doğrudan savaştığı ispatlandı. Diğer kanser türleri için ise koruyucu olduğu kesindir! Manganez, süperoksit dismutazın önemli bir kofaktörüdür. Bu ismini ilk kez duyduğunuz madde ise hücreleri parçalamaya ve hücrelere zarar vermeye çalışan zararlılara karşı süper bir koruyucudur! Bu koruma ise birçok kanser türü için önleyici olmaktadır.

 Ananasın Faydaları:  Sindirime Yardımcı

Şişkinlik, kabızlık, tuvalete düzenli çıkamama problemi yaşayanlar için tavsiyemiz, ananas! Çünkü, sindirimin rahatsızlığı yediklerinizi vücudunuzun parçalayamadığı anlamına geliyor. İşte burada bromelain önemlidir! Bromelain, proteinin daha hızlı parçalanmasına ve böylece sindirimin hızlanmasını sağlar. Ülseratif kolit ve ülser tedavisinde bromelain kullanılarak semptomlar azaltılmıştır. Eğer sindirim problemi çekiyorsanız ananas tüketmeyi denemelisiniz.

 Ananasın Faydaları:  Kemikleri Güçlendirir

Güçlü ve sağlıklı kemikler için her zaman süt içmenin faydalı olduğunu düşünmüşsünüzdür. Ancak, meyvelerde en az süt kadar kemik sağlığına faydalı olabilir. Ananasın içerisindeki manganez minerali kemiklerin ve bağ dokularının sağlamlaşmasına yardımcıdır. Manganez eksikliği toplumda çok fazla görülmektedir. 1 porsiyon yani yaklaşık 2 dilim ananas ile günlük ihtiyacınız olan manganezin %70’ini karşılayabilirsiniz. Burada manganezin sadece kemik sağlığına olan etkisinden bahsettik ancak yaşlanmaya karşı da etkilidir. Faydaları inanılmaz değil mi?

 Ananasın Faydaları:  Soğuk Algınlığından Korur

Ananas Soğuk Algınlığına iyi Gelir
Ananas Soğuk Algınlığına iyi Gelir

Soğuk algınlığından hapşırıp, öksürürken portakal yemeniz için sizi zorlayan hiç olmadı mı? C vitaminidir yemelisin diyenleri sıkça duymuşsunuzdur. Evet,  portakal C vitamini bulundurur ve soğuk algınlığından korur. Ancak, sadece portakalda mı C vitamini var sanıyorsunuz? Ananasın içinde C vitamini ve bromelain birleşimi beklide sizi portakaldan çok daha çabuk iyileştirebilir! Solunum hastalıklarını önler, balgam ve mukusun azalmasına yardımcı olur. Reçetenize ananas yazdırmayı unutmayın!

 Ananasın Faydaları:  Kan Dolaşımını Arttırır

Bu etki potasyum ve bakır sayesinde oluşur. Potasyum, kan damarlarının genişlemesini sağlar. Bakır ise birçok enzimatik reaksiyonun gerçekleşmesi için gerekli bir mineraldir. En önemlisi sağlıklı kırmızı kan hücrelerinin oluşmasında bakırın etkisi oldukça fazladır. Kırmızı kan hücrelerinin vücutta yeterli olması oksijenlenmeyi arttırır. Yani, kan damarlarındaki oksijen miktarı arttırarak organların çalışmasını daha etkili hale getirir. Bilişsel yetenekleri de böylece arttırır ve Alzheimer gibi sinirsel bozukluklara karşı korur.

 Ananasın Faydaları:  Göz Sağlığı

Göz sağlığı insan için en önemli durumlardan biridir. Yaşlılıkta görülen gözdeki görme kayıpları yetişkin dönemde yetersiz beslenmeyle etkili olabilir. Ananas, bu konuda tam bir göz sağlığını destekleyicidir. Beta karoten, gözde oluşan görme bozukluklarının önüne geçebilecek en önemli maddelerden biridir. Beslenmenize ananas dahil birçok meyve ve sebzeyi koymak ileride göz problemlerini ertelemenize ve daha sağlıklı gözlere sahip olmanıza yarayacaktır.

Sonuç: Ananas, içerdiği C vitamini, bromelain, manganez, beta karoten ve lif sayesinde bağışıklık, kemik, kalp, sindirim ve daha birçok sisteme yardımcı, kanserden koruyucudur.

Ananasın Cilde, Ayağa ve Tırnaklara Faydaları

Ananasın cilde faydaları nelerdir?

Sivilceleri Tedavi Eder

Ananasın Sivilcelere Faydaları
Ananasın Sivilcelere Faydaları

Ananas, lezzetli, tropik ve tatlı bir meyve aynı zamanda bir ilaç gibi sivilceleri tedavi edici! Nasıl oluyor? Meyvelerin C vitamini kaynağı olduğunu duymuşsunuzdur. Ananas içerisindeki C vitaminiyle iltihapların ve bakterilerin uzaklaşmasını sağlar. Bu yüzden sivilce ve benzeri ciltte oluşan problemlerin giderilmesinde etkilidir. Bromelain içeriğiyle de anti inlamatuvar bir enzim özelliği sağlar. C vitamininin etkisini böylece daha çok arttırır. Sivilceniz oluştuğu durumlarda ananas tüketmeyi deneyin.

Cildi Gençleştirir

Cildi gençleştirmesinin arkasındaki bilimsel gerçeği öğrenmek ister misiniz? Az önce bahsettiğimiz C vitamini, kolajen yapımını sağlar. Kollajenin oluşması için C vitamini gereklidir. Cildin esnek, parlak, sağlam görünmesini sağlayan yapı ise kollajendir. Kollajen sentezi ne kadar yüksekse cildiniz daha sıkılaşacak ve esnekleşecektir. Bu nedenle, cildinizin düz ve esnek olmasını istiyorsanız markette meyve alışverişi yaparken ananası almayı unutmayın. Bunların dışında hasar gören hücreleri ve dokuları çabucak onarılmasını sağlayacak amino asitleri içerir. Cildinize 2 dilim ezilmiş ananası sürüp 10 dk sonra ılık suda yıkayabilirsiniz. Cildinize doğal ve sağlıklı bir bakım yapmış olacaksınız. Düzenli uyguladıktan sonra etkisini göreceksiniz! Sadece cildinize uygulamanın dışında ananas ve diğer meyvelerden de yemeyi de unutmayın.

Ayak Çatlaklarına İyi Gelir

Ayak çatlakları birçok nedenden dolayı oluşabiliyor. Sürekli ayakkabı içinde duran ve hava almayan ayaklar veya yanlış ayakkabı kullanımı bunların arasındadır. Ancak çözüm olarak sadece eczane ve markette satılan kremleri almak zorunda mıyız? Tabi ki hayır! Şimdi ayaklarınız için neden ananasın faydalı olabileceğini anlayacaksınız. Az önceki yazıda kollajen etkisinden bahsetmiştik. Bu etki hücrelerin yenilenmesini sağlar. Ananas içeriğindeki bileşenler peeling etkisi gösterir. Ayağın üzerindeki ölü derinin pul pul dökülmesini sağlar. Çatlaklar yüzünden oluşan iltihaplanma ve şişme de azalır. Ayağınızı sadece ananas ile temizlemenin dışında bakımını, törpülenmesini de ihmal etmeyin.

Kırılgan Tırnakları Tedavi Eder

Tırnaklarınızın neden bu kadar kuru ve kırılgan olduğunu düşündünüz mü? Vücudunuzdaki bir besin öğesinin yetersizliğinden kaynaklanabilir mi? Kesinlikle evet! A ve B vitamini yetersizliği tırnaklarınızda kırılma ve güçsüzlüğe neden olur. Ancak bunun için hemen eczaneden vitamin takviyesi almanıza gerek yok! Uzun süreli, dikkatli ve meyvelerden zengin beslenmek sizin için yeterli olacaktır. Ancak, doktorunuz vitamin takviyesi öneriyorsa (seviye besinlerle düzeltilemeyecek kadarsa) tabiî ki multivitamin desteği kullanabilirsiniz. Gün içindeki ara öğünlerinize ekleyeceğiniz 1-2 ananas dilimi vitamin almanızı sağlayacaktır. Bir de evde ananaslı tırnak bakımı yapabilirsiniz! Tarifini hemen okuyabilirsiniz.

  • Malzemeler
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 çorba kaşığı taze ananas suyu
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
  • 2 damla limon yağı
  • Hazırlanış ve Yapılışı
  • Yukarıdaki tüm malzemeleri kaseye dökün. Bir fırça veya kaşık kullanarak karıştırın.
  • Pamuk veya fırça yardımıyla karışımı alın ve tırnaklarınızın üzerine uygulayın.
  • 15 dakika beklettikten sonra ılık suyla durulayın.
  • Ne kadar süre uygulanmalı?
  • Karışımı yatmadan önce günlük olarak uygulayabilirsiniz. Ertesi sabaha tırnaklarınızda muhteşem parıltıyı görebilirsiniz.

Dikkat!

Eğer limon suyuna alerjiniz varsa, bu karışımı denememelisiniz.

Nemli ve Parlak Cilt Sağlığına İyi Gelir

Kurumuş ve rahatsız eden bir cildi kimse istemez… Kışın soğuklar, yazın aşırı sıcaklar ciltte nem dengesini bozuyor. Hava kirliliği ise cildimizi kirletiyor. Tropik ve tatlı bir meyvenin yardım edeceğine inanır mıydınız? Artık, kuru ve kirli cildinizi bu güzel meyveyle temizleyip, nemlendirebileceksiniz. Cilt bakım ürünleriyle uğraşmanıza gerek yok! Nasıl mı?

  • Malzemeler
  • 3 yemek kaşığı taze sıkılmış ananas suyu
  • 1 yemek kaşığı süt
  • 1 adet yumurta sarısı
  • Hazırlanışı ve Yapılışı
  • 3 malzemeyi kasede güzelce karıştırın. Cildinizin üzerine pamuk yardımıyla sürün. 1-2 dakika cildinizde kurumasını bekleyin. Ardından ılık suyla yüzünüzü durulayın.

Çatlamış Dudakları Yumuşatır

Kışın çatlamış dudaklar hepimizi rahatsız eder! İlk olarak, vücudunuzun ihtiyacı olan suyu içiyor musunuz? Buna dikkat etmelisiniz. İkinci adım olarak ise dudak balmı, yumuşatıcılar yardım edebilir. Doğal ve etkili bir yardım mı arıyorsunuz? Ananas, Hindistan cevizi yağıyla karıştırılıp dudağa uygulandığında mükemmel bir yumuşaklık sağlar. Çatlamış dudaklarınızdan kurtulmak için yeni bir çözüm yolu olabilir. Ayrıca sadece dudaklara değil tüm ciltte yumuşaklık sağlayabilecek besleyici özelliklere sahiptir.

Ananasın Saça Faydaları

Ananasın Saça Faydaları
Ananasın Saça Faydaları

Ciltteki hücrelere olan faydası tabiî ki saç derisine ve saç köklerine de faydalı oluyor!

Saç Dökülmesini Azaltır

Duş aldığınızda, saçlarınızı taradığınızda yüzlerce saç telinin döküldüğünü seyretmek, gerçekten acı verici olabilir. Saç dökülmesi vitamin ve mineral eksikliğinden kaynaklanabilir. Ancak, beslenmenizde yapacağınız birkaç değişiklik saç dökülmesini önlemenize yardımcı olabilir. Öğle / akşam yemeğinize veya atıştırmalıklarınıza ananası dahil etmeniz saç dökülmenize çözüm olabilir. C vitamini saç dökülmesini önlemeye yardımcı olan önemli bir mikro besin öğesidir. Hücrelere zarar veren serbest radikallerle mücadele eden güçlü bir antioksidandır. İster taze olarak, isterseniz meyve suyu haline getirerek içebilirsiniz. Ancak, taze halini yemek (liflerini parçalamamak) sizin için çok daha iyi olacaktır. Dilerseniz meyve salatası yapabilir, diğer meyveleri de ekleyerek C vitamini miktarını arttırabilirsiniz. Saç dökülmesine karşı günde 1 dilim ananas !

Saç Derisi Kaşıntılarına İyi Gelir

Saç deriniz sürekli kaşınıyor ve derisi dökülüyorsa ananas yardımcınız olacak. Ananasta bulunan bromelain, anti-inflamatuar güçlere sahip olan bir antioksidan enzimdir. Ananasın günlük olarak düzenli yenilmesi, kafa derisini etkileyen enfeksiyon ve tahrişleri engeller. Aynı zamanda, istenmeyen saç dökülmesini önleyerek, kafa derisini enfeksiyonlardan korur

Kalın Telli Saçların Oluşumunu Sağlar

Reklam ve dizilerde gördüğümüz upuzun, gür ve canlı saçlara kavuşmayı kim istemez? Ananas tüketimini sağlayarak o saçlara siz de ulaşabilirsiniz. Sadece güzel şampuan ve kremler saç sağlığı için yeterli değildir. İçten dışa beslenmek, önce hücreleri yenilemek gerekir. Ananas gibi sarı meyvelerde bulunan vitamin, mineral ve enzimler gerekli besin öğeleriyle saç foliküllerini zenginleştirir. Böylece daha hacimli ve kalın telli saçlara ulaşabilirsiniz.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Ananas yemenin faydaları okuduğunuz kadar etkilidir. Ancak sağlığa faydası bilinen herhangi bir yiyecek veya meyve hiçbir zaman abartılmamalıdır. Faydalı olduğu için her gün 1 büyük ananası bitirmenize gerek yoktur.  Ananasın içindeki bromelain gıdaların, özellikler etin sindirilmesine yardımcı olan güçlü bir enzimdir. Et ürünleri grubunda, etin yumuşamasını sağlayarak sindirimi kolaylaştırabilir. Eğerki, çok fazla ananas yerseniz dudaklarınız, diş etleriniz ve diliniz hassasiyet veya hassaslık yaşayabilir. Bromelain ve C vitamini ananasta yüksek miktarda bulunur. Aşırı doz tüketimi, kusma, ishal, baş ağrısı ve bulantıya neden olabilir. Ayrıca, bromelainin adet döngüsünü uyardığı bilinmektedir, bu nedenle hamile bayanlar düşükleri önlemek için ananasın aşırı tüketmemelidir.

Ayvanın Faydaları Nelerdir

Ayvanın faydaları nelerdir? Meyve tüketmek kilo aldırmaz veya şeker tüketmenize neden olmaz. Tam tersi sizi sağlıklı, güçlü kılar. Sağlıklı ve doğru beslenmek isteyen biri için beslenme planının vazgeçilmez bir parçası meyveler olmalıdır. Hayat kaynağı olan besin öğeleri açısından zengindir. Birçok kişinin çok severek ve sıklıkta tükettiği karpuz, çilek, portakal elma gibi meyveler dışında kalan ayva, çok tüketilmemesine rağmen önemli besin içeriğine sahiptir. [vurgu color=”#4caf50″]Ayvanın faydaları nelerdir?[/vurgu] Neden tüketmemiz gerekir? Bu yazıda ayrıntılarıyla okuyabileceksiniz.

