Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir? En Doğru Bilgiyi Keşfet

Şeker hastalığına ne iyi gelir? Şeker hastalığı veya diğer adıyla diyabet dünyada milyonlarca insanın sahip olduğu kronik bir rahatsızlıktır. Vücuttaki insülin hormonuyla alakalı olan bu hastalığın tedavisinde ilaç veya insülin enjeksiyonu kullanılır.

Ancak bu ilaçların dışında beslenme düzeninde yapılan değişiklikler, egzersiz ve alternatif tedaviler şeker hastalığını tedavi edebilir veya semptomları azaltabilir. Şeker hastalığı nedir?  Tip 1 diyabet ve tip 2 diyabet nedir? En çok merak edilen şey ise şeker hastalığına ne iyi gelir beslenmeyle ve yaşam tarzıyla, besinler ile bir şeker hastasının hayatı nasıl olmalıdır? Bunları yazımızda ayrıntılarıyla sizler için açıkladık.

Şeker Hastalığı Nedir?

[vurgu color=”#27ae60″]Şeker hastalığına ne iyi gelir[/vurgu] diye merak ederken kısaca şeker hastalığı nasıl bir hastalıkmış tanıyalım. Diyabeti şeker hastalığı olarak tanımlamak biraz eksik bir isimlendirme olur. Şeker hastalığı denilen durum aslında ikiye ayrılmaktadır. Tip 1 şeker hastalığı (tip 1 diyabet) ve tip 2 şeker hastalığı (tip 2 diyabet) olarak görülür. İkisinin farkı nedir ve nasıl oluşur? Aşağıda açıklıyoruz.

Tip 1 Diyabet Nedir?

Tip 1 diyabet genellikle 20 yaş altındaki bireylerde yani çocukluk ve ergenlik döneminde görülür. Ömür boyu süren, hayatın tamamını etkileyen bir hastalıktır. Bu hastalığın oluşumu bilim insanlarının bile çözemediği bir durumdur. Tip 1 diyabet nasıl oluşur? Diyabette anahtar hormonumuz insülindir. Pankreasımız insülini salgılayan organdır.

Tip 1 diyabete sahip bireyler, pankreastan insülin salgılayamaz. Çünkü, hücreleri yok olmuştur. Nasıl yok olabilir? Bağışıklık sistemi düşük olan bireylerin çok kolay hasta olduğunu biliyoruz. Sebebi, vücut dışarıdan gelen saldırılara karşı güçsüzdür, kolayca hastalığa yenilir.

Tip 1 diyabete sahip bireylerin immün (bağışıklık) sistemi kendi kendine zarar verir. Maalesef yanlış duymadınız! Vücut kendi pankreasına zarar verir, insülin üreten hücreleri (pankreasın beta hücreleri) yok eder. Bunun neden olduğunu, niye saldırdığını bilim adamları henüz açıklayamamıştır.

Bu saldırının sonucunda artık vücut insülin üretemez ve kan şekeri düzenlenemez. Her yemekten sonra veya açlıkta hiperglisemi-hipoglisemi riski oluşur. Bu yüzden ömür boyu enjeksiyona bağımlı olarak yaşarlar.

Tip 2 Diyabet Nedir?

Hayatın ilerleyen dönemlerinde birçok faktörden etkilenerek oluşur. Toplumda çok sık görülür. Yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinde görülür. Tip 1 diyabetten farklı olarak vücutta insülin üreten hücreler tamamiyle yok olmamıştır. Üretimi sağlanabilir ancak bazen çok yetersizdir. Bazen ise üretilen insüline karşılık yanıt verilemez.

Neden tip 2 diyabet oluşur? Sebebi birçok faktörden etkilenir.

 #  Ailede tip 2 diyabet geçmişi

 #  55 yaşın üzerinde olma (yaş ilerledikçe yakalanma riski artar)

 #  Aşırı kilo (obezite)

 #  Yüksek tansiyon

 #  Polikistik over sendromu

Yukarıda yazan faktörlerden birinin veya birden fazlasının olması tip 2 diyabeti oluşturur. Yani, yaşam tarzı ve beslenme biçiminden oldukça etkilenir. Bu yazımızda tip 2 diyabetin tedavisinde kullandığımız ilaçların yanında nelere dikkat etmeliyiz? Şeker hastalığına ne iyi gelir tedavisi nasıl olmalı? Bunlardan bahsedeceğiz.

Şeker Hastalığı (Tip 2 Diyabet) Tedavisi

Şeker hastalığının etkilerini yemek yedikten sonra veya uzun süre aç kaldığınızda hissedersiniz. Baş dönmesi, baş ağrısı, birden yemeğe saldırma, ellerin titremesi, gözlerin kararması gibi semptomların hepsi kan şekeri ve insülin dengesiyle alakalıdır.

Beslenmenin bu kadar önemli olduğu bir hastalığın tedavisinde yediklerimiz önemli olmayacak mı? Tabi ki olacak… Ancak, neye dikkat etmeniz ve ne yemeniz gerektiğini bilmiyorsanız bu yazı size yardımcı olabilir.

 #  Tedavi yönteminde en önemli nokta: Doktorunuzun verdiği ilaca kesinlikle devam etmelisiniz. Burada yazılanlar sizin için iyileşmenizde, daha az semptom göstermenizde destek sağlayacaktır.

 #  İlk anahtar, beslenme! Ne zaman yemek yiyorsunuz? Neler yiyorsunuz? Ne kadar süre aç kalıyorsunuz? Bu yazıyı okumadan önce ilk olarak bu soruları kendinize sormalısınız. Kendinize dürüstçe cevaplar verin ve çözümü bulmak için yazıyı okumaya devam edin.

 #  İkinci anahtar, egzersiz! Haftada kaç gün egzersiz yapıyorsunuz? Kaç adım yürüyorsunuz? Hareket etmek, yazıyı okuduktan sonra düşündüğünüzden çok daha önemli olacak.

Şimdi şeker hastalığı tedavisi, beslenme, özel besinler ve egzersizden bahsetmeye başlayabiliriz.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir?

Şeker hastalığına ne iyi gelir sorumuzun cevabına geldik sizler için madde madde sıralamaya çalıştık. Üzerine tıklayarak hızlıca okuyabileceğinizi unutmayın ama sırasıyla okumanızda fayda var.

 1  Beyaz Undan Uzaklaşmak
 2  Şekeri Hayatınızdan Çıkarmak
 3  Kızartma Tercih Etmemek
 4  3 Ana Öğüne Dikkat Etmek
 5  Saatli ve Düzenli Yemek
 6  Tabakta Dengeli Beslenmek
 7  Uzun Süre Aç Kalmamak
 8  Glisemik İndeksi Düşük Beslenmek
 9  Egzersiz Yapmak
 10  Krom Takviyesi Kullanmak
 11  Magnezyum Desteği Almak
 12  Koenzim Q10 Takviyesi
 13  Tarçın
 14  Balık Yağı
 15  Zerdeçal
 16  Zencefil
 17  Kudret Narı

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Beyaz Undan Uzaklaşmak

Şeker Hastalığına Beyaz Un İyi Gelir
Şeker Hastalığına Beyaz Un İyi Gelir

Beyaz undan yapılan ekmek, poğaça, börek ve benzeri hamur işleri ciddi düşmanınız olacaktır. Çünkü, içeriği sadece küp şekerden oluşuyor diyebiliriz. Neden mi? Tarlada üretilen dışı kepek, içi ruşeym olan tok tutucu buğday öğütülür, öğütülür… En son bembeyaz hale gelir.

Bembeyaz un ise sadece enerjidir. Yediğiniz andan itibaren kanınıza karışarak kan şekerinizi yükseltir. Kan şekerinde ani fırlamalar yaşamamalısınız. Bunun için beyaz undan yapılan yiyeceklerden uzak durmalısınız.

Ekmeği ve unu tamamen hayatınızdan çıkarmalı mısınız? Hayır, beyaz un yerine besleyici değeri yüksek tam tahıl, çavdar, kepekli unları ekleyerek değişiklik yapmanız yeterli olacaktır. Beyaz una damak tadınız alışmış olabilir ancak birkaç denemeden sonra tahıllı unlardan da keyif alacaksınız!

