Badem Yağının Faydaları Nelerdir?

Bugün sizlere badem yağının faydalarını anlatacağız. Badem tadı, görünüşü ve faydalarıyla inanılmaz bir besin olarak karşımıza çıkıyor. Sadece kuruyemiş olarak tüketilmiyor. Pastalara, ekmeklere, çikolatalara, pilava katılarak lezzetlerine lezzet katıyor. Faydaları ise saymakla bitmiyor ve Amerikan Kalp Birliği’nin önerilerine göre her gün tüketmemiz gerekiyor.

Bademin faydaları ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz. Badem yağı ise yıllardır güzellik ve kozmetik marketlerinde satılıyor, televizyonda güzellik ve bakıma konu oluyor. Ayrıca, badem yağının faydaları yıllardır biliniyor ve sağlık sektöründe kullanılıyor. Tek bir bademin ağırlığının yarısının yağdan oluştuğunu biliyor muydunuz? Badem yağı bağırsaklarınıza, cildinize, kalbinize iyi gelecek! Nasıl mı? Yazımızda badem yağının faydalarını sizin için anlattık. Badem yağı nedir ve nasıl üretilir? Badem yağının faydaları nelerdir? Hepsini sizin için araştırdık, inceledik.

Bu makalede sizleri şu başlıklar bekliyor:

 #  Badem Yağı Nedir?
 #  Badem Yağının İçeriği
 #  Evinizde Badem Yağı Nasıl Yapabilirsiniz?

 1  Cildinizi Güzelleştirir
 2  Göz Altı Morluklarını Azaltır
 3  Kırışıklıkları Azaltır
 4  Güneşten Korur
 5  Kolesterolü Dengeler
 6  Kalp Rahatsızlıklarına Yakalanma Riskini Düşürür
 7  Şeker Hastalığını Önler ve Tedavi Eder
 8  Kalın Bağırsak Sağlığını Kuvvetlendirir
 9  Kulak Ağrılarını Tedavi Eder

Badem Yağı Nedir?

Botanik ismi Prunus dulcis veya Amygdalus communis L.olarak bilinir. Orijinal olarak ilk zamanlarda Orta Doğu ve Asya’da yetiştirilmiştir. Kaju fıstığı gibi diğer fıstık türleriyle gruplandırılmış olsa da badem aslında bir meyvedir. Kabuklu bir meyvedir ve içerisinde çekirdeğini saklamaktadır. Badem yağının üretilmesinde iki çeşit badem türü kullanılır. Tatlı ve bitter yani acı bademle üretilir. Yıllar önce badem yağının keşfedilmesi tatlı bademleri toplayan çifçilerle başlar.

İlk önce acı badem yağı üretilir ve toksik olduğu anlaşılır. Acı badem yağı siyanür içerir yani zehirlidir ve küçük dozlarda bile toksik, zehir etkisi gösterebilir. Ancak doktor gözetimi altında acı badem yağı kullanılabilmektedir. Siyanür acı badem yağının içerisinden alındığı zaman geriye yağın antiviral, antibakteriyel, antifungal ve antispazmodik özellikleri kalır. Bu yüzden doktor gözetimiyle kullanılabilir.

Bütün besinlerde olduğu gibi bademinde birçok çeşidi bulunur. Genel olarak badem adıyla sınıflandırılır ancak Türkiye’de yetiştirilen badem farklıyken İspanya’da yetiştirilen bademin tadı, dokusu, lezzeti ve yağı birbirinden farklıdır.

Badem Yağının İçeriği

Tatlı badem yağı, sağlıklı denilen doymamış yağları içerir. 100 gram tatlı badem yağı 600 IU E vitamini içermektedir. Günlük ihtiyacımızın iki katı kadar E vitamini içerir. Bunun yanında önemli miktarda K, A ve B vitaminlerini bulundurur.

Evinizde Badem Yağı Nasıl Yapabilirsiniz?

Pahalı güzellik ürünlerine para vermekten bıktıysanız ve evinizde, doğal, temiz bir ürün yapmak istiyorsanız işte size fırsat! Badem yağını evinizde kendiniz yapabilirsiniz.fba

  • 2 su bardağı bademi robotunuzun içerisine atın. Robotu önce düşük seviyede sonra yüksek seviyede çalıştırın.
  • Bademler birbirine yapışık bir hale gelecektir. Robotunuzu durdurup tekrar çalıştırın. Bu işlemi birkaç kez tekrarlayın.
  • Bademleriniz macun kıvamına gelince işlemi durdurun.
  • Macun, hamur gibi bir kıvama gelen badem karışımınızın içerisine bir yemek kaşığı zeytinyağı ekleyin (merak etmeyin badem yağınızın kalitesini düşürmeyecek tam tersi arttıracaktır).
  • Cam bir kase veya kavanozun içerisine badem karışımınızı koyun. Kapağını kapatın veya streç filmle örtün. Oda sıcaklığında 1-2 hafta bekletin.
  • Bademlerin üzerinde yağ kendiliğinden ayrılacaktır. Bir süzgeç veya tülbent yardımıyla yağı karışımdan ayırabilirsiniz.
  • Tatlı badem yağınız hazır! Dilediğiniz gibi ister cildinize, ister yemeklerinize isterseniz de aromaterapi olarak kullanabilirsiniz.

Badem yağının nereden geldiğini ve evde tatlı badem yağını nasıl yapacağımızı öğrendiğimize göre sıra faydalarına geldi! İşte bademin sağlığa, güzelliğe faydaları:

Tatlı Badem Yağının Cilde Faydaları

Badem Yağının Faydaları: Cildinizi Güzelleştirir

Cildinizin parlak, nemli ve ışıl ışıl sağlıklı görünmesinin tek yolu uzun süreli cilt bakımları ve pahalı kremler değildir. Badem yağı içerisindeki vitaminler sayesinde cildi besler ve korur. Cildin nemini sağladığı ve kullanılan yağın emilimini yeterli şekilde sağladığı için ciltteki gözeneklerin tıkanmasını ve akne oluşmasını engeller. Hassas ciltlerde bile herhangi bir alerjik etki göstermez.