Ayva Hakkında

Ayvanın spesifik ismi aslında Cydonia oblongadır. Elma ve armuta benzer bir meyvedir. Ayva ağacı yaprak döken ve küçük bir ağaçtır. Daha önce hiç ayva ağacı gördünüz mü? Çiçekleri hafif soluk, pembe renktedir ve bu küçük ağaç, pembe çiçeklerinden dolayı süs ağacı olarak kullanılabilir. Ayvanın mevsimi sonbahardan kışa kadardır. Şekli armuta benzer ve olgunlaştığı zaman alışkın olarak gördüğümüz sarı rengini alır. Şeftaliye benzer, hafif tüylü bir yüzeyi ve iç kısmında birçok çekirdeği bulunur. Ülkemizde de çok yetiştirilen ayva Özbekistan, Ermenistan ve diğer yakın bölgeler de dahil olmak üzere Avrasya bölgesinde yetiştirilen bir meyvedir. Asiditesini kaybetmek için genellikle pişirilir veya dondurulur. Aslında, Orta Doğu ve Akdeniz bölgelerinde kuzu, keçi ve domuz eti ile et yemeği şeklinde pişirilerek geleneksel tariflerde kullanılır. Ayva, jöle yapımı için oldukça kullanılır.

Ayvanın Sağlığa Faydaları

 1  Anti-inflamatuar
 2  Zayıflamaya Yardımcı
 3  Ülser Tedavisine Yardımcı
 4  Bağırsak Hastalıklarına Yardımcı
 5  Mide Bulantısı
 6  Tansiyonu Düşürür
 7  Kolesterolü Düşürür
 8  Saç Köklerini Canlandırır
 9  Stresi Azaltır
 10  Karaciğer ve Göz Hastalıklarında Tedavi Olarak Kullanılır

Çoğu meyvede olduğu gibi A, B ve C vitaminlerinin kaynağı, bol lifli, potasyum, bakır, selenyum, çinko, fosfor, kalsiyum, demir ve magnezyum gibi minerallerden zengindir.  Peki ayvayı diğer meyvelerden ayıran nedir? Ayvanın sağlığa faydaları nelerdir? Hepsini sizin için inceledik. İçerisindeki besin değerlerinin sağlığa olan faydaları:

 Ayvanın Faydaları:  Anti-inflamatuar

C vitamininin çok zengin bir kaynağıdır ve günlük almamız gereken (RDA) C vitamini miktarının yaklaşık % 25’ini sağlar. C vitamini bağışıklığı arttırır. Patojen, virüs ve bakteriler için savunma oluşturan beyaz kan hücrelerinin artışını sağlar. Ayva inflamatuvar, alerjik durumların tedavisine yardımcı olur. Ayva meyvesinin tohum özü, atopik dermatit ve sistit tedavisinde kullanılabilir. Alerjik bireyler, yiyeceklerin hazırlanmasında ayva kullanımıyla daha az alerjik etki sağlayabilir.

Zayıflamaya Yardımcı
Zayıflamaya Yardımcı

 Ayvanın Faydaları:  Zayıflamaya Yardımcı

Ayva çok düşük kaloriye sahip ve lif oranı yüksek bir meyvedir. Lifin bir besinde yüksek olması, vücudun besini parçalama ve sindirim sürecinde daha fazla efor sarf edeceği ve daha sindirim sırasındayken enerji yakacağı anlamına gelir. 100 gramlık bir ayva sadece 57 kaloriye sahiptir. Doymuş yağ, sodyum ve kolesterol içermez. Evet, ayva düşük kalorisiyle ve içeriğiyle zayıflama sürecinde atıştırmalık olarak tüketebileceğiniz bir meyvedir. Ancak unutmayın sadece ayva yiyerek kilo vermeniz mümkün değildir. Bütün besinlerin ayrı ayrı faydaları vardır ve hepsinden bir arada tüketmek gerekir.

 Ayvanın Faydaları:  Ülser Tedavisine Yardımcı

Ayvada bulunan fenolik içeriğin mide ülseri tedavisinde etkili olduğu bulunmuştur. Ayvanın taze olarak sıkılıp suyunun içilmesi de mide ülserine sahip bireyler için faydalıdır. Bu etkisi gastrointestinal sistemi yani mide-bağırsak sindirim sistemini rahatlattığı ve ağrıyı dindirdiği için oluşur. Bu etkiler peptik ülser tedavisinde de yardımcıdır. Mevsimi geldiği zaman ayvayı meyve tabağınızdan eskiltmemek, alışveriş listenize muhakkak eklemek mükemmel olacaktır!

Bağırsak Hastalıklarına Yardımcı
Bağırsak Hastalıklarına Yardımcı

 Ayvanın Faydaları:  Bağırsak Hastalıklarına Yardımcı

Son zamanlarda sıklığı artan inflamatuvar bağırsak hastalığı, kolon kanseri, divertikülit gibi rahatsızlıkların çözümünde beslenmenize lif eklemek yardımcı olabilir. Sindirim sistemindeki mukusun korunması, iyi bakterilerin artışının sağlanması ve bunların sonucunda toksinlerin, zararlı bakterilerin atılması bu tarz bağırsak problemlerinde çok önemlidir. Ayvada bulunan kateşin ve epikateşin ve lif bu faydaları sağlamaktadır.

 Ayvanın Faydaları:  Mide Bulantısı

Sabah uyandığınızda midenizde bulantı mı hissediyorsunuz? Kolit, ishal ve kabızlık mı yaşıyorsunuz? Size tavsiye olarak yapmanız gereken ayvayı balla biraz karıştırıp gün içinde veya bulantının olduğu durumlarda tüketmenizdir. Haşlanmış veya pişmiş ayvanın da bulantıya, kusmaya yardımcı olduğu söylenmektedir. Evet, bunun hakkında bilimsel bir kanıt bulunmaz ama eskilerden gelen bir tedavi yöntemidir. Modern tıp ve geleneksel tıp bu konuda birbirine zarar verebilir. Yani kullandığınız ilaçlar ayvayla etkileşim halinde olabilir. Hastalığınız meyve tüketmemeniz gerektirebilir. Bunun için bu tarz geleneksel tedavi durumlarında ilk olarak besinin ilaç ve hastalıkla etkileşimi hakkında beslenme uzmanına danışmalısınız.

 Ayvanın Faydaları:  Tansiyonu Düşürür

Yüksek tansiyon vücutta sodyumun fazla miktarda tutulmasından kaynaklanır. Bu yüzden yüksek tansiyonu olan kişiler tuz tüketiminden kaçınırlar. Sodyumun vücutta dengelenebilmesi için potasyumdan zengin besinleri tüketmelisiniz. Ayva, potasyum açısından zengin bir meyvedir. Günlük tüketiminize 1 adet ayvayı ekleyebilirsiniz. Tansiyonun vücutta dengede olması kalp rahatsızlıklarını engeller. Tansiyonu düşük olan kişiler aşırı miktarda tüketmemeye dikkat etmelidir. Bu özellikleri doktorunuza anlatarak bilgi alabilir, danışabilirsiniz.

 Ayvanın Faydaları:  Kolesterolü Düşürür

Kolesterol damar tıkanıklığının başlangıç sebebidir. Meyve tüketmek damarlarınızın yağlanmasına ve kolesterolün artmasına neden olmaz. Meyvelerin hiçbiri kolesterol içermez. Tam tersi meyvelerin içeriği kötü kolesterolün atılmasına, azalmasına yardımcı olur. Düzenli olarak tüketilen ayva, kalbi sağlıklı kılar. Kandaki LDL’yi yani kötü kolesterolü azaltır.

Saç Köklerini Canlandırır
Saç Köklerini Canlandırır

 Ayvanın Faydaları:  Saç Köklerini Canlandırır

Ayvanın zengin mineral içeriği demir, bakır ve çinko içerir. Bu üç mineral, çeşitli eser elementlerle birlikte, kırmızı kan hücrelerinin üretimi için gereklidir. Kırmızı kan hücresi üretimi yüksek olduğunda, vücudun etrafındaki dolaşım artar, bu da oksijenin vücuda taşınması demektir. Bu, saç kökünün sağlığını arttıran ve büyümeyi tetikleyen deriye ve kafa derisine artan kan akışına neden olur.

Stresi Azaltır
Stresi Azaltır

 Ayvanın Faydaları:  Stresi Azaltır

Hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar, ışın tedavileri, stres, depresyon gibi durumlar hücrelerin uzun süreli hasar görmesine neden olur. Bu stresin azaltılabilmesi için içten dışa yani hücrelerinizden davranışlarınıza doğru bir tedavi sağlamalısınız. Kendi kendinize doktora, psikoloğa uğramadan stresinizi dindirebilir misiniz? Psikolojik bir rahatsızlık duymuyor ve düşük seviyede bir stres yaşıyorsanız öncelikle beslenmenizi düzelterek tedaviye başlayabilirsiniz. Ayva, içeriğindeki antioksidanlar sayesinde zarar görmüş hücreleri onarır. Zihniniz böylece rahatlayabilir. Bu etki, sadece 1 gün düzgün beslenmekle değil biraz emek harcamakla oluşur, sabretmelisiniz. Bedeninize, hücrelerinize iyi bakın ve onlara yardımcı olun. Buna mevsiminde yetişen ayvayı hayatınıza katmakla başlayabilir misiniz?

 Ayvanın Faydaları:  Karaciğer ve Göz Hastalıklarında Tedavi Olarak Kullanılır

Çin’de ayvanın  tohumları kaynatılarak jöle haline getirilir. Mukoza iltihaplanması (bağırsak ve mide yüzeyini saran mukus), göz problemi ve karaciğer problemi olanlar için tedavi de bu jöle kullanılır. Düzenli olarak ayva tüketimi, karaciğer ve göz hastalıklarını engellemek ve tedavi etmek amacıyla kullanılabilir. Hastalığınız kronikse ve ilaç kullanıyorsanız mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Ayvanın Diğer Faydaları

Ayvanın tohumlarının boğaz ağrısı ve ses kısıklığı tedavisinde etkili olduğu söylenir. Ayva tohumu yağının terlemeyi engellediği, kalbi, karaciğeri ve mideyi güçlendirdiği bilinmektedir Ayvanın taze sıkılmış suyu kalp rahatsızlıkları, solunum rahatsızlıkları, anemi ve astım tedavisinde yardımcı olur.

Ayvadan Jöle Yapımı

Evde doğal jölenizi yapmak istiyorsanız ayva kullanabilirsiniz. Bu yöntem aslında reçel yapımının çok benzeridir. Ancak, reçelden farklı olarak iyi bir jel kıvamına geldiğinden jöle olarak kullanılabilir. Ayvaları güzelce yıkayın ve sadece sapını ayırın. Kalan bütün ayvaları (çekirdek ve kabuk dahil) küçük parçalara bölün. Üzerine istediğiniz tatlılıkta şeker ekleyin (çok fazla eklememek sizin için faydalı olacaktır) ve üzerini geçecek kadar su dökün. Uzun süre kaynattıktan ve ayvalar iyice yumuşadıktan sonra bir eziciyle ayvaları ezin. Daha sonra tülbentten süzün. Bir tabağın üzerine ayva jölesinden bir kaşık koyun. Parmağınızla ittiğinizde elinize yapışmayacak ve jöle kıvamında olacaktır. Bunu istediğiniz tatlıya kullanabilir veya kahvaltıda reçel şeklinde tüketebilirsiniz.

Daha önce hiç ayvanın bu kadar faydalı olduğunu düşünmüş müydünüz?

İncirin Faydaları Nelerdir

İncirin faydaları nelerdir? Yaz ayının güzel ve rengarenk meyveleri arasında sadece 2 ay boyunca tüketilebilen incir, tadını damağımızda bırakıyor. İncir böylesine güzel, lezzetli bir meyve olabilir ancak vücutta ne işe yaradığını, hangi besin öğelerini içerdiğini, [vurgu color=”#27ae60″]incirin faydaları nelerdir[/vurgu] merak ediyorsanız, bu yazıda istediğiniz her şeyi bulabilirsiniz.

İncir tarihin en eski meyvesi olarak bilinir. Eski resimlerde ve tablolarda kullanılan incir yapraklarını hatırlıyorsunuzdur? Adem ve Havva’nın hikayesindeki elmanın aslında incir olduğunu düşünenler bile vardır. Hatta İncil’de barış ve refahın bir işareti olarak bahsedilmektedir. İncir benzersiz bir lezzete ve dokuya sahiptir. Çok tatlıdır ve dışarıdan oldukça pürüzsüz olan incirin içerisi çekirdeklerle doludur. Dış kabuğunun yumuşaklığı ve içinin gevrek, çıtır oluşu mükemmel bir bileşim, lezzet verir. İncirler güneş altında kurutulduğunda ise yıllarca kullanılabilir. Meyvenin pürüzsüzlüğü ve tohumlarının gevrekliği yemek için güzel bir kombinasyon oluşturur. Kuru incirler yıl boyunca kullanılabilirken, taze incirler sadece Haziran’dan Eylül’e kadar bulunabilir. İncirler oval, yuvarlak şekilde olur. Dünyanın birçok yerinde egzotik bir meyve olarak kabul edilir. Olgunlaştıktan sonra tatlı ve sulu olup lezzetleri de renklerine bağlıdır. İncir sadece yeşil veya koyu mor renkte mi oluyor? Hayır, hatta bu kadar çok renkte yetiştiğini duyunca şaşıracaksınız. İncirler, beyaz, yeşil, kırmızı, sarı, mor ve siyah renkte olabilir. Çiğ, taze, kurutulmuş olarak mutfaklarda kullanılabilir.

İncir Nasıl Yetiştirilir?

İncir nasıl yetiştirilir? İncir ağacı, kuru,  güneşli ve kayalık bölgelerde, daha az verimli toprağa sahip yerlerde yetişir. Boyu, 7-10 metreye kadar büyüyebilir.

İncir Nasıl Yetiştirilir
İncir Nasıl Yetiştirilir

İncir ağacı 100 yıla kadar yaşayabilir. Orta Doğu ve Batı Asya ülkelerinde yetiştirilir.  İncir meyvesi birçok tohumdan oluşur ve 3-5 santimetreye kadar büyür. İlk başta yeşil renkteyken, olgunlaşıp büyüdüklerinde mor ya da kahverengi renge dönüşebilir. Size şaşırtıcı gelecek ama incir aslında bir meyve değildir. Botanik olarak bakıldığında incir ağacının yapraklarının uzanıp, büyüyüp bir kese içerisinde çiçeğinin oluşmasıdır.