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Şekeri Hayatınızdan Çıkarmak

Bu başlığı büyük ihtimal tahmin ediyordunuz. Şekerli yiyeceklerin tek yaptığı boş enerji sağlamaktır. Sağladığı enerjinin dışında hiçbir besin değeri, faydası yoktur. Hatta zararı var!

Şeker içeren besinleri tükettikten sonra kan şekeriniz birden yükselecektir. Vücudunuz bu duruma şaşıracak ve insülin yollayacak ancak hücreleriniz buna dirençlidir. Düşmeyen kan şekeri sizde baş dönmesine, baş ağrısına neden olacaktır.

Yapmanız gereken tek şey şekeri hayatınızdan atmaktır. Yukarıdaki beyaz un gibi şekerde tadında alışkanlık yapmıştır. Bırakmakta zorlanabilirsiniz. Adım adım ilerlemek şekere yeni alternatif tatlılar koymak size yardım edebilir.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Kızartma Tercih Etmemek

Türkiye’de oldukça sık yapılan yemek türlerinden biri de yağ da kızartılarak yapılan yemeklerdir. Diyabet hastaları kalp rahatsızlıkları açısından risklidir. Aynı zamanda insülini hücrelerin algılayamadığından bahsetmiştik. Bu hücrelerin iletişimde bozukluk ve hasar yaşadığını gösterir.

Kızartma yağ kullanarak hücre hasarınızı daha da arttırırsınız. Kızartma yapılan yağlarda trans yağ oluşur. Bu yağ damar tıkanıklığı, hücre hasarı, kalp rahatsızlıkları risklerini tetikler.

Özellikle düzeltilmesi gereken hücreleriniz daha da kötüleşir hale gelir. Kızartma yerine haşlama ve fırında pişirmeye geçmelisiniz. Emin olun, fırında yaptıklarınız çok lezzetli olacak! Alışık olduğunuz tatlarda değişiklik yapma zamanı geldi! Mutfağınızda lezzet ve sağlığı bir araya getirebilirsiniz.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: 3 Ana Öğüne Dikkat Etmek

Uzun zamandır popüler bir konu: Kaç öğün yemek yemeliyim? Bu soruya kanıtlanmış bir cevap yoktur. 3 öğün mü 6 öğün mü sağlıklı bilim dünyası bunu şöyle açıklıyor: Bireyin çalışma saati, günlük hayat koşulları bu durumu etkiler. Ancak diyabete (şeker hastalığı) sahip bireyler düşük kan şekeri yaşamamalı ve dengede insülin salgılamalıdır.

Bu yüzden minimum 3 ana öğün sağlamalısınız. Sabah kahvaltısı, öğlen yemeği ve akşam yemeğinizi her gün ayarlamaya çalışmalısınız. Her gün üç öğün sağlıklı beslenmek kan şekerinizi düzenleyecektir. Kilo probleminiz varsa size yardımcı olacaktır.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Saatli ve Düzenli Yemek

 İşte diyabeti çözmenin sırrı!  Her sabah aynı saatte kahvaltı, sabit bir öğle yemeği ve akşam yemeği saati oluşturmalısınız. 1 gün boyunca düzenli yemeniz hemen etki göstermez. Uzun süreli yapılan düzenli yemek yeme programı size daha düzenli bir kan şekeri, daha az baş ağrısı sağlayacak. ‘’Yemek yemeyi unuttum!’’ Ellerim titredi ve mutfak tezgahındaki bisküviye saldırdım derdiniz olmayacak.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Tabakta Dengeli Beslenmek

Tabakta Dengeli Beslenmek Şeker Hastalığına İyi Gelir
Tabakta Dengeli Beslenmek Şeker Hastalığına İyi Gelir

Sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve akşam yemeğini saatleriyle beraber ayarladınız. Hastalıktan kurtulmak istiyorsanız harika başlangıç!  ‘’Ana öğünlerde ne yiyeceğim?’’ Şimdi sizi bu dertten kurtarıyoruz. Her öğünde tabağınızda sebze yemeği, salata veya sebzeler bulunmalıdır. Böylece antioksidan zengin beslenmiş olur ve hücrelerinizi korursunuz.

Diğer seçeneğiniz sabah kahvaltısında yumurta veya peynir, öğle ve akşam yemeğinde et, tavuk veya balık olmalıdır. Tabağınıza koyacağınız 3. Seçenek ise isterseniz yoğurt, ayran veya cacık isterseniz de çiğ kuruyemişlerden ceviz, badem, fıstık olabilir! Hatta kuruyemişleri salatanızın üzerine koyabilirsiniz.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Uzun Süre Aç Kalmamak

Eğer ki şeker hastalığına sahipseniz kendinizi uzun süre aç bırakmamalısınız. Maksimum 3 saatlik açlıklar kilo vermenize, insülin salgısını düzenlemenize yeterli olacaktır. Atıştırmak kilo aldırır diye korkmayın.

Tam tersi kilo vermenize yardımcı olacaktır. Ama en önemlisi ne yediğinizdir. İster ara öğün, ister atıştırmalık diyin burada yiyecekleriniz çok önemlidir. Sizin için faydalı olacak besinler: meyveler, kuruyemişler, tahıllı ürünler, kefir, süt ve yoğurt denilebilir.

Bu yiyeceklerle yeni tarifler denemek, hatta tatlılar yapmak sizi mutlu edecektir. Tatlı dediğimize bakmayın meyve ve kuruyemiş kullanarak lezzetli ama sağlıklı tatlılar yapmak mümkün! Kendinize değer verin ve yediklerinizi, vücudunuzu önemseyin. Sıkılmamak için yeniliklere açık olmayı unutmayın.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Glisemik İndeksi Düşük Beslenmek

Bu meşhur kelimenin ne olduğunu öğrenme zamanı geldi! Glisemik indeks nedir? Yediğimiz bazı besinler kan şekerini birden yükseltiyor (şeker gibi). Ancak bazıları kan şekerine denge sağlıyor, vücudun dengesini bozmuyor (sebzeler gibi). İşte bu durumu belirleyebilmek için glisemik indeks denilen bir değer bulunmuştur.

Bütün yiyecekler bu değere göre sınıflandırılmıştır. Sizin için önemli olan glisemik indeksi düşük yiyecekler tüketmektir. Bunlar:

 #  Tam tahıllı, kepekli veya çavdarlı ekmek, tam tahıllı makarna, tam tahıllı veya kepekli galeta ve tam tahıllarla yapılan birçok hamur işi

 #  Meyvelerde dikkat edilmesi gereken: yumuşamamış meyveleri tercih etmelisiniz. Yumuşayan meyvelerin kan şekerinizi yükseltme hızı artar. Olgunlaşmamış muz, olgunlaşmamış ananas, olgunlaşmamış mango

 #  Sebzelerin tümü

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Egzersiz Yapmak

Egzersizin sağlık için ne kadar gerekli olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle şeker hastalığına sahip bireyler bu konuda daha çok özenmelidir. Çünkü, kan şekerini kontrol etmek egzersizi düzenli yapan bireylerde çok kolaylaşır. Egzersiz yaptığınız sürede vücudunuz kan şekerini kullanmak için insüline ihtiyaç duymaz.

İnsülin salgılanması ve düzenlemesi bozuk olan diyabetli hastalar için bu çok büyük bir avantajdır. Diyabetli bireyler kalp rahatsızlıklarına yakalanma riskine sahiptir. Bunun önlenmesi için egzersizi hayatınıza eklemek çok yardımcı olacaktır.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Krom Takviyesi Kullanmak

Krom mineralinden zengin gıdalar tüketmek size yardımcı olacaktır. Krom, vücutta kan şekerinin düzenlenmesinde yardım eder. Yıllardır yapılan çalışmalar diyaet tedavisindeki etkisini göstermiştir. Krom pikolinatı hangi yiyeceklerden alabilirsiniz? Genellikle sebzelerde özellikle brokolide bulunur.