Tatlı badem yağını cildinizde kullanmadan önce hafif uçucu bir yağla karıştırmanız etkisini çok daha arttıracaktır. Özellikle doğal gül yağı bunun için mükemmeldir. Karıştırdığınız gül yağı ve tatlı badem yağını ellerinizin arasına alın. Ellerinizi ovuşturun ve yağı ısıtın bu yağın emilimini arttıracaktır. Daha sonra cildinize yukarı doğru masaj yaparak sürün.

Tatlı badem yağı anti oksidatif özelliği sayesinde cildi UV ışınlarından korur (1) . Hassas ciltler için bile oldukça güvenlidir. Deri altındaki yağ, akne gibi kirli bileşenleri çıkartmak için yumuşaklık sağlar. İçeriğindeki A vitaminiyle sivilce oluşumunu önler.

Göz Altı Morluklarını Azaltır

Göz altınızdaki şişlikler, torbalar ve morlukların tatlı badem yağına karşı hiç şansı olmayacak! Göz altı morlukları genetik ve yapısal bir durum olabilir. Uyku düzeni, sürekli bilgisayar ışığına maruz kalma, kimyasal kozmetiklerde bu durumu etkilemektedir. Kullanılan göz altı kapatıcıları geçici olarak göz çevrenizi aydınlatacak ve kimyasal sürmenize neden olacaktır. Ancak tatlı badem yağı doğal, ucuz ve tedavi edici bir yöntem olabilir.

Yatmadan önce elinize 1-2 damla tatlı badem yağını damlatın ve parmaklarınızda ovuşturarak, ısıtın. Göz altlarınıza şakaklarınıza doğru parmaklarınızla masaj yaparak uygulayın. Bir süre sonra uyandığınızda daha parlak, canlı ve şişliği inmiş göz çevresini göreceksiniz. Ancak çok fazla miktarda uygulamamaya dikkat edin. Göz çevrenizde fazla gelen yağın yağ bezelerine dönüşmesini istemezsiniz.

Badem Yağının Faydaları: Kırışıklıkları Azaltır

Bu başlığı yanlış okumadınız. Kırışıklıkları azaltmanızın tek yolu botokslar, iğneler, kremler değil! Emin olun sizin gibi kimse kırışıklıkların görüntüsünden pek hoşlanmıyor. Tatlı badem yağı faydalı yağ asitleri ve E vitamini içerir. Düzenli kullanımı cildin esnekliğini arttırır, hücreleri yeniler. Böylelikle kırışıklıklarınızı azaltır!

Güneşten Korur

Güneşten korunmak için güneş kremlerine ihtiyacınız olmayabilir. Yukarıdaki yazılarda bahsettiğimiz gibi tatlı badem yağı UV ışınlarından korur. Güneş ışınları cildi tahrip edebilir ve güneş yanığı oluşturabilir. Ama badem yağının SPF 5 özelliği olduğunu biliyor muydunuz? Bahar ve kış zamanlarında bile cildi güneşten korumak ve düşük koruyuculuğa sahip güneş kremi kullanmak gerekir. Bunun için tatlı badem yağı en güzel çözüm!

Yazın bronzlaşmak için kullanacağınız kakao veya havuç yağının içerisine ekleyerek güneşten alacağınız zararlı etkileri engelleyebilirsiniz. İçerisindeki vitamin ve yağ asitleri sayesinde hem güneşten korunun hem de cildinizi besleyin!

Badem Yağının Faydaları

Badem Yağının Faydaları: Kolesterolü Dengeler

Tatlı badem yağının sağlık açısından en bilinen özelliği kolesterolü dengelemesidir. HDL (iyi) ve LDL (kötü) kolesterolün dengesini sağlar. Düzenli tüketimi HDL’yi arttırır ve LDL’yi azaltır (2). İçeriğindeki doymamış sağlıklı yağlar, E vitamini ile kanınıza oksijen geçişini arttırır. Böylece kalbinizin pompaladığı kan akışı daha rahat sağlanır. Kalp sağlığınızı arttırmak, kalbinize bir hediye vermek istiyorsanız işte size tatlı badem yağı!

Kalp Rahatsızlıklarına Yakalanma Riskini Düşürür

Tatlı badem yağı sadece kolesterolünüzü düşürerek fayda sağlamaz aynı zamanda kalp krizi, damar tıkanıklığı, koroner kalp rahatsızlığı gibi problemlere yakalanma riskinizi azaltır. Tıp Bilimleri Araştırma Dergisi 2014’te yayınladığı bir çalışmayla da bunu doğrulamaktadır. Kalp rahatsızlıkları genellikle düşük antioksidan, düşük anti enflamatuvar beslenme sonucu oluşan kronik inflamasyonlardır.

Yani sebze, meyve, kuruyemiş, yeşil çay gibi bitki çaylarından tüketmeyen kişiler hücrelerini koruyamıyor demektir. Bunun sonucunda kalp rahatsızlıklarına yakalanma olasılığı artar.

Eğer bu rahatsızlığa sahipseniz bile tatlı badem yağını beslenmenize katmanızı kesinlikle öneriyoruz. Bunun yanında sülfür oranı yüksek gıdaları yani yumurta, lahana gibi ve omega-3’ten zengin beslenmek rahatsızlığınızın tedavisinde emin olun yardımcı olacaktır. Vücuttaki iltihaplanmayı azaltacaktır.

Şeker Hastalığını Önler ve Tedavi Eder

Şeker hastalığının temel sebebi pankreastan üretilen insülinin dengesiz olması veya hiç üretilememesidir. Tatlı badem yağının kan şekerini dengelediği ve diyabete yakalanma riskini azalttığı kanıtlanmıştır. Purdue Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre kahvaltıda badem ve badem türevlerini (badem unu, yağı gibi) tüketenlerin kan şekeri düzeylerinin daha dengeli olduğu görülmüştür.