Sizin için sadece normal, lezzetli bir meyve olarak görülebilir ama hakkında bilmediğiniz o kadar çok şey var ki!

İncirin Tarihi Geçmişi

İncir tarihte hasat edilen ve yetiştirilen ilk meyve olarak bilinir. İncir kalıntıları M.Ö. 5000 yılına dayanan Neolitik kazılarda keşfedilmiştir. İlk olarak Hindistan’da ve ülkemizde yetiştirilen incir 1500’lü yıllarda Çin’e ve Amerika’ya ulaşmıştır. Kaliforniya’daki dünyaca ünlü incir bahçeleri 19. yüzyılın sonlarında İspanyol misyonerler tarafından yapılmıştır. İncir, Asurlular tarafından tatlandırıcı olarak kullanılmıştır.

İncir hakkında genel bilgileri elde ettiğimize göre biraz da incirin besin öğelerini, incirin faydaları nelerdir? Bunları inceleyelim.

Öğeler Değer Günlük ihtiyacı karşılama yüzdesi
Enerji 74 Kcal 4%
Karbonhidrat 19.18 g 15%
Protein 0.75 g 1.5%
Toplam Yağ 0.30 g 1%
Kolesterol 0 mg 0%
Lif 2.9 g 7%
Vitaminler
B9 Vitamini 6 µg 1.5%
B3 Vitamini 0.400 mg 2.5%
B2 Vitamini 0.050 mg 4%
B1 Vitamini 0.060 5%
Vitamin A 142 IU 5%
Vitamin C 2 mg 3%
Vitamin E 0.11 mg 1%
Vitamin K 4.7 µg 4%
Elektrolitler
Sodyum 1 mg 0%
Potasyum 232 mg 5%
Mineraller
Kalsiyum 35 mg 3.5%
Bakır 0.070 mg 8%
Demir 0.37 mg 5%
Magnezyum 17 mg 4%
Manganez 0.128 mg 5.5%
Selenyum 0.2 µg <1%
Çinko 0.15 mg 1%

İncirin Faydaları

İncirin Sağlığa Faydaları

İncirin Sağlığa Faydaları
İncirin Sağlığa Faydaları

 1  Kolon Kanserini Önler
 2  Kolesterol Düşürücü
 3  Kabızlığı Geçirir
 4  Kalbinizi Güçlendirir
 5  Anemiyi Tedavi Eder
 6  Şeker Hastaları İçin Yardımcı
 7  Meme Kanserinden Korur
 8  Cinsel Sağlığı Arttırır
 9  Kemik Sağlığı İçin Kalsiyum Deposu
 10  Hücre Koruyucu
 11  Yüksek Tansiyonu Azaltır
 12  Astımı Tedavi Edici
 13  Uykusuzluğa Yardımcı
 14  Kırışıklıkları Önler
 15  Çıban ve Siğilleri Tedavi Eder
 16  Cildi Yumuşatır, Esnetir

 İncirin Faydaları:  Kolon Kanserini Önler

Kolon kanserinin en büyük sebeplerinden birisi kötü beslenme ve kötü bağırsak sağlığıdır. Bağırsaklarınız içerisinde bulunan yararlı bakterileri düzenli olarak beslemeli, onların yaşayabileceği bir ortam sağlamalısınız. Kötü beslenme sonucu bakteriler yaşayabilecek bir ortam bulamayıp ölür ve onların yerini kötü bakteriler alır. Bu durumun sürekli devam ettiğini düşünebiliyor musunuz?

Bunun sonucu olarak hücrelerinizde zarar görür, kansere yol açmış olursunuz. Düzenli olarak incir tüketimi kolon kanseri riskini düşürür. İncirdeki lif, bağırsak sisteminin çalışmasını sağlayarak tıkların rahatça uzaklaşmasını sağlar. İncirde bulunan sayısız tohum, atıkların toplanıp atılmasını sağlayan mukusun oluşmasına da yardımcı olur.

 İncirin Faydaları:  Kolesterol Düşürücü

Kolesterol problemi yaşıyor ve TV’de dinlediğiniz kolesterol düşüren besinlerden kafa karışıklığı mı yaşıyorsunuz? Bilimsel olarak kolesterolü düşürebilen madde besinlerde bulunan pektindir. İncir içerisinde pektin bulundurur. Pektin, kolesterol düzeylerini düşürmesiyle bilinen çözünür bir liftir. Yani vücut içerisinde sindirilebilir. İncirdeki lif, sindirim sisteminizdeki kolesterolü temizler ve onu yok etmek için bağırsaklara taşır. İncir ayrıca serotonin üretmekten sorumlu olan B6 vitamini içerir. Bu serotonin mutluluk hormonu olarak bilinir. Sadece çikolatayla mutluluk hormonu salgılandığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İncirde içerisindeki B6 vitamini sayesinde mutluluk hormonu olan serotonini arttırır. Serotonin artışı ve kolesterolün ne ilgisi var? Ruh halinizin ve serotoninin artışı vücutta kolesterolün düşmesini sağlıyor.

 İncirin Faydaları:  Kabızlığı Geçirir

İncir, kabızlık, tuvalete çıkamama gibi sindirim problemlerini hafifletir. Hatta incir tükettikten sonra üzerine su içtiğinizde ishal problemi yaşamışsınızdır. Genel sindirim sağlığını iyileştirir. 2-3 kuru inciri suyun içerisinde bir gece bekletin ve ertesi sabah suyun içerisinden aldığınız incirlerin üzerine 1 tatlı kaşığı bal dökün ve yiyin. Kabızlık, şişkinlik gibi sindirim sorunlarınıza elveda diyebileceksiniz. İçeriğindeki lif yüksek miktardadır ve sindirim için mükemmeldir. Lifler bağırsaklarınızın içerisinde bir süpürge görevi görür ve bütün sindirimi kolaylaştırır, tuvalete çıkmanızı arttırır. İncir tüketmek bağırsak hareketlerinizi arttırır. Dışkının hacmini arttırır ve bağırsaklardan yumuşak geçiş sağlar. İncirin içindeki lifin bir diğer avantajı sizi tok hissettirir ve aşırı yememenize engel olur.

 İncirin Faydaları:  Kalbinizi Güçlendirir

Günümüzde en çok görülen hastalıkların ve ölüm sebeplerinin başında kalp rahatsızlıkları geliyor.

Kalbinizi Güçlendirir
Kalbinizi Güçlendirir

Kötü beslenme sonucu oluşan damarlardaki yağlanma ve tıkanmalar kalp krizi, anevrizma, kronik kalp rahatsızlıklarına sebebiyet veriyor. Bunların önüne geçmek ve kalp sağlığınızı arttırmak için bir adım atmak istiyorsanız yediğiniz meyvelerin arasına taze, kuru incir katabilirsiniz. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki incir tüketimi, kandaki trigliserid yani yağların düzeyini düşürür ve kalp sağlığınızı iyileştirir, kalbinizi korur. Trigliseritler nedir? Trigliseritler kalp hastalığının temel sebebidir. Kan damarlarının içerisinde kanda biriken yağ parçacıklarıdır. İncirde bulunan vitaminler antioksidan kaynağıdır. Antioksidanlar vücuttaki zararlı hücre oluşumlarına karşı savaşır ve onları bloke eder. Koroner arterlerde biriken bu zararlı oluşumlar kalp hastalıklarına neden olur. İnciri düzenli tüketmeniz bunların oluşumunu engelleyebilir.

 İncirin Faydaları:  Anemiyi Tedavi Eder

Demir, kan dolaşımına ve oksijenin kanda kullanımına yardımcıdır. Besinlerden düşük demir alımı veya demiri engelleyen besinlerin çok tüketilmesi sonucu demir eksikliği oluşabilir. Vücuttaki demir eksikliği, demir eksikliği anemisine neden olur. Kuru ve yaş incirler hemoglobinin önemli bir bileşeni olan demir içerir. Yapılan bir çalışmada kurutulmuş incirlerin yenilmesiyle kandaki hemoglobin (demir eksikliğini gösteren bulgulardan biri)seviyesinin yükseldiği bulunmuştur. Büyüyen ve gelişme döneminde olan çocuklar, ergenler, adet döneminde olan kadınlar, hamile kadınlar demir eksikliği riski taşıyan bireylerdir. Düzenli olarak kan tahlillerini yaptırarak demir eksikliğini kontrol etmeleri gerekir. Ameliyat olmuşsanız, kan kaybı nedeniyle vücudunuzda demir eksikliği oluşabilir. Hasta olduğunuz dönemlerde de bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için beslenmenize her gün 2 kuru incir eklemeniz bile demir eksikliğini önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olacaktır.

 İncirin Faydaları:  Şeker Hastaları İçin Yardımcı

Şeker Hastaları İçin Yardımcı
Şeker Hastaları İçin Yardımcı

İnciri sadece meyve olarak değil yapraklarıyla birlikte düşünün. İncir yaprakları, kan şekeri seviyenizi düzenleyen harika özelliklere sahiptir. Günlük yeme düzenlerine incir yaprağı ekleyen bireylerle yapılan bir çalışmada, insüline bağımlı şeker hastalarında yemek yedikten sonra kan şekeri artışını kontrol etmeye yardımcı olmuştur. İncirin meyvesini tüketebiliyoruz ama yapraklarını nasıl tüketeceksiniz? İncir yaprakları çay şeklinde tüketilebilir. 4-5 incir yaprağını kaynatabilir ve bunu çay olarak içebilirsiniz. Ayrıca incir yaprakları kurutup, öğütebilirsiniz. Bir kavanoza koyup kendi hazır, incir yaprağı çayınızı hazırlayabilirsiniz. Bir litre suya iki çorba kaşığı incir yaprağı tozu ilave edin ve kaynatın. Ve sonuç! Kan şekerinizi dengeleyecek, sağlıklı çayınız hazır!

 İncirin Faydaları:  Meme Kanserinden Korur

İncir, en fazla miktarda lif içeren meyveler arasındadır. Ergenlik dönemi ve erken yetişkinlikte daha fazla posa, lif tüketen kadınların meme kanserine yakalanma riskinin daha az olduğu bulunmuştur. Ergenlikte ve 20’li yaş dönemlerinde düzenli meyve, sebze, tam tahılları tüketen kadınlar ileride avantajını anlayacak. Yüksek miktarda lif alan kadınlar, menopozdan önce meme kanserine yakalanma riski % 16 ve göğüs kanserine yakalanma riski % 24 daha düşük bulunmuştur. Yaş ve kurutulmuş incirlerin meme kanserinin önlenmesine yardımcı olan elementleri içerdiği biliniyor. Bu sağlık dolu, tatlı meyveyi mevsiminde tüketmeyi ihmal etmeyin. Diğer aylarda kurutulmuş halini kahvaltı sofranıza, atıştırmalıklarınıza ve sağlıklı tatlılarınıza eklemeyi unutmayın!

Cinsel Sağlığı Arttırır

İncirler içeriğinin zenginliği sayesinde cinsel sağlığa destek olur. Kalsiyum, demir, potasyum ve çinko açısından zengin olan incir aynı zamanda  seks hormonları olan androjen ve östrojeni üretmede etkili magnezyum bakımından zengindir. İncir kısırlık, erektil disfonksiyon ve cinsel istek gibi çeşitli cinsel bozukluklara yardımcı olur. Nitrik oksit üretimini arttırmaktan sorumlu bir amino asit (proteinin yapıtaşı) üretir. Nitrik oksit nedir, ne işe yarar? Nitrik oksit, kan damarlarını gevşetir ve cinsel organlar da dahil olmak üzere vücudun her yerinde kan akışını arttırır. İncirin cinsel sağlığı arttırdığına dair güçlü bir bilimsel destek yoktur. Ancak birçok kültürde sebebi bilinmez incir doğurganlık sembolü olarak düşünülür.

Kemik Sağlığı İçin Kalsiyum Deposu

İncir kalsiyum, potasyum ve magnezyum minerallerini içerir. Bu minerallerin hepsi kemik sağlığına yardımcı olur. İncir içeriğindeki mineraller sayesinde kemik yoğunluğunu geliştirir ve yaşlandıkça başlayan kemiklerin güçsüzleşmesini, kalsiyumunun çekilmesini azaltır. Kalsiyum sadece sütte mi bulunur? Kesinlikle hayır. Süt tüketmeyen bireyler için çok önemli bir kaynak incirdir. Kalsiyumu sadece sütten almazsınız ve tüketmeyi sevmiyorsanız incir tüketebilirsiniz. İncirdeki potasyum, kalsiyum kaybının önüne geçer. Kemiklerinizin incelmesini engeller. Sağlam kemiklere ömür boyu sahip olmak istiyorsanız ve süt, süt ürünleri tüketmeyi sevmiyorsanız inciri tercih edebilirsiniz!

Hücre Koruyucu

İncir, antioksidan kapasitesi güçlü bir meyvedir. İncirler fenolik antioksidanların zengin bir kaynağıdır. Hücre plazmasındaki lipoproteinleri zenginleştirerek, hücreyi zararlara karşı korur.

Yüksek Tansiyonu Azaltır

Çalışmalar, günlük beslenmeye incir eklenmesinin kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu gösteriyor. İçindeki lif yüksek kan basıncını düşürürken, potasyum içeriği kan basıncının seviyesini korumaya yardımcı olur. Bunların dışında, içindeki omega-3 ve omega-6 tansiyonun korunmasını sağlar.

Astımı Tedavi Edici

Fark ettiyseniz incirin içeriği o kadar zengin ki faydaları saymakla bitmiyor. Astım problemi birçok kişinin sorunudur ve evde yapılabilir, doğal besin tedavisi ne olabilir diye düşünüyorsanız okumaya devam edin. İncir mukus zarını nemlendirir ve balgamın atılmasını sağlayarak astım semptomlarını azaltır. Astımı tetikleyen ve arttıran serbest radikallerle savaşan fitokimyasalları ve antioksidanları içerir. Böylece tedavide yardımcı olur. Astımla başa çıkmak için etkili ve doğal evde yapılabilir bir yöntem, toz çavdar tohumu, bal ve incir karışımını tüketmektir. Astımdan kurtulmak için incir suyunu da tüketebilirsiniz.

Uykusuzluğa Yardımcı

Sağlıklı bir yaşam için düzenli uyku önemlidir. İncirin bundaki etkisi nedir? Vücutta uykuya dalmanızı sağlayan hormon melatonin hormonudur. İncir içerisinde triptofan amino asidini bulundurur. Bu aminoasit vücutta melatonine dönüşebilir. Böylece uykuya dalmanızı kolaylaştırır. İncirde ayrıca daha iyi uyumanızda yardımcı olan omega-3 yağ asitleri bulunur. Zengin bir magnezyum kaynağı olan incir, stresi ve uykusuzluğu azaltır. Vücuttaki magnezyum eksikliği, uykusuzluğa yol açan strese neden olur.