Şeker hastaları için brokoli kan şekerinizin düzenlenmesinde destek sağlar. Her öğün tabağınıza koyacağınız sebzelerin arasında brokoliyi eksik etmeyin! Doktorunuza danışarak krom tableti destek olarak alabilirsiniz.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Magnezyum Desteği Almak

Diyabet hastalarının %80’i magnezyum eksikliği yaşamaktadır. Magnezyum bir mineraldir. Vücutta eksikliği görülünce kas kramplarına, uykusuzluğa neden oluyor. Şeker hastalığında da çok etkilidir. Hücrelerde 300’den fazla biyolojik görevi olan bu mineralin eksik olması, sizcede birçok soruna yol açmaz mı?

Kan şekeri düzenlemesinde etkili olduğu da kanıtlanmıştır. Ispanak, fındık, çim ve çayırlarda beslenmiş hayvanların eti ve bazı tohumlar magnezyumdan zengindir. Aynı zamanda dışarıdan tablet olarak kullanılabilir. Kullanmadan önce doktorunuza danışmalı, kan tahlilinde magnezyumu kontrol ettirmelisiniz.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Koenzim Q10 Takviyesi

İsmi oldukça farklı gelen bu bileşen vücutta doğal olarak bulunur. Koenzim Q10 takviyesiyle ilgili çalışmalar şekerhastalığında görülen biyokimyasal bulguları azalttığı ve damar sağlığını arttırdığını göstermiştir.

HemoglabinA1c düzeylerini düzenlediği (diyabet için olumlu bir bulgu), E vitamini seviyesini arttırdığını göstermiştir. Bu demek oluyorki, kan şekeri seviyesinde dalgalanmalar görülmüyor ve E vitamini ile pankreasımız korunuyordur.

Takviye olarak kullanılması kolesterol, kalp hastalıkları ve daha birçok rahatsızlıktan koruduğunu göstermektedir. Diyabet tedavisinde yardımcı olacaktır. Eczanelerde bulunan bu takviyeyi satın almadan önce doktorunuza danışmalısınız.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Tarçın

Kan şekerinden bahsedip duruyoruz. Dengede olmasını sağlayacak en güzel baharat tarçındır. İnsüline cevap vermeyen hücrelerinizin düzelmesine yardımcı olur. Toz halini meyvelerin üzerine dökebilirsiniz. Çubuk halini suyunuza, meyve sularınıza atabilir, gün içinde o sudan içebilirsiniz.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Balık Yağı

Haftada 3 gün balık tüketiyor musunuz? Tüketmiyorsanız sinir hücrelerinize, hastalığınıza kötülük ediyorsanız. Balık tüketmek yerine balık yağı kullanabilirsiniz. Uzmanların sürekli balık önermesinin sebebi içerisindeki mucizevi omega-3 yağıdır. Omega-3’ün diyabetteki yardımı kanıtlanmıştır.

İnflamasyonu önler ve diyabeti tedavi eder. Özellikle diyabet olan bireylerin trigliserid (kan yağı) seviyesi, kolesterol düzeyi yüksek görülür. Bu durumu düzeltmek için omega-3 kullanımı çok yardımcıdır.

Kullanacağınız markanın EPA/DHA oranına, kullanılan balık türüne (cıva gibi ağır metaller içeriyor mu?) dikkat etmelisiniz. Bu konuyla ilgili soruları eczacınıza sorup, yardım almalısınız.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Zerdeçal

Şeker Hastalığına Zerdeçal İyi Gelir
Şeker Hastalığına Zerdeçal İyi Gelir

Zerdeçalın içerisindeki kurkumin biyokimyasalı antimikrobiyal, antiglisemik ve antioksidan özelliklere sahiptir. Ne demek oluyor ve diyabete nasıl yardım eder? Öncelikle şeker hastalığında hücrelerimizi kuvvetlendirmek, sinyale cevap vermesini sağlamak önemlidir.

Zerdeçalın içeriğindeki antioksidan hücreleri hasara korur, antimikrobiyal özellik ise mikroplara karşı savaşır. Aynı zamanda kan şekerini düzenleyerek diyabete yardımcı olur. Bu özellikleriyle insülin direnci ve diyabet tedavisinin baş tacıdır.

Kök, kapsül, toz ve yağ şeklinde satılmaktadır.Yan etkisi görülmemektedir ancak aşırı kullanımında reflü ve akne problemlerine yol açabilir. Kullanırken miktarını abartmamalı ve dikkatli kullanmalısınız.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Zencefil

Şeker Hastalığına Zencefil İyi Gelir
Şeker Hastalığına Zencefil İyi Gelir

Birçok bilimsel araştırma gösteriyor ki vücutta insüline olan yanıtını arttırmakta zencefil çok etkilidir. Aromatik olan bu baharat kan şekeri seviyesini düşürmeye de yardımcıdır. Taze zencefili içeceklerinize, suya, çaya katabilir veya yemeklerde kullanabilirsiniz. Toz halini veya yağını da tercih edebilirsiniz. Kullanırken çok fazla miktarda eklememeye dikkat etmelisiniz.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir: Kudret Narı

Kudret Narı Şeker Hastalığına İyi Gelir
Kudret Narı Şeker Hastalığına İyi Gelir

Kudret narı, tip 2 diyabette tedavi olarak uzun yıllardır kullanılmaktadır. İçerisinde bulunan 3 madde iyileşmede yardımcı olmaktadır. Bu maddeler; charantin, vicine ve polipeptid-p’dir. 3’ünün etkisi kan şekerini düşürür, insüline benzer yanıt oluşturur. Diyabetin tedavisinde bu şekilde yardımcı olurlar.

Aynı zamanda içerisindeki lectin isimli bileşen kan şekerini düşürmeye yardımcı olur. Yapılan çalışmalar ve önemli dergilerdeki yazılara göre: kudret narı kullanımı kan şekerini düşürür, dengesinin düzenlenmesinde yardımcı olur.

Tip 2 diyabetin iyileşmesini istiyorsanız mutfağınızda ve kendinizde değişiklik yapmaya çalışmalısınız. Yemek düzeni ve neler yediğiniz çok çok önemlidir. Daha iyi ve daha sağlıklı bir hayata kavuşmak istiyorsanız yazımızdaki bilgileri dikkate almayı unutmayın.

Yazımız tamamen bilgilendirme amaçlıdır ve tavsiye niteliği taşımaktadır. Alternatif tedavi olarak düşünüp uygulamanız tamamen sizin tercihinizdir.

Unutmayın şeker hastalığı her ne kadar genetik olsa da bir yeme içme bozukluğu hastalığıdır. Yediklerimize dikkat ettiğimiz zaman şekerimizi mümkün olduğunca kontrol altında tutabileceğinizi unutmayın.

İnsülin kullanan hastalar insülin saatlerini kaçırmamaları gerektiğini aklından çıkarmasın, hastalığı kabullenip onunla yaşamayı öğrenmelisiniz. Diyabet kontrol altında tutulduğunda yaşanabilecek bir hastalıktır. Kıymetli vaktinizi ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Kabızlığa ne iyi gelir?

Eğer kabız olduğunuzu hissetmeye başladıysanız endişelenmenize gerek yok, [vurgu color=”#dd3333″]kabızlığa ne iyi gelir[/vurgu] başlığı altında sizler için birçok çözüm hazırladık. Kabızlığınız ilerlediyse ve günleri hatta haftaları bulduysa hayatınız kabusa döner çünkü şişkin, rahatsız edici ve böyleyken bir şey yiyememek kabızlığın hoşnut olmayacağınız belirtileri. Düzenli olarak kabız oluyorsanız bu makalemizden öğreneceğiniz çok şey olabilir.

Kabızlık, herkesin bildiği üzere bağırsakların yavaş çalıştığından dolayı ortaya çıkan bir rahatsızlık. Bu durumdan kurtulmak için, sindirim sisteminizi çalıştırmaya başlamanız gerekir. İlaçlar yan etkilere neden olabileceğinden, kabızlığı hafifletmek için meyve suları gibi doğal tedaviler oldukça etkili. Bağırsaklarınızı çalıştırmaya yardımcı olacak ve ayrıca kolonunuzu temizleyecek çeşitli ilaçlar ve evde uygulayabileceğiniz doğal çözümler var. Kabızlığa neyin iyi geldiğini bu yazımızın sonunda umuyoruz ki biliyor olacaksınız.

Arzu ettiğiniz konuya hızlıca gitmek isterseniz üstüne tıklamanız yeterlidir. 