Ayrıca daha tok hissettiklerini öğünden sonra doymayıp ikinci öğünü de tüketmelerini engellediği fark edilmiştir. Çalışmada badem yağının bütün bademler gibi etki gösterdiği de ortaya konulmuştur (3).  Başka bir üniversitede yapılan çalışmada yüksek glisemik indekse sahip karbonhidratlar (beyaz makarna, beyaz ekmek, şeker ve bazı meyveler) ile tüketilen bademin kan şekerinde denge sağladığı ve kan şekerinde fırlamaları engellediğini göstermiştir.

Şeker hastalığının başlangıç seviyesinde olanlar veya şeker hastalığına sahip bireyler için bu inanılmaz bir etkidir. Tedavi edilmesinde ve önlenmesinde yardımcı olabilir.

Beyaz unla yapılmış ürünleri ve şekerli besinleri tükettiğiniz zaman yanında badem tüketmeniz veya tatlı badem yağı kullanarak yapmanız kan şekerinizdeki dengesizliği engelleyecektir. Badem yağını yemeklerde kullanmanız diyabete yakalanma riskinizi azaltacaktır.

Kalın Bağırsak Sağlığını Kuvvetlendirir

Herkesin en yaygın sorunu, kabızlık! Tatlı badem yağı bağırsaklarınızı sağlıklı tutacaktır. Badem tüketmenin kolon kanseri riskini azalttığını biliyor musunuz?

Çocuklarda görülen rektal prolapsus rahatsızlığı (kalın bağırsağın son kısmının makattan dışarı sarkması)badem yağı enjeksiyonuyla tedavi edilir. Mısır’da bulunan Kahire Üniversitesi’nde pruritus ani  (makatta kaşıntı) hastalığı olan bireylere badem yağı enjeksiyonu yapılmıştır. Hastaların %93’ü takip edildi ve ikinci kez enjeksiyon sonrası iyileşmeleri sağlandı (4).  Kabızlığı giderebilmek için çorbalarınıza ve salatalarınıza 2 çorba kaşığı tatlı badem yağı katarak iyileşme sağlayabilirsiniz.

İrritabl bağırsak sendromu, kabızlık, pruritus ani, rektal prolapsus vb. gibi rektum denilen yani kalın bağırsağın son kısmıyla ilgili rahatsızlıklar ve kalın bağırsak hastalıklarından korunmak için yemeklerinize tatlı badem yağı muhakkak eklemelisiniz!

Kulak Ağrılarını Tedavi Eder

Badem yağı ve kulak ağrısı ne alaka diyebilirsiniz. Ancak besinlerin mucizesi, kimyası işte bu kadar etkilidir! Kulak ağrısı özellikle çocuklarda çok sık görülen bir problemdir. Kulak ağrısını geçirebilmek için homeopatik denilen yaşam gücünüzün, beslenmenizin, sağlığınızın dengelenmesiyle sağlanan birçok tedavi yöntemi vardır. Bunlardan biri de doğal tedavi yöntemi olan tatlı badem yağıdır. Kulak içerisini yumuşatmak ve içerideki hava geçişini arttırmak, tıkanıklığı azaltmak amacıyla kullanılır.

1 yemek kaşığı ılık suyun içerisine 2-3 damla tatlı badem yağı damlatın. Güzelce karıştırın ve ağrının olduğu kulağa damlatın. Kulak kanalının içerisine geçmesine izin verin. Kulak içerisinde mikroskobik kesikler olsa bile güvenli olduğu kanıtlanmıştır. Ancak, bilmeden ve doktorunuza danışmadan kesinlikle uygulamayın. Sıcak su kullanmayın ve 1 yemek kaşığından daha fazla su eklemeyin.

Umarım yazımızda badem yağı hakkında birçok şey öğrenmiş ve beğenmişsinizdir. Merak ettiğiniz sorular ve eklemek istedikleriniz için yorum bırakabilirsiniz.

Sigaranın Zararları Nelerdir?

Sigaranın zararları nelerdir? İnsan sağlığını olumsuz yönde etkileyen ama tüketicisi de bir o kadar fazla olan Sigara içildiğinde vücudumuza ne gibi zararlar bırakıyor madde madde değineceğiz. Sigaranın zararları hiçte hafife alınacak türden değil, paketlerin üzerinde ve reklamlarda gördüğünüz gibi vücudun neredeyse her organına zarar veriyor.

Sigaranın zararları günümüzde kamu spotları ile yeterince aydınlatılmasına rağmen insanların sigarayı bırakmaya karşı hiçbir çabaları yok.

Birçok hastalığın sebebi olan sigara, toplumun büyük kısmı tarafından içilmeye devam ediyor.  Ama yinede merak edenler, nasıl zarar verdiğini öğrenmek isteyenler için [vurgu color=”#27ae60″]sigaranın zararlarını[/vurgu] bu yazıda ele aldık. Belki de bilmediğiniz zararlar hakkında bilgi sahibi olabileceksiniz. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2015 verilerine göre Türkiye’de 15 yaş üstündeki bireylerin %39,5’i sigara kullanıyor.

Amerika Birleşik Devletlerinde ölümlerin 5’te 1’i sigara tüketimi sonucu ortaya çıkan hastalıklardandır. Eldeki verilere göre ise sigara içen 2 kişiden 1’i sigara kullanma sonucu meydana gelen bir hastalıkla öleceği tahmin edilmektedir. Sigara içmek, bir erkeğin ömrünü yaklaşık 12 yıl, bir kadının ömrünü ise yaklaşık 11 yıl kısaltır. Sigaranın zararları hakkında belki kendimiz öğrenmek belki de sevdiklerimize anlatabilmek için biraz bilgi sahibi olalım.