İncirin Cilde Faydaları

İncirin Cilde Faydaları
İncirin Cilde Faydaları

İncirin faydaları nelerdir? Bu soruya yanıt o kadar fazla ki faydaları saymakla bitmiyor. Biraz da cilde olan faydalarını inceleyelim.

Kırışıklıkları Önler

Yüz kremlerinde genellikle doğal meyvelerin, besinlerin yazdığını fark etmişsinizdir. Çünkü, doğada bulunan besinler zaten mucizevi faydalar içerir. Ancak biz kimyasallar ekleyerek onun daha yararlı olduğunu düşünürüz. Bilim adamlarının yaptığı bir çalışmada incir özütünün cilt kırışıklıklarında kırışıklığın derinliğinin yüzdesini azalttığını tespit etti. Bir başka çalışmada ise, incir meyve özü içeren bir formülasyonun ciltteki su kaybını ve cilt yağını önemli ölçüde düşürdüğü bulundu. Cildin nemini de arttırmıştır. Bu sebeple incir, kırışıklıkların tedavisinde kesinlikle kullanılmalıdır.

Çıban ve Siğilleri Tedavi Eder

Çıban ve apse gibi çeşitli problemler çok görünür olduğu için hemen çözüm aranır. Bu durumda çıban ve apsenin, siğilin olduğu bölgeye direk inciri uygulayabilirsiniz.

Cildi Yumuşatır, Esnetir

İncir antioksidan aktivitesi çok yüksek olan C vitaminine sahiptir. Bu antioksidan cildin rengini açabilir ve cilt tonunu dengeleyebilir. C vitamini kolajen yapımı için gereklidir. Kolajen, cilde esnek yapı ve elastikiyet sağlar. Cildinize kür uygulamak istiyorsanız 5 adet taze inciri blenderdan geçirip macun hale getirin. 1 tatlı kaşığı yulaf ezmesi, 1 çay kaşığı süt, 1 çay kaşığı zencefil ekleyin ve iyice karıştırın. Haftada 2 kez uygulamanız cildinizi daha yumuşak ve esnek hale getirecektir.

İncirin tadı bu kadar lezzetli ve sağlığa, cilde olan [vurgu color=”#4caf50″]faydaları[/vurgu], besin içeriği bu kadar güzelken her gün tüketmemek için hiçbir sebep yok!

Kivinin Faydaları Nelerdir?

Ne ekşi ne de tatlı meyve olan kivinin faydaları nelerdir? Kivinin tadını nasıl anlatsak bilinmez ama faydaları saymakla bitmiyor. Görünüşte gözünüze küçük gelebilir ancak faydası saçınızdan, cildinize, C vitamini, A vitamini ve daha birçok vitamin, mineral ihtiyaçlarınıza yetecek düzeydedir.

Kivinin kısaca faydaları, detayları okumak için üstüne tıklayabilirsiniz:

  1. Kivinin Cilde Olan Faydaları
  2. Kivinin Saça Faydaları
  3. Kivinin Sağlığımıza Olan Faydaları

Kivi Meyvesi Nerede Yetiştirilmiştir?

19.yüzyıldan beri yetiştirilen kivi Çin’in Chang Kiang Vadisi’nde ekilmiştir. Hatta Çin’in ulusal meyvesi olmuştur. Çinli’ler kividen besleyici özellikte bir tonik hazırlamışlardır. Ancak Yeni Zelandalı’lar kivinin lezzetini fark edip işi ticarete dökmüştür ve ticari amaçla yetiştirilmeye başlanmıştır. 1963 yılında ise kivi ilk kez Hindistan’da pazara çıkmıştır. Araştırmacılara göre, kivi üretimi ilk olarak Shimla bölgesinde başlamış ve sonra yetiştirilen bölgeler artmıştır. Şimdi ise en çok kivi yetiştiren ülkeler Çin, Yeni Zelanda, İtalya, Yunanistan, Şili ve Fransa olmuştur. Kivi parlak yeşilliğe sahip ve farklı birçok lezzeti barınmaktadır. Ekşi ve tatlı olmasının yanında asidik bir içerikten oluşmaktadır. Tadını tanımlasak limon, portakal ve ballı kavun karışımında bir lezzet diyebiliriz. Bunun yanı sıra içinde bulunan çıtır siyah çekirdekleri unutmamalıyız.

Peki kivi cilde, sağlığa ve saça ne gibi yararlar sağlıyor?

C vitamininin ne kadar önemli olduğunu ve uzmanlar tarafından ne kadar çok vurgulandığını biliyoruz. Cilt için olan faydalarından bahsetmeye gerek var mı? Pahalı yaşlılık karşıtı kremlerinin içeriğinde C vitaminini aramak yerine yediğiniz meyvelerin üzerinde içerik etiketi olsa ve okuyabilsek. Kivinin 100 gramında yaklaşık 92.7 mg C vitamini bulunmaktadır. Yani bu miktar gözünüzde bir şey canlandırmasa bile cildiniz için gerekli C vitaminin büyük bir miktarını bu meyveden sağlayabilirsiniz. Kivi cildinizi yaşlanmaya karşı korur ve canlandırır.

Kivinin Cilde Olan Faydaları

Kivinin Cilde Olan Faydaları
Kivinin Cilde Olan Faydaları

Cildi Canlandırır

Kivinin cilt üzerindeki faydalarını biliyor muydunuz? Cilt bakım rutininize artık kiviyi dahil edebilirsiniz! C vitamini ve E vitaminleri en büyük antioksidanlardır. Yani, hücrelerinizi yaşlanmaya karşı korur, hücrelerin yaşanmasını engeller. Cilt sağlığınızı güçlendirmek ve yenilemek için mükemmel bir kaynaktır.  Kivinin suyunu sıkıp taze olarak düzenli içmeniz toksinleri ve atıkları ortadan kaldırmak için vücuda yardımcı olur. Sonucunda daha parlak ve canlı bir cilde sahip olabilirsiniz.

Parlak bir cilt elde etmek istiyorsanız kendi yaşlanma karşıtı kreminizi yapın:

Malzemeler

1 kivi
1/2 avokado
1 tatlı kaşığı bal

Hazırlanışı

Yarım avokadoyu ve kiviyi kabuklarından ayırın daha sonra küçük parçalar haline getirip bal ile birlikte havanda dövün. İyice birbirine karışıp pürüzsüz hale getirin. Yüzünüze ve boynunuza uygulayın.

15 dakika sonra su ile yıkayın.

Pürüzsüz ve parlak bir cilde sahip olmak istiyorsanız bu işlemi haftada 1 kez uygulayın.

Not: Kivinin kabuklarını atmayın! Kivinin iç kabuğu ile cildinizi her gün fırçalayın. Scrub olarak satılan ürünlerin görevini görmektedir. Kivi kabuğunun ölü cilt hücrelerini atmaya yarayan enzimler içerir ve pürüzsüz, harika bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur.

Hücreleri Yeniler

Kivide bulunan yüksek miktardaki E vitamini cildi nemli tutar. Cilt hücrelerinin yenilenmesinde kullanılır ve cildi yumuşak, daha genç gösterir.

Cildi Sıkılaştırır

Cilt yaşla birlikte sıkılığını kaybeder. Yaşlanmaya başlar ve sonrasında önlemler almaya, kremler kullanmaya başlarız. Bunun yerine kivi kullanabilirsiniz. Püre haline getirilmiş (ezilmiş) olan kivinin cilde uygulanması kivide bulunan besleyicilerin dermal katmanları geçerek cilde nüfuz etmesini kolaylaştırır. Kivide bulunan C vitamini kolajen dokunun üretilmesi için gerekli olan bir maddedir. Kolajen, cildin sağlam ve sıkı durabilmesi için gerekli yapıdır. Cildin kuru ve yaşlı durmasını önler. Kışın yapacağınız bu karışım ile kuruluğa elveda diyebilirsiniz.

Malzemeler

Olgun bir kivi
1 çorba kaşığı yoğurt

Hazırlanışı

Kiviyi soyun ve iç kısmını küçük parçalara ayırıp yoğurt ile karıştırın. Karışımı yüzünüze uygulayın. Cildi hafifçe birkaç dakika masaj yapın. 15 dakika sonra yıkayın.

En iyi sonucu elde etmek istiyorsanız haftada iki kez bu işlemi tekrarlayın.

Cilt Hastalıklarını Önler

Omega-3 sadece balık yağı takviyelerinde ve balıkta bulunuyor sanıyoruz. Ancak, kivide de omega-3 yağ asitleri bulunmaktadır! Omega-3 yağ asitleri  cilt hastalıklarına ve kansere karşı korur. Hücre zarlarının ve hücrelerin korunmasına yardımcıdır.

Aşırı Cilt Yağlanmasını Engeller

Yüzünüz yağlı ve parıl parıl parlıyor mu? Aynı zamanda akne problemleri, kızarıklık mı yaşıyorsunuz? Kivi bunada çözüm oluyor! Kivi sebum üretimini kontrol etmede de çok etkilidir. İşte size karışım:

Malzemeler

1 kivi (ezilmiş ve püre haline getirilmiş)
1 tatlı kaşığı limon suyu

Hazırlanışı

Kabuğundan ayrılmış ve ezilmiş olan kiviyi limon suyu ile karıştırın. Hafifçe yüzünüze masaj yapın ve 15 dakika bekletin. Daha sonra soğuk su ile yıkayın ve havayla birlikte cildinizin kurumasını bekleyin. Sebum üretimini kontrol etmek için haftada iki kez bu işlemi tekrarlayın.

Yaşlanma Karşıtı

Kivinin faydalarından biri de yaşlanmaya karşı etkili olmasıdır. Serbest radikaller, hücrelerin yaşlanmasına neden olan oluşumlardır. Bunların oluşmasını engellemek veya durdurmak antioksidanlar sayesinde olur. Bu yüzden yaşlanma karşıtı olarak antioksidanlar oldukça bilinmektedir. Kivi, serbest radikallerin oluşumunu engelleyebilecek antioksidanlar ile doludur. Serbest radikallerin oluşumu sonucu kırışmalar, yaş lekeleri ve ince çizgiler gibi yaşlanma belirtilerini geciktirmek için bire birdir.

Yaşlanma belirtilerini engellemek, serbest radikalleri durdurmak isterseniz bu karışımı deneyin.

Malzemeler

7-8 badem
1 kivi
1/2 çay kaşığı gram un

Hazırlanışı

Bademleri ılık suda bir gece boyunca bekletin. Ertesi gün bademleri blenderdan geçirerek macun haline getirin.
Kivileri kabuğundan ayırın ve ezin, püre yapın.
Püre haline gelmiş kiviyi, unu ve bademleri bir araya getirin, güzelce karıştırın.
Oluşturduğunu karışımı yeni yıkanmış ve kurutulmuş, temiz yüzünüze eşit olarak uygulayın. 15-20 dakika bekletin.
Soğuk su kullanarak yüzünüzü güzelce yıkayın.
Kırışıklara veda etmek için bu işlemi her hafta yapın. 2 ay boyunca devam ettirin

Sivilceleri Engeller

Beklemediğiniz bir anda çıkan sivilceler, kırmızılıklar tüm gününüzü mahvedebilir. Hele bir de özel bir davete katılacaksanız bütün enerjinizi alabilir! Üzerine sürülen katman katman makyaj malzemesine rağmen görünmeye devam eden sivilceniz için yeni yardımcınız kim olabilir? Tabii ki kivi!

Sivilceler için kullanılan ilaçlar genellikle anti-inflamatuar özelliğe sahiptir. Kivi doğal olarak anti-inflamatuar içerir. Sivilceyi önlemeye yardımcı olur.  Gözeneklerin temizlenmesini sağlar. Püre haline getirilmiş olan kiviyi yüzünüze sürmeniz bile sivilcelerinizin, kızarıklık ve siyah noktalarınızın oluşmasını engeller.

Güneş

Güneşin Zararlı Işınlarından Korur
Güneşin Zararlı Işınlarından Korur

Kivi, güneşin zararlı ışınlarından ve ciltte oluşturacak olan hasarlardan bizi önleyen amino asitler içerir ve C vitamini bakımından çok zengindir.Aryıca güneş sonrası oluşan kızarıklarda soğuk olarak püre halinin sürülmesi zarar görmüş olan bölgeyi rahatlatmada yardımcı olur.

Yanık olan bölgeye anında tedavi yapmak için, hafif soğuk olan kiviyi dilimleyip kızaran bölgenizin üzerine dilimleri yerleştirin.

Cilt Rengini Açar

Kivide bulunan C vitamini cildin rengini açmaya yardımcı olur. Denemek için aşağıdaki karışımı kullanabilirsiniz.

Malzemeler

1 çay kaşığı kivi püresi
1 tatlı kaşığı limon suyu
1 çay kaşığı yulaf ezmesi
2 damla kivi tohumu yağı

Hazırlanışı

Tüm malzemeleri karıştırın. Pürüzsüz bir karışım elde edeceksiniz.
Bu macunu cildinize eşit bir şekilde uygulayın ve 5 dakika boyunca masaj yapın.
20 dakika bekletin ve sonrasında su ile yıkayın.
Cilt tonunuzun rengini açmak için her hafta iki kez kullanın.

Göz Altı Mor Halkaları Aydınlatır

Düzensiz çalışma programları, düzensiz uyku düzeni, sürekli bilgisayara bakma sonucu göz altı mor halkalar kaçınılmaz haline geldi. Hemen hemen her bayan bu göz altı mor halkalarından kurtulmak için doğal bir çare bulmak istiyor.

Gözlerinize ince dilimlenmiş bir kiviyi yerleştirin ve 10-15 dakika bekletin. Daha sonra kiviyi kaldırın ve yüzünüzü suyla yıkayın. Bunu her gün yapmak göz altı morluklarının aydınlatılmasına yardımcı olacaktır.

Kivinin Saça Faydaları

Kivinin Saça Faydaları
Kivinin Saça Faydaları

Her bayan parlak, yoğun ve dolgun saçlar ister. Bunun için aynı cildinizde olduğu gibi yine kivi mucizesinden faydalanabilirsiniz. Hem bayanların hemde bakımlı erkeklerin saç bakımında kivinin faydalarından yararlanabileceğini unutmayalım.

Saç Dökülmesini Önler

C ve E vitamininden zengin olan kivi hem sağlık hem de saç sağlığı için çok faydalıdır. Kivinin içeriğinde bunların dışında da birçok vitamin bulunmaktadır. Magnezyum, fosfor ve çinko içeriği sayesinde kan dolaşımının artmasını sağlar. Böylece saçların uzamasını destekler. Ayrıca içeriğinde bulunan demir minerali sayesinde saç sağlığının artmasına yardımcı olur.