  1. Kabızlığa iyi gelen meyve suyu tarifleri
  2. Kabızlığa başka ne iyi gelir?
  3. Kabızlık belirtileri
  4. Kabızlık neden olur?
  5. Kabızlığın yan etkileri

Kabızlığa iyi gelen meyve suyu tarifleri

1.Kabızlığa İyi Gelen Erik Suyu Karışımı

İçindekiler

  • 5-6 tane kuru erik
  • ½ tatlı kaşığı bal
  • ½ çay kaşığı kimyon tozu
  • 1 fincan ılık su

Nasıl hazırlanır

  1. Erikleri bir bardak ılık suda 5 dakika bekletin.
  2. Erik yumuşadığında, sivri uçları çıkarın ve su ile birlikte erik parçalarını bir blendere atın.
  3. Bal ve kimyon tozu ekleyin.
  4. Karıştırın
  5. Meyve suyunu bir bardağa boşaltın ve içeceğin tadına bakın.

Tarifin Kabızlık Üzerindeki Etkileri

Bu tarif, bağırsak hareketini hızlandırmaya yardımcı olan diyet lifi ve sorbitol içeriyor. Bal doğal bir antibakteriyel ve antioksidan özelliklerine sahip olduğundan vücuttaki toksinleri atmaya yardımcı oluyor. Kimyon ise bağırsak sağlığının korunmasına yardımcı olmasıyla bilinir ve meyve suyunun tadına lezzet katacağından tarifimizin içinde yerini almıştır.

2.Kabızlığa İyi Gelen Armut Suyu Karışımı

İçindekiler

  • 2 armut / kabuğu soyulmuş olmalı
  • 2 çay kaşığı limon suyu
  • 2 tutam siyah tuz

Nasıl hazırlanır

  1. Armutları soyup blendera atın.
  2. Bir tur karıştırdıktan sonra suyu bir bardağa dökün.
  3. Limon suyunu ve 2 tutam tuzu ekleyin.
  4. İçmeden önce iyice karıştırın.

Tarifin Kabızlık Üzerindeki Etkileri

Armut lif bakımından zengin olduğundan makarnayla karşılaştırıldığında neredeyse iki kat daha sorbitol içermektedir. Sorbitol, bağırsakların çalışmasına yardımcı olduğundan, armut suyunu içmek kabızlığa iyi gelecektir. Limon suyu, bağışıklık sistemini güçlendirdiği için sizi sağlıklı tutmaya yardımcı olan vitamin, mineral ve lif bakımından oldukça zengindir.

3.Kabızlığa İyi Gelen Elma Suyu Karışımı

İçindekiler

  • 1 elma, çekirdekleri çıkarılmış olmalı
  • ½ çay kaşığı rezene
  • ½ su bardağı su

Nasıl hazırlanır

  1. Elmaları kabaca kesin ve karıştırıcıya atın.
  2. Su ekleyin ve bir tur karıştırın.
  3. Bir bardağa boşaltın.
  4. Üzerine rezene ekleyin ve iyice karıştırın.

Tarifin Kabızlık Üzerindeki Etkileri

Elma lif, mineral ve vitamin bakımından oldukça zengin bir meyvedir. Ayrıca azda olsa müshil etkisi vardır. Rezene ise diyet lifi bakımından inanılmaz derecede etkilidir ve bu nedenle suyun dışkıda tutulmasına yardımcı olur ve bağırsakların kusursuz çalışmasını kolaylaştırır.

4.Kabızlığa İyi Gelen Portakal Suyu Karışımı

İçindekiler

  • 1 su bardağına yetecek kadar kabaca doğranmış portakallar
  • Siyah tuz

Nasıl hazırlanır

  1. Portakalları blenderın içine atıyoruz.
  2. Karıştırıyoruz birkaç tur
  3. Portakalın suyunu bir bardağa dökün.
  4. İçmeden önce bir tutam siyah tuz ekleyince ve karıştırarak afiyetle için.

Tarifin Kabızlık Üzerindeki Etkileri

C vitamini, mineral ve diyet lifi açısından portakal bir hayli zengin bir kaynaktır. Diyet lifi, su tutmaya yardımcı olacağından dışkıya hacim katarak bağırsakları çalıştırır ve kabızlığa iyi gelir.

5. Kabızlığa İyi Gelen Limon Suyu Karışımı

İçindekiler

  • ½ limon
  • 1 fincan ılık su
  • 1 tatlı kaşığı bal
  • ½ çay kaşığı kimyon

Nasıl hazırlanır

  1. Limon suyunu, balı ve kimyon tozunu bir fincan ılık suya ekleyin.
  2. İçmeden önce iyice karıştırın.

Tarifin Kabızlık Üzerindeki Etkileri

Limon c vitamini ve lif bakımından zengindir, yalnızca kabızlığı iyileştirmekle kalmaz aynı zamanda bağışıklık sistemini de güçlendirir. Kimyon, sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasında son derece faydalıdır. Bal ise toksinleri boşaltmaya yardımcı antioksidanlarla doludur.

Bu meyve suları kabızlık tedavisinin dışında, olası yan etkileri beraberinde getirebilir. Nedir bunlar?

Yan etkileri

  • Yukarıda bahsettiğimiz meyve suları şeker içerdiğinden kan şekeri seviyenizi yükseltebilir.
  • Diyabetliler üzerinde kan şekerindeki yükselmeden dolayı olumsuz etkilete neden olabilir.
  • Eğer bağırsak sendromunuz varsa, durumunuz ağırlaşabilir.

Kabızlığa Başka Ne İyi Gelir?

Kabızlığa yukarıdaki 5 meyve suyu karışımını yapmak istemezseniz, aşağıdaki yiyecekleri tüketerek kabızlık probleminizi çözüme kavuşturmaya çalışabilirsiniz.

Kabızlığa Hangi Meyveler İyi Gelir

  • Muz
  • Erik
  • Armut
  • Karpuz
  • Portakal
  • Limon
  • Elma

Kabızlığa Hangi Sebzeler İyi Gelir

  • Kale
  • Ispanak
  • Brokoli
  • Havuç
  • Turp
  • Pancar
  • Kereviz

Kabızlığa Hangi Proteinli Besinler İyi Gelir

  • Nohut
  • Fasulye
  • Siyah
  • Fasulye

Kabızlığa Hangi Tohum ve Fındık İyi Gelir

  • Kimyon tohumu
  • Rezene tohumu
  • Kabak çekirdeği
  • Keten tohumu
  • Islatılmış badem

Kabızlığa Hangi Katı ve Sıvı yağlar İyi Gelir

  • Zeytinyağı

Kabızlığa Hangi İçecekler İyi Gelir

  • Su
  • Hindistan cevizi suyu
  • Yağı alınmış süt
  • Taze meyve suları
  • Detokslu su

Faydalı İpuçları:

Kabızlığınız için elyaf içeren gıdaları yiyin ve bol bol su tüketin. Mümkünse sabah uyandığınızda hemen bir bardak ılık su için.

Kabızlığın belirtileri nelerdir, okumak isterseniz sizler için sıraladık.

Kabızlık Belirtileri

  • Bağırsakların yavaş çalışması
  • Karın ağrısı
  • Dışkının sertleşmiş olması
  • Tuvalete gitme isteğinin olmaması
  • Karın bölgesinde şişkinlik
  • Tuvalet esnasında zorlanma
  • Kusma hissiyatı

Şimdi kabızlıktan muzdarip olup olmadığınızı teyit ettiğinize göre, sorunun kaynağına inelim. İşte kabızlığın olmasındaki sebeplerin listesi.

Kabızlık Neden Olur?

  • Yeterli su veya sıvı içmemek
  • Yeterli diyet lifi tüketmemek
  • İrritabl bağırsak sendromu
  • Kolon kanseri
  • Sedanter (Düzensiz) yaşam tarzı
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Stres
  • Hamilelik
  • Antidepresanlar ve antasitler gibi bazı ilaçlar
  • Omurilik yaralanması
  • Skleroz
  • İnme
  • Zayıf pelvik kaslar
  • Dissinerjik
  • Diyabet
  • FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi)
  • Hipotiroidizm ve hipertiroidi

Birçoğumuz  ne yazıkki sağlık sorunlarımızı göz ardı etme eğilimindeyiz. Kabızlığı küçük bir sorun olarak görmemeli ve derhal çözüm için aile hekiminize görünmelisiniz.