İnsan sağlığını tehlikeye sokan tütün mamülleri:

Yolda giderken arabanın arkasından siyah dumanlar çıktığını ve sizin yanınızdan geçtiğini hiç hatırlıyor musunuz? İşte bu da hayatınızı tehlikeye atabilecek bir tütün mamülü, şöyleki; karbon monoksit gazı, araçların egzoz dumanlarında bulunur ve yüksek dozları öldürücüdür. Kandaki oksijenin yerini alarak organlara oksijenin gitmesini azaltır ve organların çalışma kapasitesini azaltır, aşırı doz durumunda ise çalışmayı durdurur.

Kısaca Sigaranın Zararları

Sigaranın zarar verdiği organlar ve neden olduğu rahatsızlıklar kısaca sigaranın zararları:

[infobox color=”#4caf50″]Kalp ve Dolaşım Sistemi
Beyin ve Sinir Sistemi
Bağışıklık sistemi
Kemik Sistemi
Akciğer ve Solunum Sistemi
Cilt
Ağız
Üreme ve doğurganlık
Kanser[/infobox]

Sigarayı soluduğunuz için sadece akciğeriniz etkilenmiyor. Sizce bu kadar organı etkilemesi mantıklı mı? Gerçekten zehir değil mi? Evet sigara vücudun neredeyse tüm sistemlerini etkiliyor.

Hangi sigara markasını kullandığınız veya nasıl tükettiğiniz önemli değildir. Nargile, puro şeklinde tüketilmesi hiçbir şey değiştirmez.  Sigara, 600’den fazla madde içerir; bunların çoğu puroda ve nargilede bulunmaktadır.

Bu maddeler yanarken, 600’le kalmayıp Amerikan Akciğer Birliğine göre 7000’den fazla kimyasal madde üretmektedir. Bu kimyasalların birçoğu zehirlidir ve en az 69 tanesi kanserojen etki göstermektedir. Sigara, birçok sağlık problemlerine yol açıyor. Şimdi tek tek bunları inceleyelim.

Sigaranın Zararları Nelerdir?

Sigaranın zararları aşağıda yazmaktadır ancak hangi zararın vücudumuzda nasıl bir tahribata yol açtığını görmek isterseniz sırayla okuyabilirsiniz. İlginizi çeken bir zarar varsa üstüne tıklayıp hızlıca o kısmı okuyabilirsiniz.

 1  Beyin ve Sinir Sistemi
 2  Kemikler
 3  Kalp ve Dolaşım Sistemi
 4  Bağışıklık Sistemi
 5  Akciğer ve Solunum Sistemi
 6  Ağız
 7  Doğurganlık
 8  Cinsel Sağlık
 9  Göz Sağlığı
 10  Cilt
 11  Kanser

Sigaranın Zararları: Beyin ve Sinir Sistemi

Sigaranın Beyin ve Sinir Sistemine Verdiği Zararları
Sigaranın Beyin ve Sinir Sistemine Verdiği Zararları

Sigara, felç kalma ihtimalini 2 ila 4 kat arttırmaktadır. Felç kalmak, beyin hasarına ve ölüme neden olabilir. Felcin beyin hasarına neden olmasının bir yolu beyin anevrizmasıdır. Anevrizma nedir? Damarınız zayıflar, güçsüzleşir ve balon gibi şişkinlik yapar. Bu balon bir zaman sonra patlayabilir ve kanamaya neden olur.

Vücut içinde gerçekleşen bu kanama ise ölüme yol açan çok ciddi bir durumdur. Tütünün veya sigara kullanmanın bir diğer etkisi ise nikotin denilen oldukça sık duyduğumuz bir maddeden dolayı oluşur.

Nikotin, ruh halinizi bile değiştirebilecek bir zehirdir. Beyninize sadece birkaç saniye içinde ulaşır ve sizi bir süre sonra daha enerjik hissettirir. Fakat bu etki azaldığında, kendinizi daha yorgun hissedersiniz. Enerjinizin ve moralinizin bir anda yükselip bir anda çöktüğüne hiç şahit oldunuz mu? Eğer sigara içiyorsanız ve bırakmayı bir türlü başaramıyorsanız sebebi nikotin alışkanlık yaratır. Bu yüzden insanlar sigarayı bırakmakta çok zorlanırlar.

Nikotin içmenizin azalması bilişsel (beyin) işlevlerinizin azalmasına, endişeli ve depresif hissetmenize neden olabilir. Baş ağrısı ve uyku sorunları yaşayabilirsiniz. Sigaranın içeriğindeki sadece bir maddeden bahsettiğimizi unutmayın.

Sigaranın Zararları: Kemikler

Sigara içmek sadece akciğerleri etkilemez demiştik. Ancak, kemiklerinizi bile etkileyeceğini biliyor muydunuz? Yapılan son çalışmalar gösteriyorki sigara kullanımı sonucu kemik yoğunluğunuz azalıyor. Kemiklerinizin kolay kırılmasına ve zayıflamasına neden olan osteoporoz hastalığına yaklanma riskinizi arttırıyor.

İncelenen sigara kullanan kadın ve erkeklerde çok zayıf kemik yapısına rastlanmıştır. Sigarayı bırakmayı düşünüyorsanız bırakmak, düşük kemik kitlesi ve kırıkların oluşma riskini azaltıyor. Ancak, çok eskiden beri sigara kullanan biriyseniz bu etkiyi azaltmak birkaç yıl sürebilir.

Bunlara ek olarak erken yaşlarda sigara kullanmaya başlayan bayanlar daha çok etkileniyor. Sigara, östrojen hormonunu azaltıyor ve böylece osteoporoz riskini daha fazla arttırmanın yanında menopoz dönemini de erkene çekiyor. Sigara, kemikleri daha zayıf, güçsüz hale getirmektedir.