Saç Derisinde Kolajeni Arttırır

C vitamini açısından aşırı zengin olan kivi kolajen oluşmasını destekler. Böylece saç derinizin sağlığına kavuşmasını, daha güçlü bir yapıya sahip olmasını sağlar.

Kuru ve Kabarık Saçlara Yardımcı

Kuru ve kabarık saçlara şekil vermek ve taramak oldukça zordur. Kivinin içeriğindeki mucizeler sayesinde bu etkileri biraz azaltabilirsiniz. İçeriğinde bulunan omega-3 sayesinde saçların canlanmasını destekler. Kivinin düzenli tüketimi sonucu kan damarlarını güçlendirir. Kepek ve kafa derisi egzaması gibi saç derisi rahatsızlıklarını iyileştirir. Ayrıca saçlı deri iltihaplarını da engeller.

Beyazlamayı Önler

İster 20’li yaşlarınızda isterseniz 50’li yaşlarda olun bu sorunla karşılaşabilirsiniz. Ancak doğanın bize sunduğu çözümler her zaman var. Kivide bulunan yüksek bakır sayesinde saçlarınız kendi rengini korur ve erken beyazlamayı önler.

Kivinin Sağlığımıza Olan Faydaları

Kivinin Sağlığımıza Olan Faydaları
Kivinin Sağlığımıza Olan Faydaları

Kivinin ekşimsi ve tatlı lezzetinin yanında sağlığa olan etkilerini inceleyelim.

Kansere Karşı Mücadele Eder

Kanser korkutucu bir durum olabilir. Ancak her hastalıkta olduğu gibi aslında en güzel tedavi yöntemi ‘’koruma’’yı sağlayabilmektir. Kanseri önlemek için günlük beslenmenize her gün bir  kivi koymanızı öneririm.

Kivi, hücrelerin yıpranmasına neden olan ve  zarar veren serbest radikalleri temizleme faydası olan C vitaminden zengindir ve cilt kanserini engelleyebilir. Tek bir kivi günlük C vitamini gereksiniminizin % 77’sini karşılayabilir. Sayısal olarak normal gelebilir ancak bu kadar az miktar meyveden böyle bir sonuç elde etmek oldukça iyidir. Aslında, kivi turunçgillerden ve limondan daha fazla C vitamini içermektedir. Kivi meyvesinin etli kısmı, kalın bağırsaklardaki iyi bakterilerin gelişmesini arttırarak kolon kanseri riskini azaltmaya yardımcı olan çözünebilir lifler içerir.

Sindirim Sistemine Mucize

Kivi, sindirim sistemimizdeki herhangi bir dengesizliği lifi ve besin içeriği sayesinde düzeltebilir. Aktinidin enzimi sayesinde proteinlerin parçalanmasını ve sindirimini kolaylaştırır.

Kilo Vermeye Yardımcı

Kilo kaybı için kivi nasıl yardımcı olabilir? 100 gram kivi yalnızca 55 kaloridir. Ayrıca az miktarıyla bol bol lif alabilir ve doygunluğunuzu arttırırsınız. Düşük kalori ve besleyici değeriyle aralarda atıştırmalık olarak tüketebilirsiniz.

Solunum Bozukluklarını Önler

C vitamini alımı astım veya kronik öksürük gibi solunum yolu hastalıklarına yakalanan kişilere önerilir. Besin öğeleri açısından süper zengin olan hatta süper besin diyebileceğimiz kivi, bu gibi solunum yolu rahatsızlıklarına sahip olan herkese önerilebilir. Solunum sistemini rahatlatır, hırıltı ve burun tıkanıklığı gibi semptomları kontrol eder. Yapılan bir araştırmaya göre, haftalık 5-7 porsiyon kivi tüketen bireylerle haftada sadece bir porsiyon kivi tüketen bireyler kıyaslanırsa hırıltılarında % 44’lük bir azalma görüldüğü kanıtlandı. Ayrıca nefes darlığı ve kronik öksürük çeken kişilerde sırasıyla % 32 ve% 25 oranında semptomlar azalmıştır.

Diyabetin İyileştirilmesinde Yardımcı

Kivi şeker hastaları için iyi olabilir mi? Kivi, fruktoz içeriğinden şüphe etmeyeceğimiz kadar iyi, besleyici özelliklere sahiptir. Kivinin glisemik indeksi son derece düşüktür. Yani, kan şekeri seviyelerinin anında yükselmesine neden olmuyor. Ayrıca kivi inositol içerir, bu enzim kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

Makuler Dejenerasyonu Önler

Kivi bol miktarda lutein içermektedir. Göz sağlığını geliştirmeye yardımcı olan önemli bir antioksidan olan karotenoid  içermektedir. Diğer meyvelerin çoğundan kesinlikle daha yüksek miktarda karotenoid ve lutein içerir. Bu sayede kivi göz sağlığını korumak için şarttır. Bunun dışında, kivi göz sağlığına yararı bilinen A vitamini bakımından zengindir.

Elmanın Faydaları Nelerdir?

Meyve denildiğinde ilk akla gelenlerin arasında elma yer almaktadır. Elmanın şimdiye kadar bilmediğiniz faydalarını sizler için derledik. Birden fazla çeşidi olan elma, meyve olarak tüketildiği gibi tatlılarda da sıklıkla kullanılmaktadır. Yetiştiği bölgelere göre çeşitli elma türleri ortaya çıkmaktadır. Bazı elmalar oldukça iri boylarda olurken bazıları da daha küçük boylarda olabilmektedir. Aynı zamanda tat olarak da tatlı, ekşi şeklinde birbirinden ayrılmaktadır.

Kalp sağlığından cilt güzelliğine kadar birçok faydası bilinen elma, uzmanlar tarafından da tüketilmesi tavsiye edilen bir meyvedir. Besin değerleri mineral ve vitaminler açısından oldukça besleyicidir. Kişilerin sağlığına faydalı olduğu gibi vücudun hastalıklara karşı direncini de artırmakta önemli rol oynamaktadır.

Besin değerleri arasında çeşitli mineral suları yer almaktadır. bunun yanı sıra yüksek bir potasyum deposu olarak tanınmaktadır. A, E, B6, C ve K vitaminleri de içerisinde yer alan besin değerlerindendir.

Elmanın Kullanım Alanları

Meyveler arasında en sık tüketilen elma, insan sağlığı için oldukça faydalıdır. İnsan vücudunda neredeyse tüm organlar üzerinde faydalarının olduğu söylenmektedir. Bu nedenle düzenli olarak elma tüketilmesi gerekmektedir.

Meyve olarak, tatlılarda veya bazı cilt maskelerinde sıklıkla kullanılmaktadır. Aynı zamanda dişlerin fırçalanamadığı durumlarda diş sağlığı için yenmesi tavsiye edilmektedir. Dişlerde kalan yemek artıklarının temizlenmesi için ısırarak yenilmesi gerekmektedir. Dişleri temizlerken ağızda oluşan bakterilerin ölmesine de yardımcı olmaktadır.

Kanser ve Elma Tüketimi

Kanser hücreleri üzerinde iyileştirici bir görevi olmasa da elma tüketimi kişilerin kansere yakalanma riskini en aza indirmektedir. Özellikle kolon, meme ve karaciğer kanseri risklerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu nedenle düzenli tüketilmesi gerekmektedir.

Vücutta bulunan bazı kanser hücrelerinin temizlenmesine ve yayılma hızının azaltılmasına da etkili olmaktadır.

Elmanın Faydalı Olduğu Hastalıklar

Beyin sağlığı ve sinir sistemi üzerinde elma tüketiminin şifa kaynağı olarak bilinmektedir. Bilimsel çalışmalarla da Alzheimer gibi unutkanlık, bunama rahatsızlıkları risklerinin elma tüketildiğinde azaldığı ortaya çıkmıştır.

Parkinson hastalarına düzenli elma tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Sinir hücreleri üzerinde meydana gelen hasarları onaran ve hücrelerin hasar görmesini engelleyen bir faydası bulunmaktadır. Doğal antioksidan etkisi yaratan meyveler arasında yer aldığı için de metabolizmayı güçlendirerek hastalıklarla daha iyi mücadele edilmesine yardımcı olmaktadır.

Uzmanlar diyabet hastalığına yakalanma riskine karşı günlük elma tüketimini tavsiye etmektedir. Özellikle içerdiği lifler sayesinde kan şekerini düşürücü bir etkisi bulunmaktadır. Kolesterol seviyesini düzenleme ve buna bağlı hastalıkların oluşmasını engelleme konusunda da başarılı besin değerlerine sahiptir.

Sindirim sistemini düzene sokan elma sabah saatlerinde aç karna yenildiğinde ishal sorununu ortadan kaldırmaktadır. Aynı zamanda bağırsakların temizlenmesini sağlamaktadır. Diyet yapan kişilere de tüketmesi tavsiye edilmektedir. Kilo sorunu olan kişilerde yaygın olarak görülen safra kesesi taşı problemine karşı da elma tüketilmektedir.

Vücudun tüm organları üzerinde olumlu etkileri bulunan elma doğru ve yeterli düzeyde tüketildiğinde göz sağlığını korumaya da yardımcı olmaktadır. Özellikle katarakt riskini %15 oranında azalttığı bilinmektedir.

Elma Sirkesinin Kullanım Alanları ve Sağlığa Faydaları

Meyve olarak tüketilen elmanın sirkesi de mutfaklarda yaygın olarak çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. Yaygın olarak vücuda enerji veren etkisi ile bilinmektedir. Bunun dışında da birçok faydası ve kullanım alanları bulunmaktadır.

Saç köklerinin güçlenmesi ve saç sağlığının korunması için elma sirkesi saç maskesi olarak değerlendirilebilmektedir. Bazı kozmetik ürünler içerisinde de kullanıldığı bilinmektedir. Bir bardak soğuk su içerisine en fazla 2 kaşık elma sirkesi karıştırılarak saçlara maske olarak uygulanabilmektedir.

Cilt sağlığı, cildin nemlendirilmesi ve temizlenmesi için de özellikle bayanlar tarafından elma sirkesi ile cildin silinmesi yaygın olarak kullanılmaktadır. Akne ve cilt hastalıklarını engelleyici bir etkisi bulunmaktadır. Diş etlerine uygulandığında diş sağlığını koruyucu ve besleyici özelliği bulunmaktadır.

Yaz aylarında sıklıkla karşılaşılan güneş yanığı problemine karşı da doğal bir yöntem olarak elma sirkesi kullanılması tavsiye edilmektedir. Güneş yanıklarına uygulandığında hem acıyı azaltmakta hem de daha hızlı sürede iyileşmesini sağlamaktadır. El ve ayak bileklerinin elma sirkesi ile ovulması da vücuttaki yorgunluğu almaya yardımcı olmaktadır.

Diyet yapan kişiler tarafından bir bardak suya elma sirkesi karıştırılarak içilmekte, daha hızlı ve kolay kilo vermeye yardımcı olduğu söylenmektedir.

Yer Elması Tüketimi

Oldukça zengin vitamin ve besin değerlerine sahip yer elması uzun yıllardır tüketilmektedir. Lif, çözülebilen karbohidrat, C ve B6 vitamini bakımından zengindir. Aynı zamanda besin değerleri içerisinde fosfat, potasyum ve bakır da yer almaktadır.

Ülser hastalığı tedavisinde, çıban ve cilt hastalıklarında, damarlarda meydana gelen hasarların giderilmesinde, kas gevşetici olarak, kadın hormonlarını düzenlemede ilaç niyetine kullanılmaktadır. Doğal antibiyotik görevi gördüğü için birçok hastalığın tedavisinde doğal bir tedavi yöntemi olarak tercih edilmektedir.

Özellikle astım hastalarının düzenli tüketmesi tavsiye edilmektedir. Sindirim sisteminin korunmasına yardımcı olmaktadır. Kolon kanserine karşı koruyucu olan yer elması aynı zamanda kanserle savaşta önemli bir gıdadır.

Yeşil Elmanın Sağlığa Yararları

Yeşil elma içerisinde de diğer elma türlerinde olduğu gibi yüksek oranda lif bulunmaktadır. Böylece metabolizma üzerinde faydalı bir besin bu meyve tüketildiğinde sindirim sistemini de rahatlatmaktadır. Demir, çinko ve manganez yönünden zengin besin değerleri ile sinir sisteminin gevşeyip ferahlamasına yardımcı olmaktadır. Üstelik kandaki oksijen seviyesinin yükselmesine neden olmaktadır.

Damarlarda yağ birikimini engellediği için de kalp damar dostu bir meyve olarak tanınmaktadır. C vitamini açısından oldukça zengin olan yeşil elma, cilt kanserine neden olan hücreleri engelleyerek kanser riskine koruyucu önlem oluşturmaktadır.

Yeşil elma yaprakları kullanılarak hazırlanan macun saça uygulandığında kepek problemini çözmektedir. Aynı zamanda antioksidan etkisi ile vücuttaki hücrelerin temizlenmesine katkı sağlamaktadır. Saç dökülmesine karşı ve saçların güçlenmesi için tavsiye edilmektedir.

Elma Suyunun Sağlığa Olumlu Etkileri

Evde kendiniz hazırlayabileceğiniz gibi marketlerden de elma suyu satın almak mümkündür. Uzmanlar kalp sağlığının korunması için günde bir bardak elma suyu tüketilmesini tavsiye etmektedir. Düzenli tüketildiğinde akciğer sağlığını korumaya yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda astım krizlerini de hafifletmektedir.

Kolesterolün düzenlenmesinde, karaciğerin temizlenmesinde, kabızlık ve tümörlerin engellenmesinde, göz ve cilt sağlığı için düzenli tüketilmesi gerekmektedir.

Elma Çekirdeğinin Kullanımı

Elmanın içerisinden çıkan minik çekirdekler çoğu kişi tarafından atılmaktadır. Uzmanlar tarafından kanıtlanmış bir faydası bulunmamaktadır. Fakat bazı uzmanlar faydalı derken bazı uzmanlar siyanür barındırdığından sağlığa zararlı olduğunu savunmaktadır.

İçerisinde çok az miktarda siyanür bulunsa da bilinçsiz tüketilmemesi sağlık açısından önemlidir.

Elmanın Bilinen Sağlığa Zararları

Yeterli düzeyde elma tüketmenin sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır. Bu zamana kadar elma tüketiminden kaynaklanan bir sağlık problemine rastlanılmamıştır. Fakat aşırı tüketimde bazı sağlık sorunu ve yan etkileri meydana gelmesi normal kabul edilmektedir.