Kabızlığın Yan Etkileri

Bazen kabız olmak, kabızla birlikte gelebilecek yan etkilerden daha daha kötü değildir. Hemen çözüm üretmemeniz ve ilgilenmemeniz durumunda ortaya çıkabilecek komplikasyonların listesi şöyledir:

  • Makat çatlağı
  • Makat sarkması
  • Anüs içinde şişmiş damarlar
  • Taşlaşmış Dışkı
  • Bağırsak darlığı
  • Kolon kanseri

Kabızlığı başka faktörler de ortaya çıkarabilir. Dikkat etmeniz gereken diğer risk faktörleri:

Kabızlığın Risk Faktörleri

  • Uyuşturucu, tansiyon ilaçları, antidepresanlar ve antiasitler gibi ilaçlar kullanmak.
  • Kadın olmak
  • Yaşlı bir yetişkin olmak
  • Yeme bozukluklarından muzdarip
  • Depresyondan acı çekmek
  • Yeterince uyumuyor olmak
  • Yeterli fiziksel aktivite yapmamak
  • Yeterince su içmemek

Çok fazla komplikasyon olduğu düşünülürse, kabızlık için geç kalmamak ve mümkün olan en kısa sürede tedavi olmanız gerekir. Günlük sabah kahvaltılarınızda meyve suyu içerek, kabızlık problemlerinize son verebilirsiniz. Meyvelerdeki besinler aynı zamanda birçok sağlık rahatsızlığına da yardımcı olabilir. Sadece sağlıklı bir bağırsağa sahip olmanın yanında, daha parlak cilt ve parlak saçlara sahip olabilirsiniz. Bu yüzden, bu kabızlık probleminizi görmezden gelmeyin.

[infobox color=”#16b9bf”]Okuyucularımızın Sorabileceği Bazı Sorular ve Cevapları[/infobox]

[infobox color=”#1e73be”]Hamilelik esnasında kabız olursam, hangi suyu içmeyelim?[/infobox]

[infobox color=”#81d742″]Hamileler kabızlıklıkarını tedavi etmek için herhangi bir su içmeden önce doktorlarına danışmalıdır. Doktorunuz onay verirse, yukarıdaki listelenen 5 meyve suyu karışımını içebilirsiniz.[/infobox]

[infobox color=”#1e73be”]Erik suyu karışımını ne kadar içmeliyim?[/infobox]

[infobox color=”#81d742″]Kabızlığı tedavi etmek için her gün bir bardak erik suyu karışımından fazlasını içebilirsiniz.[/infobox]

[infobox color=”#1e73be”]Bebeğim kabız olduğunda hangi meyve suyu karışımını içirmeliyim?[/infobox]

[infobox color=”#81d742″]Önce bebeğinizin doktoruna danışmalısınız. Bu konuda en doğru öneriyi doktorunuz söyleyecektir.[/infobox]

[infobox color=”#1e73be”]Sıkılmış meyve suyu karışımları işe yarayacak mı?[/infobox]

[infobox color=”#81d742″]Meyve sıkmak, kabızlığı tedavi etmek için için gerekli olan lifi elimine eder. Bu nedenle, kabızlık durumlarında yukarıdaki karışımlar iyi gelmektedir.[/infobox]

Gribe ne iyi gelir? Evde doğal çözümler

Hasta olduğunuzda doğru gıdaları yemeniz her zamankinden daha önemlidir. Bazı gıdalar, bir hastalıkla savaşırken vücudunuzu destekleyen güçlü özelliklere sahiptir. Bazı belirtileri rahatlatabilir ve hatta daha çabuk iyileşmenize yardımcı olabilir. Bu makalemizde gribe nelerin iyi geldiğini 15 doğal gıda ile sıraladık.

 

Grip olmuş insan

Gribe ne iyi gelir?

Grip olduğunuzda denemediğimiz yöntem içmediğimiz ilaç kalmaz ama bir türlü gribi atlatamayız. Grip ayakta geçmez, mutlaka dinlenmeniz şart çünkü gribin oluşmasındaki en büyük etken bağışıklık sistemimizin çökmüş olmasıdır. Ayakta oldukça bağışıklığımız eski gücüne kavuşamayacağı için hastalık 1 ay kadar sürebilir. Biz sizler için gribe nelerin iyi geldiğini aşağıda sırasıyla yazdık ama en iyi tedavinin dinlenmek olduğunu unutmayın. Geçelim gribe nelerin iyi geldiğine…

1. Tavuk Çorbası

Tavuk çorbası, yüzlerce yıldır soğuk algınlığı için çare olarak kullanılıyor.

Hastalık halindeyken vücudunuzun daha büyük miktarlarda besinlere ihtiyacı vardır, tavuk çorbası kolayca yiyebileceğiniz bir vitamin, mineral, kalori ve protein kaynağıdır.

Tavuk çorbası içiyorsanız ve sık sık banyo yapıyorsanız, bilmelisiniz ki bu ikisi sıvıların ve elektrolitlerin mükemmel bir kaynağıdır, her ikisi de vücudun nemlenmesi için gereklidir.

Ateşiniz varsa vücudunuzun daha fazla sıvıya ihtiyacı olacaktır.

Dahası, bir çalışma, tavuk çorbasının burun mukusunun temizlenmesinde diğer sıvılardan daha etkili olduğunu göstermiştir. Bu, doğal bir dekonjestan olduğu, ya da kısmen çorbanın sıcak buharının mukusun temizlenmesinde işe yaradığı anlamına gelir.

Bunun bir diğer nedeni tavuğun amino asidi sisteini içermesidir. Bir sistein formu olan N-asetil-sistein sayesinde mukus parçalanır ve aynı zamanda sistein anti-viral, anti-inflamatuar ve antioksidan etkilere sahiptir..

Tavuk çorbası, öksürük ve tıkalı burun gibi belirtilere neden olabilen beyaz kan hücreleri olan nötrofillerin etkisini de engeller.

Tavuk çorbasının bu hücreleri ortadan kaldırma kabiliyeti, bazı soğuk ve grip belirtilerine karşı bu kadar etkili olduğunun nedenini kısmen açıklayabilir.

Sonuç: Tavuk çorbası, sıvı, kalori, protein, vitamin ve minerallerin iyi bir kaynağıdır. Aynı zamanda doğal bir dekonjestendir ve öksürüğe ve burun tıkanıklığına neden olan hücreleri engelleyebilir.

2. Et Suyu Çorbası

Tavuk çorbasına benzer şekilde, hasta olduğunuz süreçte et suyu çorbası da mükemmel hidratasyon kaynağıdır.

Lezzetlidir aynı zamanda kalori, vitamin, magnezyum , kalsiyum, folat ve fosfor gibi mineraller içerebilirler.

Eğer sıcakken içerseniz et suyu çorbası da sıcak buharından dolayı doğal bir dekonjestan olacaktır.

Marketten et suyu alınırsanız, çoğu et suyu çok yüksek tuz içerdiğinden,alırken düşük sodyum çeşidini tercih edin.

Sıfırdan et suyunu kendiniz hazırlıyorsanız daha yüksek kalorili, protein ve besin içeriği de dahil olmak üzere daha çok faydalı olacaktır.

Birçok kişi, et suyu çorbasından faydalanmaktan övgüyle bahsediyor ve şu anda pek çok iyileşme özelliğine sahip olduğunu iddia ediliyor, ancak şu anda faydaları hakkında herhangi bir çalışma bulunmuyor.

Sonuç: Çorbalar, vücudu susuz bırakmamanın leziz ve besleyici bir yoludur ve sıcak olduğunda doğal bir dekonjestan olarak da işlev görürler.

3. Sarımsak

Sarımsak insana her türlü sağlık yararı sağlar. Ve faydaları bitmek tükenmek bilmez.

Yüzyıllardır şifalı bir bitki olarak kullanılmış ve antibakteriyel, antiviral ve mantar önleyici etkileri olduğunu göstermiştir.

Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir.

Birkaç çalışma sarımsağın soğuk algınlığı veya grip üzerinde etkilerini araştırdı ve bazıları umut verici sonuçlar verdi.