Sigaranın Zararları: Kalp ve Dolaşım Sistemi

Sigaranın Kalp ve Dolaşım Sistemine Verdiği Zararları
Sigaranın Kalp ve Dolaşım Sistemine Verdiği Zararları

Sigara kullanmak, kanınızda plak oluşmasına neden olur. Plak nedir? Kan damarlarınızın duvarına yapışabilen küçük cisimler gibi düşünebilirsiniz. Kan damarına yapışan arterler damarınızda kanın geçiş alanında daralmaya neden olur. Bu daralma kan akışını azaltır. Daha az akan ve yavaş akan kan pıhtılaşma oluşturarak kan dolaşımınızı durdurmaya, inme veya felç, kalp krizi oluşmasına neden olabilir.

Plakların damar yüzeyine yapışmasına ateroskleroz denilmektedir. Azalan kan akışı sonucu kalp atış hızınız artmaktadır. Sizce de gösterdiği bu etki korkunç değil mi? Birçok kalp rahatsızlığına yol açabilir. arterlerin duvarlarına yapışır (ateroskleroz), onları daraltır; bu kan akışı azaltır ve pıhtılaşma riskini arttırır.

En yaygın görülen rahatsızlıklar veya semptomlar ise koroner kalp hastalığı, kalp çevresinde bulunan dar veya tıkalı damarlar, kalp krizi, göğüs ağrısıdır.

Sigaradaki karbon monoksit ve nikotin kalbi daha hızlı çalıştırır. Bu nedenle, sigara içenler egzersiz yapmakta daha çok zorlanır ve nefes nefese kalırlar. Günde 5 adet veya daha az sigara kullanan bireyler bile erken yaşlarda kalp rahatsızlıklarının belirtilerini görebilir.

Sigaranın Zararları: Bağışıklık Sistemi

Bağışıklık sistemi vücudu enfeksiyondan ve hastalıklardan korur. Bağışıklık sistemini tehlikeye atan bu durum sonucu solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riski artar.

Sigara içmek, hücreleriniz için zehirli kimyasal madde anlamına gelir ve sürekli tepki oluşturur. Bunun sonucunda crohn hastalığı ve romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklara neden olabilir. Farklı gelebilir ama sigara kullanmak tip 2 diyabet dediğimiz şeker hastalığıyla bağlantılıdır.

Çünkü, tütün kullanımı zehir kullanımı demektir. Derinizde, gözünüzde, dilinizde bulunan her bir hücreye de zehir anlamındadır. Hücrelerinize zarar verir, onları yıpratır ve sağlık problemlerine neden olur.

Sigaranın Zararları: Akciğer ve Solunum Sistemi

Sigaranın Akciğer ve Solunum Sistemine Verdiği Zararları
Sigaranın Akciğer ve Solunum Sistemine Verdiği Zararları

Evet, herkesin en çok etkileneceğini düşündüğü organa geldik. Sigara içmekten vücudun belki de en etkilenen organı akciğerlerdir. Akciğerleri farklı şekillerde etkileyebilir.

Akciğerlerinizde oksijeni alan ve dolduran hava kesecikleri bulunur. Sigarayı her soluduğunuz anda oksijen yerine birçok kimyasal alveol dediğimiz bu keseciklere dolar ve onlara zarar verir. Reklamda veya internette gördüğünüz sağlıklı-sigara kullanan akciğer resimlerini hatırlıyor musunuz?

Maalesef ki her biri doğrudur. Akciğerlerinizde alveollere zarar vermekle kalmaz organ rengini bile değiştirir. Sigaradan kaynaklanan akciğer hastalığının fark edilmesi genellikle yıllar sürebilir. Hastalık gelişmedikçe kolay kolay teşhiş edilememektedir.

Bu rahatsızlıklardan birisi KOAH’tır.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH): Uzun sürede oluşan ve gittikçe kötüleşen bir hastalıktır. Hırıltı, kısa kısa nefes alma ve göğüs sıkışmasına neden olur. ABD’de önde gelen üçüncü ölüm nedenidir. Maalesef, tedavisi yoktur.

Bir diğer rahatsızlık kronik bronşittir.

Kronik bronşit: Akciğerdeki hava yolları çok fazla mukus ürettiğinde öksürüğe neden olur.  Fazla mukus daha sonra iltihaplanır ve öksürük uzun süre devam eder. Zamanla bu enfeksiyon yara dokusu oluşturur. Mukus ise hava yollarını tamamen tıkayarak enfeksiyona neden olabilir. Tedavisi yoktur, ancak sigarayı bırakmak semptomları azaltabilir.

Amfizem: Akciğerdeki alveol dediğimiz keselerin sayısını azaltan ve aralarında duvarları parçalayan bir hastalıktır. Birey dinlenirken bile nefes alamaz hale gelir. Hastalığın ikinci aşamasında, hastalar sıklıkla sadece oksijen maskesi kullanarak nefes alabilirler. Tedavisi yoktur ve tersine çevrilemez.

Sigaranın neden olduğu diğer akciğer-solunum hastalıkları ise pnömoni, astım ve tüberkülozdur.

Sigaranın Zararları: Ağız

Sigaranın kötü nefes, ağız kokusuna ve dişlerin sararmasına neden olduğunu görüyoruz. Ancak bu ağız kokusunun yanı sıra diş üzerinde lekeler oluşturur. Diş etlerinde rahatsızlık verir ve diş eti hastalığını oluşturur. Hatta dil üzerindeki hasarından dolayı tat alma yetisinde azalmaya, tatsız hissetme neden olabilir.