Aşırı tüketildiği taktirde nadir olsa da ishale sebep verebilmektedir. Ayrıca şişkinlik hissi yaratmaktadır. Şeker hastalarının kontrollü ve aşırıya kaçmadan elma suyu tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Yaz aylarında cilde maske olarak uygulandığında o şekilde güneşe çıkılmamasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

Elma Kullanımında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Seralarda yetişen bir meyve türü olan elma, her mevsim market ve pazarlarda satışa sunulmaktadır. Farklı mevsimlerde farklı elma türleri satışta olmaktadır. Cilt, saç ve diş sağlığı, vücuttaki organların gelişmesi ve güçlenmesi, bağışıklık, sinir ve sindirim sistemi için düzenli tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

Hurmanın Faydaları Nelerdir?

Ana vatanı Arap Yarımadası olan hurma, birçok bölgede sevilerek tüketilmektedir. Hurmanın faydaları nelerdir, hurma nelere iyi gelir, hurma nerede yetişir gibi soruların cevabını bu makalede bulabileceksiniz. Lezzetli bir meyve olan hurma, ikramlık, iftariyelik olarak sıklıkla tüketilse de bazı hastalıkların tedavisi için de tüketildiği bilinmektedir. Özellikle İslam alemi için hadisi şeriflere konu olmasından dolayı değerli bir yönü de bulunmaktadır. En sık tüketildiği dönem ise Ramazan aylarıdır.

Hurmanın tüketilmesi, insan sağlığı üzerinde birçok olumlu etki yaratmaktadır. Besin değerleri açısından vücut için faydalı olan hurma ile oruç açmak, uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir. Vücutta DNA ve hücre yenilemesine katkı sağlayan nadir meyvelerden bir tanesi olarak ün salmıştır.

Hurma yetiştiği bölgelere göre değişkenlik göstermektedir. Genellikle küçük ceviz boyutlarında çekirdekli olarak tüketilen hurmaların yanı sıra kış mevsiminde pazarlarda, marketlerde satılan elma boyutunda hurmalar da bulunmaktadır.

Hurmanın Besin Değerleri

Hurmanın besin değerlerinde insan sağlığına faydalı çok sayıda mineral ve vitamin bulunmaktadır. Aynı zamanda tüketildiğinde kişileri tok tutma özelliğine de sahiptir. İçerdiği besin değerleri sayesinde vücutta antioksidan etkisi de bulunmaktadır.

Hurmanın içerisinde şeker, protein, lif ve yağ bakımından 16 adet farklı mineral yer almaktadır. Bunların yanı sıra C, B1, B2, A vitaminleri de içerisinde bol miktarda bulunmaktadır. Aynı zamanda hurma iyi bir flor kaynağıdır.

İçerdiği zengin flor sayesinde diş sağlığının korunmasına yardımcı olurken selenyum sayesinde de kansere yakalanma risklerini azaltmaya yardımcı olmaktadır.

Hurma Kullanım Alanları

Sağlık açısından oldukça faydalı olan hurma pek çok farklı amaçla tüketilebilmektedir. Birçok hastalıktan korunmaya yardımcı olduğu gibi vücutta meydana gelen rahatsızlıkların giderilmesinde yardımcı bir rolü bulunmaktadır.

Uzun süre saklanma koşullarına dayanıklı bir meyve olan hurmanın, yılın her dönemi tüketilmesi mümkündür.

Kansere Karşı Hurma Tüketimi

Hurma içerisinde çok sayıda sağlık için faydalı lifler yer almaktadır. Kalp sağlığının korunmasında etkin rol oynayan bu lifler, düzenli tüketildiğinde bazı kanser risklerini de önemli ölçüde düşürmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda da hurmanın en bol tüketildiği Arap ülkelerinde kansere yakalanma oranlarının düşük olduğu ortaya çıkmıştır.

Bilimsel çalışmalar ile içerisinde yer alan yüksek lifleri kolon, rahim ve göğüs kanserine yakalanma riskini düşürdüğü görülmektedir.

Hurmanın Hafıza Üzerine Etkileri

Beyin sağlığı üzerinde olumlu etkileri olan hurmanın dolaylı yoldan hafızayı kuvvetlendirdiği de bilinmektedir. A vitaminin bir türü olarak bilinen tüketildiği zaman bağırsaklar tarafından retinale dönüştürülen β-karoten hurma içerisinde yer almaktadır. Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalarda da β-karoten maddesinin düzenli tüketilmesinin hafızanın güçlenmesine katkıda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Aynı zamanda yaşlılık belirtilerini engelleyen ve beyin hücreleri üzerinde onarma, yenileme görevi gören etkileri de gözlemlenmektedir.

Hurmanın Faydalı Olduğu Hastalıklar

Hurma içerisinde yüksek oranda besin değerleri bulunmaktadır. Bu besin değerleri vücutta antioksidan görevi görmesine yardımcı olmaktadır. Böylece vücudu temizleyerek kalp damar rahatsızlıklarına yakalanma risklerini düşürmektedir.

Vücutta antioksidan etkisi oluşturan diğer meyvelerden hurmayı ayıran özelliği ise bekledikçe antioksidan özelliğinin güçlenmesidir. Düzenli olarak tüketilmesi diyabet ve yüksek tansiyon hastalıkları olan kişilerin şikayetlerinin azalmasına da yardımcı olmaktadır.

İçerdiği bol miktarda demir, kansızlık problemleri için şifa kaynağı olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle hamilelik döneminde sıklıkla ihtiyaç duyulan alyuvar gelişimini sağladığından hamile bayanlara düzenli tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Demir ihtiyacının karşılanması için günde 12 – 17 adet hurma tüketilmesi önerilmektedir.

B1 ve B2 vitaminleri içermesi ile karaciğerin güçlenmesine katkıda bulunmaktadır. Güçlü bir A deposu olması da göz sağlığını olumlu etkilemekte, gözlerin kuvvetlenmesine yardımcı olmaktadır. Sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri olan şeker ve lif bakımından zengin hurma tüketildiğinde sindirim şikayetlerini gidermektedir.

Şeker Hastalığında Hurma Tüketimi

Şeker hastalarının vücutlarında bulunan şeker oranının ayarlanması önemlidir. Bu nedenle şeker hastalığı olan kişiler beslenmelerinde son derece titiz davranmaktadır. Şeker bakımından zengin bir meyve olan hurmanın şeker hastalarının tüketip tüketemeyeceği merak konusudur.

Hurmanın içerdiği şeker türleri vücut içerisinde kolay bir şekilde dağılabilmektedir. Üstelik glikoz içermedi, vücuda dinginlikle beraber enerji sağladığı için de şeker hastalarının tüketmesinde bir sakınca görülmemektedir.

Hurma, düzenli ve yeterli miktarda tüketildiğinde vücuttaki şeker oranının yükselmesini engellediği için bazı uzmanlar tarafından şeker hastaları için faydalı olduğu da düşünülmektedir. Bazen hurma tüketiminin kan şekerini yükseltebileceği dile getirilmektedir. Bilimsel olarak bir kanıt bulunmasa da şeker hastalarının doktora danışmadan tüketmemeleri tavsiye edilmektedir.

Çocuk Gelişimi ve Hurma

Çocuk gelişiminde beslenmenin etkisi büyüktür. O nedenle anne babalar sık sık çocuk gelişimini olumlu etkileyecek gıdaları araştırmaktadır. Çocuk beden ve zihin gelişiminde önemli katkıları bulunan gıdaların arasında hurma da yer almaktadır.

İçerisinde bulunan potasyum miktarı çocuk gelişimine oldukça faydalıdır. Antiseptik özelliğe sahip olması nedeniyle de yaraların çabuk iyileşmesine katkı sağlamaktadır.

Trabzon Hurması Tüketimi

Bir diğer adıyla cennet hurması olarak da bilinen Trabzon hurması sevilen kış meyveleri arasında yer almaktadır. Çin’de yetiştirilen bu hurma, ekşimsi veya tatlı bir tada sahiptir. Asorbik asit açısından oldukça zengin, sağlığa faydalı bu meyve içerisinde B1, B3 ve C vitaminleri de yer almaktadır.

Kış meyvelerinden olan bu meyve düzenli tüketildiğinde vücut sağlığını korumaya ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye yardımcı olmaktadır. Zengin besin değerleri ile kansızlık problemine iyi gelmektedir. Ayrıca mide ve bağırsak şikayetlerinde, kolesterol ve tansiyonun dengelenmesinde, gastrit ve ülser hastalığında tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

Hurma Çekirdeğinin Kullanımı ve Sağlığa Faydaları

Hurma sadece meyve olarak faydalı değildir. Aynı zamanda hurma çekirdeği ve hurma ağacının yaprakları da bir o kadar faydalıdır. Hurma çekirdeği doğru kullanıldığında sağlığa önemli katkıları bulunmaktadır. Fakat ilaçlı tedavi gören kişilere doktora danışmadan kullanmaları tavsiye edilmemektedir.

Hurma çekirdeğinin faydalarından yararlanmak için ezilerek toz haline getirilir. Bal veya yoğurtla karıştırılıp tüketilir. Düzenli kullanılması tavsiye edilmektedir. Fakat aşırıya kaçmamak önemlidir.

Gaz ve şişkinlik problemleri, damar sertliği, kadın hastalıkları, öksürük ve balgam söktürme amaçlı kullanılması tavsiye edilmektedir.

Hurma Pekmezi Tüketimi

Meyve olarak satışa sunulan meyvenin aynı zamanda pekmezi de bulunmaktadır. Kış aylarında görülen salgın ve soğuk algınlıklarına karşı tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Soğuk algınlığına karşı tüketildiğinde anlık iyileştirici sonuç vermektedir.

Kış aylarını üşümeyi engelleyerek kişilere enerji vermektedir. Ramazan ayında uzun açlık süresiyle kaybedilen enerjinin geri kazanılması için tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Astım nöbeti, bronşların açılması, kuru öksürük, boğaz iltihaplarına karşı iyileştirici etkisi bulunmaktadır.

Hurmanın Sağlığa Bilinen Zararları

Hurma yeterli ölçüde tüketildiğinde tam bir şifa kaynağıdır. Fakat aşırı tüketilmesi çeşitli sağlık problemleri yaşanmasına neden olabilmektedir. Özellikle diyabet, tansiyon şikayetlerinde, ilaç kullanılan tedavilerde doktora danışılmadan ve aşırı tüketilmemesi gerekmektedir.

Aşırı tüketildiğinde dalağa zarar verebilen hurma, aynı zamanda göz ve baş ağrılarının oluşmasına da neden olabilmektedir.

Hurma Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bilimsel olarak faydaları kanıtlanan günlük olarak tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Doğum yapan kadınlara ve gelişim çağındaki çocuklara tüketimi önerilmektedir. Cennet hurması sadece kış aylarında tüketilirken kuru hurma yılın her anında tüketilebilmektedir.

Cennet hurması, soğuk algınlıklarından korunma amacıyla, bağışıklık sistemini güçlendirdiği için kış aylarında düzenli tüketilmelidir. Aşırıya kaçılmamasına dikkat edilmelidir.

Nar ve Nar Suyunun Faydaları

Tarih boyunca Nar çok faydalı bir bitki olarak bilinmiştir.  Şu an dünyanın her yerinde tıbbi bir meyve olarak da bilinen nar, git gide popüler olmaya devam ediyor. Birçok sağlık sektörü uzmanı, Narın güçlü bir antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklerine sahip olduğu için ona “mucize meyve” ismini takmıştır.

Türlü şifa kitaplarında mutlaka yer verilen ve günümüzde dünyanın en popüler ve en lezzetli meyvelerinden biri olan Nar oldukça faydalı bir meyvedir. Kaliforniya’da 1769’da İspanyollar tarafından keşfedilmiştir. Narın lezzetine kavuşabilmesi için havanın çok sıcak olması gerekir. Amerikanın batı bölgelerinde de yetiştiği biliniyor.

Nar, parlak, kırmızı rengiyle, taç şekline benzeyen yapısıyla farklı ve güzel bir meyvedir. Meyvenin içinde 600 civarında taneleri vardır, acı ve tatlı olarak değişmektedir, beyaz zarlarla ayrılmış, yakut kırmızısı taneleriyle, tamamen benzersizdir. Taneleri, tatlılar ve yemekler üzerine serpildiğinde güzel bir sunum ve lezzet oluşturur.

Narı, sert kabuğunu bıçak yardımıyla açarak yiyebilirsiniz. Tanelerini daha kolay çıkarmak için, bir kase soğuk suya batırın, altına düşecek olan taneleri düşürmek için yüzeyin altında tutun. Daha sonra kabuklu yüzeyinden  taneler üçer beşer düşmeye başlayacaktır.

Taze bir bardak nar suyu içmenin faydaları inanılmaz derecede fazladır.

Eğer tek tek okumak istemezseniz başlıkların üstüne tıklayıp o faydayı okuyabilirsiniz.

  1. Tansiyonu Düşürür ve Kan Basıncını Dengeler
  2. Kolesterolü Düşürür ve Kalp hastalığına Yakalanma Riskinizi Azaltır
  3. Anemi ile Savaşır
  4. Dişlerde Plak Oluşmasını Önler
  5. Daha Sağlıklı Cilde Kavuşmanızı Sağlar
  6. Genç Hissetmenizi Sağlar
  7. Kilo Vermenize Yardımcı Olur
  8. Meme Kanserinden Korur
  9. Diğer Kanserlere Karşı Korur
  10. Alzhaimer Olmanızı Önler
  11. Sperm Kalitesini Arttırır
Nar Suyu

Narın Faydaları ve İçerdiği Vitaminler

  • A vitamini
  • C vitamini
  • E vitamini
  • Demir
  • Folik asit
  • Ellagik Asit
  • Potasyum
  • Manganez
  • Fosforlu
  • Kalsiyum

Narı yemeklerde veya tatlılarda kullanmak, meyve suyunu içmek araştırmalara göre bu vitaminleri ve mineralleri boşuna içermediğini gösteriyor. Yeme içmenin dışında, bazı kanserlere, yaşlanma ve daha pek çok hastalıkla mücadele edebiliyor. ,”Nar suyu, antioksidanlar gibi davranan, vücudu oksidatif strese karşı koruyan, kanserlerin, inflamasyonun ve kalp hastalığının gelişiminde rol oynayan polifenoller içeriyor” içerir. Çalışmalar nar suyunun Alzheimer ve dişlerde oluşan plaklardan korumasına yardımcı olabileceğini göstermiştir ve hatta kilo vermek isteyenlere de önerilmektedir.

Nar acı bir meyvedir, pişme durumuna göre tatlı da olabilir çok yönlü olduğu için, araştırmacılar narın faydalarını hala kapsamlı bir şekilde inceliyor. Ama tüm araştırmacıların ortak söylediği şey, Nar, fayda sağlayan bir güç merkezidir. İşte narın faydalarından bazıları şöyledir:

1. Tansiyonu Düşürür ve Kan Basıncını Dengeler

Bir araştırmaya göre iki hafta boyunca her gün 5 bardak nar suyu içen yüksek tansiyonlu insanların kan basıncında belirgin bir düşüş olduğu görülmüştür. Meyve suyundaki polifenollerin çeşitli mekanizmalar yoluyla sistolik kan basıncını düşürmesinden sorumlu olduğunu iddia edilmektedir. “Bu nedenle Nar tansiyonu düşürme konusunda kapsamlı bir kan basıncı düşürme tedavisinde önemli bir meyvemizdir.