Bir çalışma, sarımsak kullananların daha az hastalandığını bulmuştur. Genel olarak, sarımsak grup plasebo grubuna göre % 70 daha az hasta geçirdi.

Başka bir çalışmada, sarımsak kullanan hastalar,daha az rahatsızlanmakla kalmayıp, plasebo grubuna göre ortalama 3.5 gün daha hızlı bir şekilde iyileşmişlerdir.

Ayrıca, çeşitli çalışmalar, yaşlanmış sarımsak ekstraktı takviyelerinin bağışıklık fonksiyonunu artırabildiğini ve soğuk algınlığı ve grip şiddetini azaltabileceğini gösterdi.

Tavuk çorbasına veya sosuna sarımsak eklenmesi, hem lezzet katabilir hem de soğuk veya grip belirtileri ile mücadelede daha etkili olmasını sağlayabilir.

Sonuç: Sarımsak bakteriler, virüslerle savaşabilir ve bağışıklık sistemini uyarabilir. Hastalıktan kaçınmanıza ve hasta olduğunuzda daha hızlı iyileşmenize yardımcı olur.

4. Hindistan Cevizi Suyu

Sağlıklı kalmanız, hasta olunca yapabileceğiniz en önemli şeylerden biridir.

Ateşiniz varsa çok terlemenize veya çok fazla su kaybetmenize, elektrolit kaybına neden olabileceği için kusma veya ishal’den korunmak için vücudunuzun su kaybı yaşamaması önemlidir.

Hindistan cevizi suyu , hasta olduğunuzda içebileceğiniz mükemmel bir içecektir.

Tatlı ve lezzetli olmasının yanı sıra, glikoz ve yeniden hidratasyon için gereken elektrolitler içerir.

Çalışmalar, hindistancevizi suyunun egzersiz ve hafif ishal vakaları sonrasında yeniden hidrate olduğuna işaret ediyor. Ayrıca, benzer içeceklerden daha az mide rahatsızlığına neden olur.

Hayvanlar üzerinde yapılan birçok araştırma, hindistancevizi suyunun oksidatif hasarla mücadele edebilen antioksidanlar içerdiğini ve kan şekeri kontrolünü de geliştirebileceğini bulmuştur.

Sonuç: Hindistan cevizi suları tatlı, lezzetli bir tada sahiptir. Hasta esnasında sulu kalmanız gereken sıvıları ve elektrolitleri sağlar.

5. Sıcak Çay

Çay , soğuk algınlığı ve grip ile ilişkili pek çok semptom için favori bir çaredir.

Tıpkı tavuk çorbası gibi sıcak çay da mukus sinüslerini temizlemeye yardımcı olan doğal bir dekonjestan görevi görür. Çayın bir dekonjestan olarak sıcak olması için çayın sıcak olması gereklidir ancak boğazınızı daha da tahriş edecek kadar sıcak olmamalıdır.

Çayın vücudunuzdaki su kaybına sebep olması konusunda endişelenmenize gerek yok. Bazı çaylarda kafein bulunurken, miktarlar su kaybına neden olmak için çok küçüktür.

Gün boyunca çay yudumlamak, tıkanıklığı gidermekte aynı zamanda vücudunuzun su ihtiyacına yardımcı olmak adına mükemmel bir yoldur.

Çay ayrıca, çok sayıda sağlık yararı gösterebilen bitkilerde bulunan doğal maddeler olan polifenolleri de içerir. Bunlar, antioksidan ve anti-inflamatuar aksiyontan anti-kanser etkilerine kadar uzanmaktadır.

Tanenler çayda bulunan polifenolün bir türüdür. Tanenler, antioksidan olarak hareket etmenin yanı sıra antiviral, antibakteriyel ve mantar önleyici özelliklere sahiptir.

Farelerde yapılan bir çalışma, siyah çayda tanik asitin boğazda yetişen yaygın bir bakteri miktarını azaltabileceğini ortaya koydu.

Başka bir çalışmada, yüksek kaliteli çay, bir test tüpünde kuş gribinin büyümesini azalttı. Ekinezya çayı ayrıca soğuk algınlığı ve grip belirtilerinin süresini kısalttı.

Buna ek olarak, çaylar çeşitli türleri, özellikle öksürük veya boğaz ağrıyı gidermek için geliştirilen klinik çalışmalarda etkili olduğu gösterildi.

Tüm bu etkiler, hasta olduğunuzda, çayı diyetinizin önemli bir parçası haline getirir.

Sonuç: Çay iyi bir akış kaynağı ve sıcak olduğunda doğal bir dekonjestan olarak işlev görür. Siyah çay boğazdaki bakterilerin büyümesini azaltabilir ve ekinezya çayı soğuk algınlığı ya da gribin süresini kısaltabilir.

6. Bal

Bal büyük olasılıkla yüksek antimikrobiyal bileşiklerinden dolayı güçlü antibakteriyel etkilere sahiptir.

Aslında, eski Mısırlıların yara bantlarında kullandığı güçlü antibakteriyel etkilere sahiptir ve bugün hala bu amaçla kullanılmaktadır.

Bazı kanıtlar balın bağışıklık sistemini de uyarabileceğini göstermektedir.

Yalnız bu nitelikler hasta olunduğunda yenmesi için mükemmel bir besindir , Özellikle bakteriyel enfeksiyon nedeniyle boğaz ağrısı yaşıyorsanız.

Pek çok araştırma balın çocuklarda öksürüğü bastırdığını gösteriyor. Bununla birlikte, balın 12 aydan küçük çocuklara verilmemesi gerektiğini unutmayın.

Yarım çay kaşığı balla (2.5 ml) sıcak bir bardak süt, su veya bir fincan çayı karıştırın. Bu, nemlendirici, öksürük yumuşatıcı, antibakteriyel bir içecektir.

Sonuç: Bal antibakteriyel etkilere sahiptir ve bağışıklık sistemini uyarır. Aynı zamanda, 12 aydan büyük çocuklarda öksürüğün giderilmesine yardımcı olabilir.

7. Zencefil

Zencefil muhtemelen en iyi anti-bulantı etkileri ile bilinir.

Ayrıca gebelik ve kanser tedavisine bağlı mide bulantısına da etkilidir bir şekilde mide bulantısını hafiflettiği gözlemlenmiştir.

Dahası, zencefil non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlara benzer. Ayrıca, bir antioksidan, bir antimikrobiyal ve anti-kanser etkisi de vardır.

Bu nedenle, mide bulandırıcı hissediyorsanız, zencefil bu belirtileri hafifletmek için mevcut en iyi besindir. Mide bulantısı olmasabile, zencefilin diğer faydalı etkileri, onu hasta olunca en iyi yiyeceklerden biri haline getirir.

Pişirmede taze zencefili kullanın, bazı zencefil çayları demleyin. Kullanmakta olduğunuz şeylerin gerçek zencefili veya zencefil özütü içerdiğinden, yalnızca zencefil tadı içermediğinden emin olun.

Sonuç: Zencefil mide bulantısını gidermede çok etkilidir. Ayrıca anti-inflamatuar ve antioksidan etkilere sahiptir.

8. Baharatlı Gıdalar

Biber gibi baharatlı gıdalar dokunulduğunda acı, yanan bir sansasyona neden olan kapsaisin içerir.

Konsantrasyonda yeterince yüksek olduğunda, kapsaisin duyarsızlaştırıcı bir etkiye sahip olabilir ve genellikle ağrı giderici jeller ve yamalarda kullanılır.

Birçok kişi, baharatlı gıdaları yemenin akıcı bir buruna neden olduğunu, mukusun parçalanarak sinüs pasajlarının temizlendiğini bildirmiştir.

Birkaç çalışma bu etkiyi test etmiş olsa da, kapsaisin mukusu parçalamış gibi gözükmekte, böylece atılmasını kolaylaştırmaktadır. Nazal kapsaisin spreylerinde tıkanıklığı ve kaşıntıyı hafifletmek için iyi sonuçlar alınmıştır.

Bununla birlikte, kapsaisin mukus üretimini de uyarır , bu yüzden burun akıntısı ile de sonuçlanabilir.