Sigaranın Zararları: Doğurganlık

Sigaranın Doğurganlığa Karşı Zararları
Sigaranın Doğurganlığa Karşı Zararları

Sigara içen bayanların hamile kalmakta daha zorluk çekebilecekleri görülmüştür. Ayrıca  hamile kaldıklarında sigara içen kadınlar sadece kendi sağlıklarında değil bebek sağlığına da birçok risk getirmektedir:

[infobox color=”#4caf50″]Erken doğum
Düşük riski
Ölü doğum riski
Düşük doğum ağırlığı
Ani bebek ölümü sendromu
Bebek hastalıkları[/infobox]

Sigaranın Zararları:  Cinsel Sağlık

Sigara içen erkeklerde iktidarsızlık görülebilir. Çünkü sigara kullanımı az önce söylediğimiz gibi vücudunuzdaki tüm hücrelere zarar verir. Aynı şekilde penisteki kan damarlarında hasara neden olur. Aynı zamanda spermlere zarar vererek, sperm sayısını etkiler. Sigara içen erkeklerde sigara içmeyen erkeklere göre daha düşük sperm sayısına sahiptir. Bu tür cinsel problemlerle karşılaşan sigara bağımlıları keçiboynuzu gibi doğal tedavi yöntemlerine başvursalar da bu sadece hasarı onarmaya çalışmaktır. Problemin çözümü için sigara bırakılmalı, en yakın sağlık kuruluşunda tüm tetkiklerin doktor kontrolünde yapılması gerekmektedir.

Sigaranın Zararları: Göz Sağlığı

Sigara içenlerin, yaşlılık döneminde kör olma riski dört kat daha fazladır. Sigara, göz rahatsızlıklarında şu riskleri arttırabilir:

Katarakt: göz merceğinin bulanıklaşması anlamına gelir. Bulanık görme, ışık hassasiyeti ve görme kaybı belirtileri içerir. Sigara, katarakta yakalanma riskini iki katına çıkarır.
Makula dejenerasyonu: görme alanının merkezinde bir kayba neden olur. Belirtileri; lekeli ve bulanık görme, düz çizgileri eğri olarak algılamadır. Sigara kullanmak, maküla dejenerasyonuna yakalanma riskinizi üç katına çıkarır.
Üveit: gözün ortasında bir iltihaplanmadır. Ağrı, kızarıklık ve göz hassasiyeti semptomlarını gösterir. Sigara kullanmak göz sağlığınız bozabilir ve rahatsızlıklara neden olabilir.

Sigaranın Zararları: Cilt

Sigara içmek, hem iç organlarınızı hem de görünüşünüzü etkiler. Cildin yaşlanma sürecini hızlandırır. Hücrelerdeki oksijen miktarını azalttığından daha donuk ve gri ir cilt ortaya çıkarır. Cilt görünümünüzü 10-20 yıl yaşlandırabilir. Göz ve ağız çevresinde kırışıklık oluşturması 3 kat daha fazla olur.

Sedef hastalığına bile neden olabilir. 2007’de yapılan bir araştırmaya göre,10 yıldır veya daha az bir süredir günde bir paket sigara içiyorsanız, sedef hastalığı riski % 20 artar; 11-20 yıldır içiyorsanız riskiniz % 60 oranından daha da yüksektir. 20 yılı aşkın süredir sigara kullananların sedef hastalığına yakalanma riski diğerlerinden iki kat daha yüksektir.

Sigaranın Zararları: Kanser

Sigara, kanser ölümlerinin yaklaşık yüzde 30’una neden olur. Akciğer kanseri vakalarında, ölümlerin yaklaşık yüzde 80’i sigara içmekten kaynaklanır. Akciğer kanseri hem kadınlarda hem erkeklerde kanser ölümünün en önde gelenidir. Tedavisi de son derece zor gerçekleşir. Tütün dumanı içinde yaklaşık 7.000 kimyasal madde bulunur ve bunların yaklaşık 70’i doğrudan kansere neden olmaktadır.

Sigara, sadece akciğer kanseriyle kalmaz aşağıdaki kanser çeşitleri içinde risk faktörüdür:

[infobox color=”#4caf50″]Ağız
Larenks
Farinks (boğaz)
Özofagus (yemek borusu)
Böbrek
Karaciğer
Mesane
Pankreas
Mide
Kolon / rektum
Miyeloid Lösemi[/infobox]

Bunun gibi birçok kanser çeşidine neden olmaktadır. Sadece sigara olarak düşünmemelisiniz. Puro, pipo içiciliği, mentol sigaraları, çiğneme tütünü ve diğer tütün biçimleri kanser ve diğer sağlık problemlerine neden olur. Tütün kullanmak için güvenli bir yol yoktur. Her hücrenize zarar vermektedir. Sadece size değil çevrenizdekileri de etkilemektedir.

Sigarayı Bırakmanın Faydaları

Sigarayı bırakmak yaşanılacak olan veya yaşanılan sağlık problemlerini azaltır. Felç geçirme riski sigarayı bıraktıktan 2 yıl içerisinde sigara içmeyenlerin yarısına, 5 yıl sonunda ise sigara içmeyenlerin oranına düşmektedir. Uzun süreli bile olsa sağlığınızı geri kazanmanız mümkündür.

Sigara kullanmayı bırakanlarda ağız, boğaz, özofagus (yemek borusu kanseri) ve mesane kanseri riskleri 5 yıl içerisinde yarıya düşer. Akciğer kanseri riski ise 10 yıl sonra yarıya düşer.

Genel olarak, sigarayı bıraktığınız andan itibaren hücreleriniz toparlanmaya ve sağlığınız düzenlenmeye başlar. Gelin bugün kendinize bir iyilik yapın ve sigarayı bırakın.

Migrene ne iyi gelir?

Migren dünyadaki yetişkinlerin % 15’inde vardır. Ciddi bir hastalıktır ve semptomlardaki ortalama bir baş ağrısından farklıdır ve onlardan muzdarip kişilerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir. Yıllardır süren araştırmalara rağmen, migrenin kesin nedeni hala bilinmiyor. Diyet yapan bir kişinin migren ağrısı çekmemesi çok normaldir.