2. Kolesterolü Düşürür ve Kalp hastalığına Yakalanma Riskinizi Azaltır

Yapılan klinik araştırmalar sonucunda naların “kötü” kolestrolünüzü (LDL) düşürerek kolestrol seviyeleriniz üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini gösteriyor. Nar aynı zamanda arterlerinizdeki plak oluşumunu önlemek için LDK oksidasyonunu (plak oluşumuna büyük katkıda bulunan) azaltan fitokimyasal maddeleri kullanır, böylece kalp hastalığı riskinizi azaltır.

3. Anemi ile Savaşır

Yine bilimsel olarak yapılmış bir araştırmaya göre örneğin halsizlik, bitkinlik, baş dönmesi ve işitme kaybı gibi anemi belirtilerini azaltmaya yardımcı olan mineral ve demiri absorbe etmek için vücudun yeteneğini geliştirir. Eğer anemiyseniz, boş bir mide de sabahları orta boy bir nar yiyin veya kahvaltı ile bir bardak nar suyu içmeyi deneyin.

4. Dişlerde Plak Oluşmasını Önler

Düzenli olarak Nar suyu içenlerin dişleri sağlıklı olur. Neden mi? Çünkü nar suyu antibakteriyel ve antiviral özelliklerinin yanı sıra diş plağı mikroorganizmalarına karşı da korur. Bir çalışmaya göre Yaşam Antik Bilimi  (şekersiz) nar suyu içmek %32 oranında plak oluşturan birimin azaldığı görüldü.

5. Daha Sağlıklı Cilde Kavuşmanızı Sağlar

Hepimiz cildimizin sağlıklı görünmesini isteriz ama çoğu zaman bunun için bir maske bile yapmaya üşeniriz. İşte sizi çok da yormayacak bir alternatif, Nar, cildinizi nemli tuttma özelliğine sahiptir ve bir omega 5 yağ asidi bakımından da oldukça zengindir. En önemlisi nar kolajen içerdiğinden, cildinizi yumuşak, pürüzsüz ve sıkı olmasına yardımcı olur. Narlar, sebum üretimini düzenleyerek, sivilcelere neden olan cildinizin salgıladığı yağlı maddeleri ve cilt inflamasyonunu azaltarak sivilceleri önler. Akne ve sivilceyle mücadelede de etkin bir oynar.

6. Genç Hissetmenizi Sağlar

Narlar cildinizi genç hissetmenize neden olan birkaç anti-aging denilen özelliğe sahiptir. Cildinizin dış tabakasını güçlendirmeye yardımcı olur, cildin hasarını onarır, elastin ve kollajen üreten hücrelerin ömrünü uzatır ve inflamasyonu azaltır ve sizi daha az kırışıklara ve daha genç görünümlü bir cilde kavuşturur. Nar birçok doğal ürünün içinde de kullanılmaktadır; yağlar, serumlar, yüz kremleri. Çünkü içerdiği besin değerleri sayesinde eşsiz bir fayda sağlıyor. Nar suyu cildinizi korumaya güneş hasarı, daha az yaşlılık lekeleri oluşmasını engelleyerek görevini yerine getirir. Narın taze sıkılmış olmasına özen gösterirseniz iyi olur. Yalnızca nar için söylemiyoruz, meyveler taze olduklarında daha faydalı olurlar.

7. Kilo Vermenize Yardımcı Olur

Çekirdeğinde ve yaprağında yüksek seviyelerde elyaf ve c vitamini bulunduğundan, narlar açlığınızı azaltabilir. Sağlık koçlarına göre “nar ekstresinin obezite için bir iştah bastırıcı olarak kullanılabileceğini” savunurlar. Araştırmalar iştahı bastırmanın yanı sıra yaprak özütü enerji alımını yavaşlattığını ve pankreastaki lipaz aktivitesini düşürdüğünü gösteriyor. Kilo vermek isteyenlerin günde bir adet nar tüketmeleri onları daha tok tutacaktır.

8. Meme Kanserinden Korur

Nar doğal aromataz inhibitörleri içeren nadir gıdalardan biridir. Bu meme kanseri hücrelerinin çoğalmasını önleyebilir,  hatta bazılarını öldürebilir demektir. Araştırmalar, nar suyu içindeki polifenollerin meme kanalı astarındaki kanser hücrelerinde etkili olduğunu ve bu nar yağının kanser hücrelerinin yayılmasını %90’a kadar engelleyebildiğini gösteriyor.

9. Diğer Kanserlere Karşı Korur

Nar, antioksidan, c vitamini, a vitamini ve demir düzeyleri yüksek olması nedeniyle bazı kanserlerle mücadele edebilir. Bu vitaminler ve mineraller hücrelere zarar vermesini önler. Meyve ayrıca, meyve suyu, yağ ve öz ile birlikte  kanserle savaşan anti-inflamatuar özellikler de uygular. Göğüs kanserine ek olarak narın faydalı olduğu diğer,  prostat, deri , kolon ve akciğer kanserlerine karşı faydalıdır. Açık olmak gerekir ki nar kanser için harika bir gıda, mutlaka yiyin ve kurtulun diyemeyiz. Sadece mevcut tedaviye katkıda bulunma özelliğini taşımaktadır. Bununla birlikte, tümörlerin önlenmesinde de yardımcı olabilirler.

10. Alzhaimer Olmanızı Önler

Çeşitli üniversitelerde yapılan uzun araştırmalar sonunda Nar‘ın doğal bileşiği (punicalagin) Alzheimer hastalığı ile ilişkili nöro-inflamasyonu tedavisine yardımcı olmak için, anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bulundu. Alzheimer tedavisinde nar oldukça faydalıdır ve ilerlemesini de yavaşlatabilir.

11. Nar Suyu Sperm Kalitesini Arttırır

Fırat Üniversitesi’ndeki bir doktorun araştırması da nar suyunun testosteron düzeylerini arttırdığını ve sperm kalitesini arttırdığını buldu. Araştırmacılara göre, yedi hafta boyunca her gün bir miktar nar suyu içmek Nar Suyu’nun sperm ve kandaki doğal antioksidanların üretimine neden olduğunu ve spermdeki savunmasız yağ asitlerinin oksidasyona karşı korunmasına neden olduğunu buldu.

 

Narın Besin Değerleri

Amt. başına
hizmet
Günlük
Değer *
Kalori 83
Yağlı Kaloriler 10
Toplam yağ 1 g %2
Doymuş yağ 0 g %1
Trans yağ    
Kolesterol 0 mg 0%
Sodyum 3 mg 0%
Toplam Karbonhidratlar 19 g % 6
Diyet lifi 4 gr % 16
Şeker 14 g
Protein 2 g
A vitamini %1 C vitamini %2
Kalsiyum %5 Demir %16

Nar suyu nasıl içilmelidir?

Şimdiye kadar en iyi Nar Suyu taze ve evde sıkılmış olandır. Birkaç dakika içinde hızlı ve kolay bir şekilde kendi Nar suyunuzu yapabilirsiniz. Bu işlem gözünüzde büyümesin. Narı kesip açtıktan sonra suyu dolu bir kaseye koyun.

Beyaz zar üst üste yüzerken tanelerin dibe battığını görürsünüz. Bir süre bekledikten sonra zarı soyarak atın, yalnızca kırmızı taneleri bırakın ve suyu boşaltın sonra da taneleri bir blenderin içine koyun.

Taneleri bir bir kaba sıkın. Bu bir bardak nar suyu sağlığınız için çok etkili bir karışımdır.

Nar suyu nereden alınmalıdır?

Bakkalarda ve Marketlerde satılan pek çok nar suyu, aslında meyve suyu karışımları (elma, armut veya üzüm) ve aynı zamanda su ve şeker ile yapılır. Aradığınız besin değerine sahip olmadıkları için bu karışımlardan uzak durmanız önemlidir.

Nar suyu alırken, “% 100 Nar Suyu” etiketli ürünler arayın. Gerçek nar suyu genellikle diğer nar sularından daha pahalıdır.

Şunu da belirtmemizde fayda var “malik asit” veya “sitrik asit” ihtiva eden meyvelerden kaçının, çünkü bunlar ürünün sulandırıldığı gerçeğini gizlemek yazılmıştır.

Eğer size faydalı olabildiysek yorum yazmayı ve paylaşmayı lütfen unutmayın.

Limonun Faydaları Nelerdir?

Limon dünyadaki en muhteşem meyvelerden biridir. Birçok konuda insan sağlığına faydalı olarak bilinmektedir. Bu nedenle sizlere besleyici limon meyvesinin en önemli kullanım alanlarını ve faydalarını yazmaya karar verdik. Bu makalenin sonunda limonun faydalarına çevrenizden daha vakıf olacağınıza eminiz.

Limon ekşi olduğundan ötürü tek başına bir meyve olarak nadiren tüketilir, ancak daha az miktarda kullanıldıklarında otlar ve baharatlar ile kombinasyon halinde son derece popülerdirler.

Limon soslara, salata soslarına, turşulara, içeceklere ve tatlılara harika ve dinamik bir lezzet katar.

Limon ilk önce denizciler tarafından keşfedildi. Denizciler arasında sık görülen bir hastalık olan, iskorbüt tedavisine yardımcı olmak için tüketildi.

1747’de James Lind, limon ve portakalları iskorbüt hastalığına son derece faydalı olduğunu keşfetti; İskorbüt c vitamini eksikliğinden kaynaklanan vitamin eksikliği hastalığıdır.

Limonların besinsel dağılımı, insan sağlığına faydaları konusunda oldukça önemlidir.

Bu makalenin içeriğinde sizi şu başlıklar bekliyor:

  1. Limon faydaları nelerdir?
  2. Beslenme bozukluğu
  3. Diyetinize daha fazla limon nasıl eklenir?
  4. Olası sağlık riskleri

Hızlıca Limon hakkında fikir sahibi olalım

  • Limonlar güçlü bir antioksidan olan C vitamini deposudur

  • C vitamini kanseri önleme veya en aza indirme faydasına sahiptir

  • İnsan vücudundaki kolajen üretimini sağlar

  • Astımlı bazı kişiler, C vitamini sayesinde semptomlarını azaltabilirler

Limonun Faydaları Nelerdir?

Limonların yoğun bir ekşi tadı vardır ancak diğer lezzetlerle birlikte kullanıldıklarında ekstra bir boyut katabilirler.
Her çeşit meyve ve sebze tüketiminin uzun süre birçok yaşam tarzıyla ilişkili sağlık durumu riski azaltılmıştır.
Aşağıda, limon tüketmenin olası faydaları ve teoriyi desteklemek için yapılan araştırmalar bulunmaktadır.

İnme riskini azaltır

American Heart Association’a göre, yüksek miktarda limon yemesi, kadınlarda inme riskini düşürebilir.

Fazla limon yiyenler, en az tüketen kadınlara göre yüzde 19 daha düşük inme riski taşıyor. Çalışma 13 yılda 58.215 kadından elde edilen verilere dayanmaktadır.

İnme çok sık görülen bir rahatsızlıktır; Bunun nedeni beynin kan akışını engelleyen bir kan pıhtısıdır.

Kanserle mücadele eder

Güçlü antioksidan C vitamininin mükemmel bir kaynağı olan limon kansere neden olan virüslerin oluşumuna engel olur.

Bununla birlikte, araştırmalar, kanseri önlemede antioksidanların kesin yararlarına ilişkin sonuçlar ortaya koydu.

Cildinize doğal güzellik katar

Limon, doğal formda yenildiğinde veya yüze uygulandığında, güneş ve kirlilikten kaynaklanan cilt hasarına karşı savaşmaya, kırışıklıkları azaltmaya ve genel cilt dokusunu iyileştirmeye yardımcı olabilir.

C vitamini, cildin destek sistemi olan kollajen oluşumunda hayati bir rol oynamaktadır.

Astımı önleme

Yapılan araştırmalar ilmi değer ışığında değerlendirildiğinde, limonun astımı önlemede ve astımı tedavi etme özelliği olduğu görülmüştür.

Astımlı hastaların, solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanan astım alevlenmeleri varsa limonu denemeleri etkili olabilir. Yaygın görülen, soğuk kaynaklı astıma karşı C vitamininin rolü üzerine daha fazla araştırma yapılması gerektiğinin de altını çizelim.

Demir emiliminin arttırılmasına olanak sağlar

Demir eksikliği, gelişmiş ülkelerde en sık görülen besin eksikliklerinin ve aneminin önde gelen nedenlerinden biridir. Demir açısından zengin gıdalarla ve limon yemek vücudun demir emme yeteneğini en üst düzeye çıkarıyor.

Örneğin limon suyunu ıspanak ve nohutlu bir salata üzerine servis edin (her ikisi de iyi bir demir kaynağıdır).

Bağışıklık sistemini arttırmak

C vitamini yüksek gıdalar ve diğer antioksidanlar gibi bağışıklık sisteminin soğuk algınlığa ve nezli grip gibi çeşitli hastalıklara zemin hazırlayan mikroplara karşı kalkan görevindedir. Yediğimiz meyve ve sebzeler bizim bağışıklık sistemimizi güçlendirir, özellikle de kış aylarında limon ve c vitamini tüketmek sizleri hastalıklardan koruyacaktır.

Diğer faydaları

Birçok çalışma, limon’un obezite, diyabet, kalp hastalığı ve genel mortalite riskini azaltırken, sağlıklı bir cilt, artan enerji ve kilo verme konusunda fayda sağladığını söylüyor.

Kilo vermeye yardımcıdır

Limon suyun ağırlığını ortadan kaldırmak için doğal bir diüretiktir. Tek yapmanız gereken her sabah sıcak limon suyunu tüketmek. Dahası, vücudunuzdaki toksinleri ve atıkları ortadan kaldıracaktır.

Öksürüğü yatıştırır.

Kötü öksürüğü, günde iki kez balla sıcak limon suyu tüketerek yatıştırabilirsiniz. Bu boğazınızı yatıştırır ve öksürüğünüzü bastırır.

Soğuk algınlığına iyi gelir

C vitaminini yüksek içerdiğinden dolayı, limon soğuk algınlığını tedavi edecek ve burun akıntısına faydalıdır. Nane ve limon ikilisi bunun en iyi örneğidir. Ayrıca burun kaşıntısına da iyi gelmektedir.

Kanseri önler

Limon kanser tümörlerinin büyümesini yavaşlatan limonen gibi 22 anti kanser bileşiği içerir.