Öksürük kabartması, kapsaisin’in bir diğer yararı olabilir. Bir çalışmada, kapsaisin kapsül kullanmanın, tahrişe karşı daha az hassas hale getirerek kronik bir öksürüğü olan hastalarda semptomları geliştirdiği bulunmuştur.

Bununla birlikte, bu sonuçları elde etmek için muhtemelen birkaç hafta boyunca her gün baharatlı yiyecek yemeniz gerekir.

Ayrıca, karnınız ağrıyorsa, baharatlı şeylerden uzak durmanız gerekebilir. Baharatlı yiyecekler bazı insanlarda şişkinlik , ağrı ve bulantıya neden olabilir.

Sonuç: Baharatlı gıdalar, mukusu parçalamaya yardımcı olan ancak mukus üretimini de uyaran kapsaisin içerir. Aynı zamanda öksürüğün giderilmesinde de etkili olabilir.

9. Muzlar

Muzlar, hasta olduğunuzda yenmesi için mükemmel bir besindir.

Lezzetli ve yumuşak olması çiğnemeyi kolaylaştırır, aynı zamanda iyi bir kalori ve besleyici bir besindir.

Bu sebeplerden dolayı, genellikle bulantı için önerilen BRAT diyetinin (muz, pilav , elma ve tost) bir parçasıdırlar.

Muzun bir başka büyük yararı, içerdikleri çözünür liftir. İshaliniz varsa, muz yiyebileceğiniz en iyi besinlerdendir, çünkü lif ishale yardımcı olabilir.

Aslında, bazı hastaneler ishal hastalarını tedavi etmek için muz pulları kullanır.

Sonuç: Muzlar iyi bir kalori ve besin kaynağıdır. Ayrıca mide bulantısı ve diyareyi hafifletmeye yardımcı olabilirler.

10. Yulaf ezmesi

Muzda olduğu gibi, yulaf ezmesi , hasta olduğunda ihtiyacınız olan kalorileri, vitaminleri ve mineralleri sağlarken yumuşak ve kolay yenebilir.

Ayrıca bir miktar protein içerir – yaklaşık 1/2 gramlık bir fincan içinde yaklaşık 5 gram protein içerir.

Yulaf ezmesinin, bağışıklık sistemini uyarmak ve kan şekeri kontrolünü artırmak da dahil olmak üzere diğer bazı güçlü faydaları vardır.

Bir fare çalışması, yulaflarda bulunan bir tür lif olan beta-glukanın bağırsaktaki iltihaplanmayı azalttığını gösterdi. Bu, bağırsak krampları, şişkinlik ve diyare gibi belirtileri hafifletmeye yardımcı olabilir.

Bununla birlikte, yapay olarak tatlandırılmış yulafa çok fazla şeker eklemekten kaçının . Bunun yerine, daha fazla fayda sağlamak için az miktarda bal veya meyve ekleyebilirsiniz.

Sonuç: Yulaf ezmesi, besleyici maddelerin iyi bir kaynağıdır ve yemek yemeyi kolaylaştırır. Bağışıklık sisteminizi uyarabilir, kan şekeri kontrolünü iyileştirebilir ve sindirim sistemindeki iltihaplanmayı azaltabilir.

11. Yoğurt

Yoğurt , hasta olduğunda yemek için mükemmel bir besindir.

Kase başına 150 kalori ve 8 gram protein temin etmektedir.

Yoğurt ayrıca kalsiyum bakımından zengindir ve diğer vitamin ve minerallerle doludur.

Bazı yoğurtlar da faydalı probiyotikleri içerir .

Araştırmalar, probiyotiklerin hem çocuklara hem de erişkinlere soğuk algınlığının önlenmesine, hasta olunca daha hızlı iyileşmesine ve daha az antibiyotik almalarına yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Bir çalışma, probiyotik kullanan çocukların ortalama iki gün daha hızlı iyileştiklerini ve semptomlarının yaklaşık % 55 daha az şiddetli olduğunu tespit ettiler.

Bazı insanlar süt alımının mukusunu yoğunlaştırdığını bildirmiştir. Bununla birlikte, çeşitli araştırmalar, süt alımının öksürük, tıkanıklık veya mukus üretiminde, hatta hasta olanlarda bile değişiklik göstermediğini göstermektedir.

Bununla birlikte, günlük ürünlerinizin tıkanıklığınızı kötüleştirdiğini düşünüyorsanız, bunun yerine probiyotik içeren fermente gıdalar veya probiyotik takviyeleri deneyebilirsiniz.

Sonuç: Yoğurt yemek kolaydır ve kalori, protein, vitaminler ve mineraller için iyi bir kaynaktır. Bazı yoğurtlarda probiyotikler bulunur ve bu da hastayı ve daha hızlı iyileşmenize yardımcı olabilir.

12. Bazı Meyveler

Meyveler grip olduğunda faydalı olabilir.

Vücudunuzu ve bağışıklık sisteminizi destekleyen zengin vitamin, mineraller ve lif kaynaklarıdır.

Bazı meyveler, meyvelerin kırmızı, mavi ve mor rengini veren flavonoid türleri olan antosiyaninler adı verilen faydalı bileşikleri de içerir. En iyi meyvelerden bazıları çilek , kızılcık, yaban mersini ve böğürtlendir.

Antosiyaninler, kuvvetli anti-enflamatuar , antiviral ve bağışıklık kazandıran etkilere sahip olduklarından , çileğin hasta olunduğunda yenilebilecek mükemmel bir meyve olduğunu söyleyebiliriz.

Birçok çalışma, antosiyaninlerin yüksek meyve özlerinin, yaygın virüsleri ve bakterileri hücrelere bağlamasını engelleyebildiğini buldu. Ayrıca vücudun bağışıklık tepkisini de uyarırlar.

Nar, özellikle , E. coli ve salmonella da dahil olmak üzere, gıda kaynaklı bakteri ve virüsleri önleyen güçlü antibakteriyel ve antiviral etkilere sahiptir.

Bu etkilerin laboratuvardaki gibi vücuttaki enfeksiyonlarda mutlak aynı etkiye sahip olmamasına rağmen, büyük olasılıkla bazı etkileri vardır.

Bir araştırma, flavonoid takviyelerinin insanların soğuk algınlığı ile geçen gün sayısını % 40 oranında azaltabileceğini buldu.

Sonuç: Birçok meyve virüsleri ve bakterileri savuşturan ve bağışıklık sistemini uyarabilen antosiyaninler olarak adlandırılan flavonoidler içerir. Flavonoid takviyeleri de faydalı olabilir.

Avokado

Avokado olağandışı bir meyvedir çünkü karbonhidratları düşük, ancak yağ oranı yüksektir .

Özel olarak, zeytin yağındaki gibi avokadoda sağlıklı tekli doymamış yağ bulunur.

Avokado ayrıca lif, vitamin ve mineraller için iyi bir kaynaktır.

Avokadolar, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kalori, vitamin ve mineralleri sağladığı için hasta olduğunda harika bir yiyecektir. Ayrıca yumuşak, nispeten yumuşak ve kolay yenilebilir.

Sağlıklı yağları nedeniyle avokadlar özellikle de oleik asit içerirler ve bağışıklık işlevinde rol oynarken iltihaplanmayı azaltmaya da yardımcı olurlar.

Sonuç: Avokado, inflamasyonu azaltabilen ve bağışıklık sistemini uyarabilen vitaminler, mineraller ve sağlıklı yağlarla doludur.

14.Yeşil Sebzeler

Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu tüm vitaminleri ve mineralleri almak çok önemlidir, ancak tipik bir “hasta” diyetiyle yapmak zordur.

Ispanak , romaine marul ve lahana gibi yapraklı yeşil sebzeler, vitaminler, mineraller ve liflerle doludur. Özellikle A vitamini, C vitamini, K vitamini ve folat için iyi kaynaklardır.

Koyu yeşil sebzelere faydalı bitki bileşikleri de yüklenir. Bunlar hücreleri hasardan korumak ve inflamasyonla mücadeleye yardımcı olmak için antioksidanlar gibi davranırlar.

Yapraklı yeşillikler de antibakteriyel özellikleri için kullanılmıştır.

Hızlı, besleyici, protein bakımından zengin bir yemek için bir ıspanaklı omleti menünüze ekleyin . Bir avuç dolgiyi bir meyve püresine koymayı da deneyebilirsiniz.