Bununla birlikte, migrene muzdarip insanlar için, diyet tetikleyici rollerden biridir. Aslında, migren hastalarının % 10-60’ı bazı gıdaların migrenlerini tetiklediğini iddia etmektedir.

Migrene ne iyi gelir?

Migrene nelerin iyi geldiğini içerin gıdaların listesi bunlardır.

1. Peynirler

Peynir sıklıkla bir migren tetikleyicisi olarak tanımlanır.

Araştırmacılar, eski peynirlerin yüksek seviyelerde tiramin , kan damarlarını etkileyebilen ve baş ağrısını tetikleyebilecek bir amino asit içerdiğinden kaynaklandığını öne sürüyor.

Tiramini yüksek gıdalar arasında, kaşar peyniri, İsviçre peyniri, salam, havuç ve tofu gibi yaşlanmış , iyileştirilmiş , kurutulmuş , tütsülenmiş veya turşu gibi yiyeceklerde bulunur .

Ne yazık ki, tiramin ve migren arasında kesin bir ilişki kurulmamıştır. Yine de, çalışmaların yarısından fazlası tiramin ve migren arasında bir ilişki aramaktadır ve tiramin’in bazı insanlarda bir tetikleyici rol oynayabileceği bulmuştur.

Bu bağlantıyı teyit etmek için yüksek kaliteli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır, ancak migrene muzdarip kişilerin yaklaşık % 5’inin tiramin’e karşı hassas olduğu tahmin edilmektedir.

Migrenler ağrılarınızın sert geçmesinin, sebebi peynirler olabilir.

Özet Eski peynirler ve diğer tiraminlerde bulunan gıdalar genellikle migren tetikleyicileri olarak düşünülür. Kesin bir kanıt yoktur ama bir bağlantı da olabilir.

2. Çikolata

Çikolata yaygın olarak bildirilen bir migren tetikleyicisidir.

Feniletilamin veya flavonoidler neden olabilir, bu iki maddenin çikolata da bulunur.

Bununla birlikte, kanıtlar çelişkili.

Birkaç çalışma çikolatanın hassas insanlarda migreni provoke edebildiğini bulmuştu.

Örneğin, migren hastalarında yapılan küçük bir çalışma, 12 katılımcının 5’inin çikolatayı yediğini ve bir gün içinde migren atakları olduğunu sonucunu buldu.

İlginçtir, plaseboyu aldıktan sonra hiçbiri atak geçirilmedi.

Bununla birlikte, birçok başka araştırma çikolata tüketimi ile migren arasında bir bağ bulamadı.

Bu nedenle çikolatanın çoğu insan için migren ağrısında önemli bir faktör olmadığı muhtemeldir. Buna rağmen, çikolatayı bir tetikleyici olarak görenler, bunu önlemek isteyebilir.

Özet: Çikolata, en çok bildirilen migren tetikleyicilerinden biridir. Bu, çikolatalarda bulunan bazı bitki bileşikleriyle ilgili olabilir.

3. İşlenmiş etler

Sertleşen veya işlenmiş etler, sosisli veya bazı diğer etler gibi,nitrat veya nitrit olarak bilinen koruyucu maddeler içerir.

Aslında, 1970’lerde insanlar nitritleri tükettikten sonra baş ağrısı bildirdiklerinde genellikle “sosisli baş ağrısı” olarak anlandırırlardı.

Günümüzde, işlenmiş ve işlenmemiş etler genellikle migren tetikleyicileri olarak bildirilmektedir.

Nitritler, kan damarlarının genişlemesine sebep olduğu için migreni tetikleyebilir.

Bununla birlikte, bunun migren hastaları için ne kadar uygun olduğunu söylemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Özet: İşlenmiş veya hazırlanmış etler, genellikle duyarlı insanlarda baş ağrılarını tetikleyebilecek nitratlar veya nitritler içerir.

4. Yağlı ve Kızartılmış Gıdalar

Yağ migren duyarlılığını da etkileyebilir.

Bunun nedeni, kandaki yüksek yağ seviyelerinin prostaglandin üretimine yol açması olabilir .

Prostaglandinler kan damarlarının dilate kalmasına yol açarak potansiyel olarak migrenlere ve artmış ağrıya yol açabilir.

Bu ilişki üzerine yapılan bir araştırma, çalışmanın başında, günlük 69 gramdan daha fazla yağ içeren yüksek yağlı bir diyet yiyen katılımcıların, daha az yağ tüketenlere oranla neredeyse iki kat daha fazla baş ağrısı yaşadıklarını buldu .

Ayrıca, yağ alımını azalttıktan sonra katılımcıların baş ağrısı sıklığı ve yoğunluğu azaldığını keşfettiler. Katılımcıların yaklaşık % 95’i baş ağrılarında % 40’lık bir iyileşme bildirdi.

Düşük yağlı vegan diyetiyle ilgili yapılan bir başka araştırmada da baş ağrısı ağrısı ve sıklığında azalma gibi benzer sonuçlar bulundu.

Bununla birlikte, her iki çalışmada da, yağ tüketiminin yanı sıra ağırlık kaybı veya hayvansal ürünler hariç olmak üzere başka faktörler de etkiledi.

Bu nedenle, yalnızca yağ alımının düşürülmesinin iyileştirmelerden sorumlu olduğunu söylemek mümkün değildir.

Özet Yağda yüksek bir diyet uygulamak migren sıklığını artırabilir. Sonuç olarak, yağ alımının düşürülmesinin migren yoğunluğunu ve frekansı geliştirdiği gösterilmiştir.

5. Bazı Çin Yiyecekleri

Monosodyum glutamat (MSG), lezzetli tadı artırmak için bazı Çin ve işlenmiş gıdalara eklenen tartışmalı bir lezzet artırıcıdır.

MSG tüketimine yanıt olarak baş ağrısı raporları birkaç on yıl boyunca yaygın olmuştur.