Böbrek taşlarına iyi gelir

Limon, sitrik asit bakımından zengindir ve böbrek taşlarını eritip oluşumunu engeller.

Karaciğerleri besler

Yine, limon asidi nedeniyle, limon karaciğerdeki safra üretimini arttırarak vücudun toksinleri ortadan kaldırır ve karaciğeri sağlıklı tutar.

Mide bulantısını giderir

Hamilelik sırasında mide bulantısı ve kusma yaşarsanız limon sizin için doğru çözümdür.

Dirseklerdeki karartıyı yok eder

Kararmış dirseklere sahipseniz ve bu durumdan rahatsızsanız limon kullanmalısınız. Limon, dirsek çevresindeki cildi hafifleten beyazlatma özelliklerine sahiptir. Dirseklerinize yarım limonu hafifçe ovup 15 dakika sonra yıkamanız gerekir. Cildiniz daha hafif ve daha yumuşak olacaktır.

Eklem ağrılarına iyi gelir

Sadece diz kapakları üzerine limon ve biber salçası uygulayarak, artritin neden olduğu ağrıları azaltabilirsiniz.

Görme bozukluklarına

Yüksek C vitamini içeriğinden dolayı, limon, katarakt da dahil olmak üzere, yaşla ilgili birçok görme sıkıntısını önleyebilir.

Tiroid Sorunlarına karşı etkilidir

Tiroid kanseri, hipotiroidizm veya hipertiroidizm gibi herhangi bir tiroid rahatsızlığından muzdarip olursanız, limon sizin için en iyi doğal çözümdür.

Hastalıkları iyileştirir

Limon C vitamini açısından zengindir, bu da karaciğerde alkolü parçalayıp akşamdan kalma olaylarını iyileştirir.

Sedef hastalığını tedavi eder

Limon suyu ile sıcak su tüketilmesi sedef hastalığını tedavi edebilir, çünkü sitrik asit kuruluk ve pullanmayı kolaylaştırır. Üstelik limon, iltihaplanmayı azaltmanıza yardımcı olacak anti-inflamatuar özellikleri bakımından zengindir.

Enerji verir

Güne bir bardak limonla başlamalısın. Sonuç olarak, enerjinizi artıracak ve hücrelerinizi gençleştirecektir.

Bağırsak Hareketlerini Destekler

Limon, d-limonene adı verilen ve bağırsak hareketlerini destekleyen ve toksinleri ve vücuttaki atıkları ortadan kaldıran bir bileşiğin doğal bir kaynağıdır.

Peptik Ülseri tedavi edici özelliği vardır

Bu durumu tedavi edebilmek için düzenli olarak limon suyuyla damıtılmış bir su tüketmelisiniz.

Kan Basıncını Normalleştirir

Düşük kan basıncına maruz kalırsanız, 1/4 fincan yağ ile yarım limonu karıştırarak bir vücut masajı yapmanız kan basıncını normalleştirir

Ter kokusunu ortadan kaldırır

Limon, antibakteriyel ve antifungal özelliklerle doludur ve koku veren bakterileri öldürür ve vücut kokusunu ortadan kaldırır. Tam bir limonu bir kova su içinde sıkıştırın ve banyo yapın.

Parkinson Hastalığına iyi gelir

Limon kabuğunda parkinson hastalığı gibi beyin rahatsızlıklarına yardımcı olabilecek tengeretin vardır.

Ödeme iyi gelir

Limon suyu ayrıca kas bölgesinde ödem tedavisi de yapabilir.

Burun Kanamasını Durdurur

Burun kanamalarını derhal durdurmak için burun deliklerinize limon suyu damlatmanız yeterli olacaktır.

Ağız kokusunu önler

Limon, asitli doğası nedeniyle kötü kokuyu tedavi eder. Yarım limon alıp biraz tuz ve kabartma tozu ilave edip, ardından, dişlerinize ve diş etlerine sürtün. Kötü solunumun ortadan kaldırılmasının yanı sıra, bu yöntem dişlerinizi beyazlatacaktır.

İç Kanamayı Azaltır

Limon, kan pıhtılaşmasını önleyebilen ve iç kanamayı azaltabilen antikoagülan özelliklere sahiptir.

Limonun besin değerleri

USDA Ulusal besin veri tabanına göre, bir limon, kabuksuz (yaklaşık 58 gramdır) ve şu besinleri barındırır.

  • 17 kalori
  • 0.6 gram protein
  • 0.2 gram yağ
  • 5.4 gram karbonhidrat (1.6 gram elyaf ve 1.5 gram şeker dahil)
  • Günlük C vitamini ihtiyaçlarının yüzde 51’i

Limonlarda az miktarda tiamin, riboflavin, B-6 vitamini, pantotenik asit, kalsiyum, demir, magnezyum , fosfor, potasyum, bakır ve manganez bulunur.

Bir bardak limonun besin değerleri:

  • 7 kalori
  • 0.1 gram protein
  • 0.1 gram yağ
  • 2.1 gram karbonhidrat (0.1 gram lif ve 0.1 gram şeker dahil)
  • Günlük C vitamini ihtiyaçlarının yüzde 23’ü

Limon diyeti nasıl yapılır?

Limon salatalara eşsiz bir lezzet katar.
Limonlar olgun olduğunda toplanmalıdır, çünkü birçok meyveden farklı olarak, dalından koparıldıktan sonra olgunlaşmazlar ve gelişmezler.

Limonlar doğrudan güneş ışığından uzakta oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Limon, genellikle çorba, balık, karides, tarak, tavuk ve birçok Akdeniz yemeklerinde ve tatlılarda kullanılır.

Muzun Faydaları

Muz, dünyada en çok tüketilen meyvelerden biridir. Düzenli aralıklarla muz yemek kan basıncını düşürmenize ve kanser ve astım risklerini azaltmanıza yardımcı olabilir.

Günümüzde muz en az 107 ülkede yetiştirilmektedir ve dünyadaki gıda ürünleri arasında dördüncü sırada yer almaktadır. Parasal değeri vardır. Amerikalılar, elma ve portakaldan daha çok muz tüketiyorlar.

Dünyada o kadar çok muz tüketiliyor ki, insanların şu soruyu sormaları şaşırtıcı değil: Muz sağlığımıza faydalı mı?

muzun-faydalari
Muz

Bu makalede muzun sağlığımıza olan faydalarına enine boyuna değineceğiz. Muz başlıca kalp sağlığının iyiye gitmesine ve düzenliliğini teşvik etmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, insan vücudunda kötüye giden sağlık risklerini onarıyor.

Bir muzun antioksidan ve elyafı vardır. Aynı zamanda manganez, potasyum, C vitamini ve B vitamini içerir. Muzdaki besin seviyesi olgunlaştıkça artar.

Muz, kaslarınızı geliştirmek için gerekli olan mükemmel bir magnezyum kaynağıdır. Spor yapmanıza rağmen kaslarınız gelişmiyorsa, magnezyum eksikliğiniz olabilir. Muz yemek size besin maddeleri verecek ve kasların kasılmasına ve rahatlamasına yardımcı olacak ve yağsız kasları oluşturmanıza yardımcı olacaktır. Muz ayrıca vücutta depolanan yağları serbest bırakan ve işleyecek olan magnezyum içermektedir.

Bu makalenin içeriğinde şunlara değineceğiz.

  1. Potasyumun sağlığa faydaları
  2. Muzun sağlığa faydaları
  3. Muzun beslenme profili
  4. Diyetinize daha fazla muz eklenmesi
  5. Riskler ve önlemler

Potasyumun sağlığımıza yararları

Muz potasyum denilen mineraller açısından zengindir. Bu mineral vücuttaki sıvı seviyelerinin korunmasına yardımcı olur ve besin maddelerinin ve atık ürünlerin hücrelere girmemesini önler, çünkü bu mineral oldukça önemlidir.

Potasyum kasların kontrole ve sinir hücrelerine cevap vermesine yardımcı olur. Kalbi düzenli olarak dayatır ve sodyumun kan basıncına olan etkisini azaltabilir.

Potasyum, yaşlandıkça böbrek taşlarının oluşma riskini azaltabilir. Buna karşılık, sağlıklı böbrekler doğru miktarda potasyumun vücutta tutulduğundan emin olurlar.

Bir orta boy muz 422 miligram potasyum içerir.

Muzun sağlımıza faydaları

Muz yüksek potasyum, iyi düzeyde protein ve diyet lifi içerirler.

Aşağıda, muz ile ilişkili olası sağlığa ilişkin faydalar verilmiştir.

1) Kan basıncı

Düşük sodyum alımının sürdürülmesi kan basıncını düşürmek için şarttır, ancak artan potasyum alımı vazodilatasyon etkileri nedeniyle de o kadar önemli olabilir. Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketine göre, ABD’li yetişkinlerin %2’den azı günlük 4700 mg öneriyi karşılıyor.

Ayrıca, yüksek bir potasyum alımı, tüm nedenlerden ölenlerin %20’sinde azalma ile ilişkilidir.

2) Astım

London Imperial College tarafından yapılan bir araştırmaya göre, günde sadece bir muz yiyen çocukların astım olma olasılığının %34 daha düşük olduğu belirtildi.

3) Kanser

Çocuklar ilk iki yılında muz, portakal ve portakal suyunun tüketirlerse çocuklarda lösemi gelişme riskini azaltabilir. Muz gibi sebze ve meyvelerden alınan yüksek lif alımları kolorektal kanser riskini düşürür.

4) Kalp sağlığı

Muzdaki lif, potasyum, C vitamini ve B6 içerdiğinden kalp sağlığına iyi gelir. Vanderbilt Tıp Fakültesi’nde klinik bir tıp profesörü olan Mark Houston’a göre, potasyum alımının artması yanında sodyum alımının azalması da bir kişinin kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için yapabilecekleri en önemli diyet değişikliği olduğunu gösteriyor.

Yapılan bir araştırmaya göre günde 4069 mg potasyum tüketenlerin, kalp hastalığından ölme riski, daha az potasyum tüketenlere göre (günde yaklaşık 1000 mg) kıyasla %49 daha düşük.

Yüksek potasyum alımı, inme riskini düşürür, kas kütlesi kaybına karşı koruma sağlar, kemik mineral yoğunluğunun korur ve böbrek taşlarının oluşumundaki azalma ile de ilişkilidir.

5) Diyabet

Çalışmalar, yüksek lifli diyetleri tüketen tip 1 diyabetiklerin kan şekeri seviyesinin daha düşük olduğunu ve tip 2 diyabetlilerin kan şekeri, lipid ve insülin düzeylerini iyileştirdiğini göstermiştir. Bir orta muz yaklaşık 3 gram lif sağlar.

6) Sindirim sistemi sağlığı

İshal tedavisinde elma posası ve muz gibi mülayim gıdalar önerilir.

Potasyum gibi elektrolitler ishal sırasında çok miktarda kaybedilir ve etkilenen kişilerin zayıflamasına neden olabilir. Muz bu kayıp besinlerin yerini alabilir.

Muz ayrıca düzenli tuvalete çıkmayı ve potasyum depolarını yenilemeye yardımcı olabilir.

7) Hafızayı koruma ve mutluluğu arttırma

Muz ayrıca triptofanı da içerir; bu amino asit, hafızayı korumak ve ruh halinizi arttırmada rol oynayan bir amino asittir.

Muzun beslenme profili

Bir muz porsiyonu 126 gram olarak kabul edilir. Bir muz porsiyonunda 110 kalori, 30 gram karbonhidrat ve 1 gram protein bulunur. Muz doğal olarak yağ, kolesterol ve sodyum içermezler.

Muz çeşitli vitamin ve mineraller sağlar:

  • B6 vitamini – 0.5 mg
  • Manganez – .3 mg
  • C vitamini – 9 mg
  • Potasyum – 450 mg
  • Diyet Fiber – 3g
  • Protein – 1 gr
  • Magnezyum – 34 mg
  • Folate – 25.0 mcg
  • Riboflavin – .1 mg
  • Niasin – .8 mg
  • A vitamini – 81 IU
  • Demir – .3 mg

Yetişkinler için önerilen potasyum alımı günde 4.700 miligramdır.

Diyetinize daha fazla muz eklenmesi

Sabah tahılınıza veya yulaf ezmesine dilimlenmiş bir muz eklerseniz, daha sağlıklı kahvaltı yapabilirsiniz.

Muz yıl boyunca taze kalabilir. Diğer meyvelerden farklı olarak, muzun olgunlaşma süreci toplandıktan sonra yavaşlamaz. Muzlar oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Sıcaklık arttıkça, daha hızlı muz olgunlaşır. Bununla birlikte, olgunlaşmayı yavaşlatmak için muz soğutulmalıdır. Muzun dış kabuğu koyulaştırılacak, ancak muzun kendisi daha da sağlam kalacak.

Daha hızlı olgunlaşmayı teşvik etmek için muzu oda sıcaklığında kahverengi bir kağıt torba içine yerleştirin.

Sabah tahılınıza veya yulaf ezmesine dilimlenmiş bir muz eklerseniz, daha besleyici bir kahvaltı yapmış olursunuz.

Elma posası gibi, olgunlaşmış marmelat, yağ veya tereyağı yerine pişmiş ürünler olarak kullanılabilir.

Muz hangi koşullarda zararlı

Kalp hastalığı için en sık verilen bir ilaç türü olan beta- blokerler, kanda potasyum seviyelerinin artmasına neden olabilir. Muz gibi yüksek potasyum gıdalar beta bloker kullanırken azar azar tüketilmelidir.

Çok fazla potasyum tüketilmesi, böbrekleri tam olarak fonksiyonel olmayan kişiler için zararlı olabilir. Böbrekleriniz fazla potasyumu kandan alamazlarsa ölümcül sonuç doğurabilir.

“Kalp hastalığı ve hipertansiyon için kullanılan bazı ilaçlar, potasyum seviyelerini artırabilme potansiyeline sahiptir. Örneğin, Labetalol gibi belirli beta blokerleri, lisinopril ve Losartan gibi aldosteron hormonu eylemlerini engelleyerek etkili ilaçlar ve spironolakton gibi belirli diüretikler ve Eplerenone: Bu sadece kısmi bir listedir ve potasyum düzeyleri endişe konusu olursa doktorunuza danışmalısınız. ”

Bazı insanların muza alerjisi olabilir. Muz alerjisi olan biri muz yerse, ağız ve boğazda kaşıntı, ürtiker , şişme ve hırıltı gibi belirtiler görülebilir.

Muz bazı insanlarda migreni tetikleyebilir. Sıklıkla migren ağrısı yaşayan insanlara günlük yarım muzdan daha fazla yememesi önerilir.

Muz ayrıca çok miktarda lif içerir. Çok fazla lif yemesi şişkinlik, gaz ve mide kramplarına yol açabilir.