Sonuç: Yeşil yapraklı sebzeler, hasta iken ihtiyaç duyduğunuz lif ve besin maddeleri ihtiyacınızı karşılar. Ayrıca yararlı bitki bileşiklerini de içerirler.

15. Somon

Somon, hasta olduğunda yemek için en iyi protein kaynaklarından biridir.

Yumuşak, yenilebilir ve vücudunuzun ihtiyacı olan yüksek kaliteli proteinle doludur.

Somon özellikle güçlü anti-inflamatuar etkilere sahip omega-3 yağ asitleri bakımından zengindir.

Somon birçok insanın eksik olduğu vitamin ve mineraller açısından (D vitamini dahil) iyi bir kaynaktır. D vitamini bağışıklığın işlevinde rol oynamaktadır.

Sonuç: Somon, mükemmel bir protein kaynağıdır. Ayrıca, iltihap ile savaşan ve bağışıklık fonksiyonunu artıran Omega-3 yağ asitleri ve D vitamini içerir.

Saçkırana ne iyi gelir? En Doğru Bilgi

Saçkırana ne iyi gelir? Nasıl Teşhis edilir? Saçkıranın tedavisi nasıl olur? gibi soruların yanıtını bu makaleden bulabileceksiniz. Saçkıran enfeksiyona bağlı oluşan bir rahatsızlıktır ve ne enfeksiyonun ne kadar önemli bir rahatsızlık olduğu saçkıran ile kendini göstermektedir. Saçkıranı vücudunuzda veya saç derinizde gördüğünüzde her hangi bir alternatif tedavi uygulamadan doktorunuza gitmelisiniz. Muhtemelen size bir takım ilaçlar yazacaktır. Bu tür ilaçlar reçetesiz verilmemektedir.

Saçkırana iyi gelen en iyi ve en çok bilinen ilaçlar şunlardır:

 >  Clotrimazole ( Lotrimin , Mycelex )

 >  Miconazole (Aloe Vesta Antifungal, Azolen, Baza Antifungal, Kritik Yardım Clear, Cruex Reçete Dayanımı, DermaFungal, Desenex, Fungoid Tentür, Micaderm , Mikatin , Mikro Koruyucu, Miranel, Mitrazol , Podactin, Remedy Antifungal, Secura Antifungal)

 >  Terbinafin ( Lamisil )

 >  Ketoconazole ( Xolegel )

Saçkıranın büyümesini engellemek için için 2 ila 4 hafta bu ilaçları aksatmadan kullanmanız gerekir. 

Vücudunuzda veya kafa derisinde oluşan saçkıranlar bazen yukarıdaki ilaçlar ile tedaviye yanıt vermez. Bu nedenle doktorunuz antifungal içeren 1 ve 3 ay aralığında ağızdan almanız gereken bir ilacı reçetinize yazabilir. Bu ilacın yanında şampuan da verebilir.

Saçkıran enfeksiyonu

Saçkıranın belirtileri nelerdir?

Saçkıranın sizde olup olmadığını aşağıdaki belirtileri ile anlayabilirsiniz:

 >  Kabarcık oluşumu
 >  Kızarıklıklar
 >  Deri ülseri

Bazı insanlarda aşağıdaki belirtiler de görülmektedir:

 >  Deri renklerinin bozulması
 >  Şiddetli kaşıntı
 >  Cilt üzerinde yumruların oluşması

Saçkıran genellikle kırmızı veya pembe cilt lekeleri olarak düz veya hafifçe kaldırılmış olarak başlar. Bu başlangıç ​​aşamasında, yaralar nemli olabilir, ancak genellikle kuru, pullu ve kaşıntılıdırlar.

Zamanla döküntü büyür. Daha sonra, döküntünün merkezi temizlenmeye başlayacak ve kırmızı azalarak çok net bir beyazlık oluşturacaktır.

Döküntüyü kaşırsanız, muhtemelen bakteriyel enfeksiyonlara yol açarak cildi tahrip edebilir.

Kaşıdıktan sonra vücudunuzun diğer bölgelerine dokunursanız, enfeksiyonun yayılmasına sebep olabilirsiniz.

Saçkıran oluşumuna örnek

Saçkırana ne iyi gelir?

Saçırana yukarıdaki ilaç tedavileri dışında sarımsak özünün iyi geldiği bilinmektedir. Geçmişten günümüze kadar bu tedavi saçkıran tedavisinde en etkili yoldur. Saçkıran tedavisi için üretilmiş birçok ilacın prospektüsünü okuduğunuzda sarımsak içerdiğini görebilirsiniz.

 Saçkırana Ne İyi Gelir? Saçkırana sarımsak nasıl uygulanır?

2, 3 diş taze sarımsağı ezerek suyunu çıkarın.
Saçkıran bölgesine iyice yedirip bir süre bekletin, bölgeyi bir süre sonra yıkamak yerine duş almak daha iyi olacaktır.
Bu işlemi akşamları yaparsanız daha uzun süre sarımsağı o bölgede tutabilirsiniz, gündüz vakti sarımsağa katlanabilecek çok az kişi olduğuna emin olabilirsiniz 🙂
Bu işlemi gün aşırı uygulayarak 2 ay süre içerisinde üşenmeden uygulayın.

Saçkıran oluşumuna örnek 2

 Saçkırana Ne İyi Gelir? Saçkıran nasıl teşhis edilir?

Doktorlar ilk olarak gözle muayene edip size birkaç soru sorarak verdiğiniz cevaplara bakar ve derinizi etkileyen başka bir sebebin olup olmadığını anlayarak teşhisi koyar.

Daha sonra mikroskopla muayene ederek saç derinizden numune veya saç örneği alınır. Bu test sayesinde mantarın var olduğu anlaşılır ve teşhisi onaylamaya yardımcı olur.

Saçkıran oluşumuna örnek 3

 Saçkırana Ne İyi Gelir? Saçkıran bulaşıcı mı?

Evet saçkıran bulaşıcıdır. Saçkıranı oluşturan virüs, kişiden kişiye temas durumunda bulaşabilir. Hastanın giyeceklerine dokunmak, cildiyle temas etmek, saçkıranı bulaştıran sebeplerdendir. Hatta saçkıran olan kişinin dokunduğu neslere dokunulması durumunda dahi saçkıran bulaşabilir. Halka açık havuzlardan ve hayvanlardan da bulaşabilmektedir.

Saçkıranın bulaşıp bulaşmadığını nasıl anlarım?

Mantarla ilk temastan sonra kuluçka dönemi başlar, bu süre 4 gün ile 14 gün arasında değişir. Vücudun hangi bölümüne bulaşmışsa belirtiler ve semptomlarla kendini hemen belli etmeye başlar. Döküntü, kırmızılıklar, pullu ve kıvrımlı bölgeler kaşıntılı olur.  Deri veya plakların çatlaması, saç dökülmesi kuluçka dönemindeki bir virüsün saçkırana dönüştüğü belirtilerdir. Ve bu evreden sonra bulaşıcı olması mümkündür. Tırnaklara bulaşması durumunda, tırnaklarınızı renksizleştirebilir ve kalınlaştırabilmektedir. Aşırı derecede bağışıklı sistemi düşük insanlar daha şiddetli belirti ve semptomlarla karşı karşıya kalabilirler. Genelde saçkıran enfeksiyonlarında yukarıda da belirttiğimiz gibi cilt kazıntıları mikroskobik cihaz sayesinde incelenerek teşhis edilir.

 Saçkırana Ne İyi Gelir? Saçkıranın iyileşmeye başladığını nasıl anlarım?

Sarımsak tedavisinin yanı sıra doktor tarafından verilen ilaçları kullanmaya başladığınız 24 ve 48 saat sonra saçkıranın bulaşma ihtimali çok azdır. Eğer tedaviyi yarım bırakırsanız hastalığın tekrar yayılması kaçınılmaz olabilir. Bizim tavsiyemiz uyguladığınız losyon, şampuan ve ilaçları tedaviden netice aldıktan ve doktorunuza danıştıktan sonra bırakmanızdır. Çünkü saçkıranın geri dönme ihtimali çok yüksektir, iyileşmiş gibi görünür ve yeniden belirtilerini göstermeye başlar.