Fakat bu etkinin kanıtı tartışmalıdır ve iyi tasarlanmış hiçbir çalışma MSG alımıyla migren arasında bağlantı olmadığını göstermemiştir.

Alternatif olarak, bu gıdaların tipik olarak yüksek yağ veya tuz içerikleri de sorumlu tutulabilir.

Bununla birlikte, MSG sıklıkla bir baş ağrısı ve migren tetikleyicisi olarak bildirilmeye devam etmektedir.

Özet: Pek çok Çin ve işlenmiş gıdalarda bulunan monosodyum glutamatın sıklıkla baş ağrısı oluşturduğu bildirilmektedir.

6. Kahve, Çay ve Soda

Kafein sıklıkla baş ağrılarını tedavi etmek için kullanılır.

Ancak ilginçtir, bazı kanıtlar dolaylı yoldan migreni provoke edebildiğini göstermektedir.

Bir “kafein çekme baş ağrısı”, kafeinin etkileri aşınca baş ağrısının meydana geldiği iyi bilinen bir fenomendir.

Bu durum, kafein tüketimine yanıt olarak kan damarları kontraktürden sonra yeniden genişlediğinde ortaya çıkar..

Bu etki duyarlı olanlarda migren tetikleyebilir.

Bununla birlikte, kafein daha yaygın olarak, migren dışındaki normal baş ağrısına neden olmaktadır.

Özet: Kafein, geri çekme etkileri yoluyla dolaylı olarak baş ağrılarını tetikleyebilir. Bu kafein etkileri aşınması ve bazı kan damarlarının genişlemesi üzerine olur.

7. Suni Tatlandırıcılar

Aspartam şekeri eklemeden şeker tatlandırmak için gıdalar ve içeceklere sıkça eklenen suni tatlandırıcı türüdür.

Bazı insanlar aspartam tükettikten sonra baş ağrısı geliştirdiklerinden şikayet ederler, ancak çoğu çalışma gösteriyor ki aspartam çok az veya hiç var olmayan bir etki gösterir.

Aspartamın migrenden muzdarip insanlar üzerinde olumsuz etkileri olup olmadığını araştıran birkaç çalışma bulunmaktadır.

Ne yazık ki, çalışmalar küçük çaplı olduğundan kesin bir sonuç alınmamıştır, ancak bazı migren hastalarında aspartamdan etkilenen baş ağrıları bulunmuştur.

Bu çalışmaların birinde, 11 katılımcının yarısından fazlasının büyük miktarlarda aspartam tükettikten sonra migren sıklığının arttığı bulundu.

Bu nedenle, migren hastalarının bir kısmının aspartam için hassas olabileceği düşünülmektedir.

Özet: Aspartam bazı insanlarda migren sıklığını artırabilecek yaygın bir suni tatlandırıcıdır.

8. Alkollü İçecekler

Alkollü içecekler, baş ağrısı ve migren için en eski bilinen tetiklerden biridir. Nedeni malesef açıkça belli değildir.

Migren olan insanlar migren olmayan insanlara göre daha az alkol içme eğilimindedir ve akşamdan kalma süresinin bir parçası olarak migren belirtileri yaşamaları diğerlerine göre daha olası görünmektedir.

Bununla birlikte, alkol kendisi sorumlu tutulamaz.

İnsanlar genelde alkolden ziyade kırmızı şarabı bir migren tetikleyicisi olarak gösterirler.

Kanıt, özellikle kırmızı şarapta bulunan, histamin, sülfitler veya flavonoidler gibi bileşiklerin baş ağrısını tetikleyebileceği fikrini desteklediği düşünülmektedir.

Buna ispat olarak, bir çalışma, votka değil, kırmızı şarap içmenin baş ağrısı yarattığını tespit etti.

Bununla birlikte, bunun tam nedeni hala bilinmiyor.

Ne olursa olsun, alkollü içeceklerin migren geçiren insanların yaklaşık % 10’unda migreni tetikleyebileceği tahmin edilmektedir.

Çoğu migren hastasının alkolden tamamen kaçmasına gerek yokken, duyarlı olanların tüketimlerini sınırlamaları gerekir.

Özet: Alkollü içecekler, en tanınmış migren tetikleyicilerinden biridir. Bununla birlikte, alkol migren geçiren herkes için bir problem değildir ve nedeni belirsizdir.

9. Soğuk Yiyecek ve İçecekler

Çoğu kişi soğuk veya donmuş gıdalar ve içeceklerin tetikleyebileceği “dondurucu” baş ağrılarını duymuştur.

Bununla birlikte, bu gıdalar ve içecekler de hassas insanlarda migreni provoke edebilir.

Bir çalışmada katılımcılardan, soğuktan kaynaklanan baş ağrılarını incelemek için dilleri ve ağızlarının çatıları arasında 90 saniye boyunca bir buz küpü tutmalarını istediler.

Bu testin, katılan 76 migren hastasının % 74’ünde baş ağrısı tetiklediğini buldular. Öte yandan, migren dışındaki baş ağrılarından mustarip olanların yalnızca % 32’sinde ağrıyı tetikledi.

Bir başka araştırmada, bir önceki yılda migren geçiren kadınların, buz gibi su içtikten sonra baş ağrısı gelişme olasılıklarının, hiç migren geçirmeyen kadınların durumana göre iki kat daha fazla olduğu bulundu.

Bu nedenle, baş ağrılılarının soğuk yiyecekler tarafından tetiklendiğini fark eden migren hastaları buz gibi soğuk veya donmuş gıdalardan ve içeceklerden, donmuş yoğurt , dondurma veya bulamaçlardan kaçınmak isteyebilir .

Özet: Migrene mustarip insanlar ortalama soğuktan etkilenebildiğini söyleyebiliriz. Bu nedenle, çok soğuk gıdalar ve içeceklerden kaçınmak iyi bir fikir olabilir.